X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Yeşilin her tonu: Ayder
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Yeşilin her tonu: Ayder

  • Giriş Tarihi: 30.4.2014

Deniz tatili sevmeyenlerdenseniz Rize'nin Çamlıhemşin ilçesine bağlı Ayder yaylasına gidebilirsiniz. Doğa yürüyüşleri yapıp uşaklarla horon tepebilir, muhteşem Karadeniz yemekleriyle kilo alabilirsiniz

Güneş, kum, deniz... Bu kelimeler kimileri için muhteşem bir tatili ifade etse de kimileri için aynı şey söz konusu olmuyor. O halde kazağınızı, montunuzu alın Ayder'e gidiyoruz... Hayatınızda hiç yayla tatili yapmadıysanız hayal gücünüzü zorlamanız gerekecek. Kendinizi muhteşem bir doğa resminin içinde bulacaksınız. Her taraf yemyeşil... Asırlık ağaçların arasında dolanırken güneş sizi ısıtmaya yetse de asla kavurmuyor. Hatta serin esen rüzgar yüzünden mont taşımak şart oluyor. Neşeli insanlar, ara ara kulağınıza çalınan kemençe sesleri ve kuymağından pazı dolmasına, mısır ekmeğinden hamsi tavasına lezzetli Karadeniz yemekleri... Rafting'i, kaplıcaları, doğa yürüyüşü de cabası... Dans isterseniz de buyrun horon keyfine... Turistler çoktan keşfetmiş Ayder'i. İsviçre'den Londra'dan gelmiş, Ayder'in altını üstüne getiriyorlar. Herkesin elinde bir fotoğraf makinesi... İnsan yaylaya çıkınca nefes aldığını hissediyor.

NASIL GİDİLİR, NEREDE KALINIR?
Ayder'e gitmek için Trabzon'a uçmanız gerekiyor. Havalimanından yayla karayoluyla yaklaşık üç saat sürüyor. Dilerseniz otomobil kiralayabilirsiniz. Ya da şehir merkezine gidip Ayder yaylasına tur düzenleyen firmalardan birine dahil olabilirsiniz. Konaklamak için onlarca farklı otel ve pansiyon seçeneğiniz var. Dilerseniz üniversite gençleri gibi çadırınızla gidip kamp da kurabilirsiniz. Ama bu sefer de battaniye götürmenizi tavsiye ederim. Zira akşamları ayaz oluyor... Fırtına Deresi'nin yanında konumlanmış olan Haşimoğlu Otel muhteşem manzaraya sahip bir tesis. Hemen karşısındaysa kaplıca var. Sabah ayazında sıcak kaplıcaya girmek epey keyifli oluyor. Kaplıcada kadınlar ve erkekler için iki ayrı bölüm var. Dilerseniz aile banyosu ya da tek kişilik banyoları da mevcut. Ama kaplıca çok kuvvetli olduğu için 15 dakikadan fazla kalmamanız söyleniyor. Yine de havuz başının keyfini istediğiniz kadar çıkartabilirsiniz. Etrafta romatizma hastalığı, sinir sistemi ya da sindirim sistemi bozuklukları olan birçok kişi oluyor. "Şifa olsun diye geldik" diyorlar. Zaten kaplıcaya girmeden "Ayder'e gittik" demek olmaz. Ayder Koru Otel ve Ahşap Otel de konaklamak için tercih edebileceğiniz diğer seçenekler.

DOĞADA YÜRÜYÜŞ ve ADRENALİN ZAMANI
Doğa yürüyüşü kulağa sıkıcı gelebilir. Ama Ayder'de yeşilin her tonu var. Sırf bunu görmek için bile doğa yürüyüşlerine katılmaya değer. Doğa Sporları Kulübü her gün doğa yürüyüşleri düzenliyor. Rehber eşliğinde yürümek çok daha eğitici oluyor. Yol boyunca birçok mısırcı ve gözlemeci var. Kendini tutamıyor insan. Yürürken yemeğe devam ediyor... Bu arada Ayder'de hemen hemen bütün işletmelerin patronları kadın. Her yere kadın eli değdiği belli oluyor. Hem mis gibi hem de güvenli. Yaylaya geldiysek sadece doğa yürüyüşü yapıp, çiçek böcek fotoğrafı çekecek değiliz. Ayder'de adrenalinin de hası var. Ne mi? Rafting... Fırtına Deresi'nde kafanızda kask, elinizde kürek botun içinde kalmaya çalışmak hiç de kolay değil. Ama çok eğlenceli, bir o kadar da heyecan verici. Bota binip, suda ilerlemeye başlayana kadar korkuyorsunuz ama birkaç dakika içinde alışıyor ve keyfini çıkartıyorsunuz. Ayder'de horon tepenleri görünce kendinizi bir film setinde sanıyorsunuz. Tulum, kemençe sesleri yükseliyor ve birçok kişi horon tepiyor. Çekinmeyin, endişe etmeyin ve kendinizi müziğin ritmine verin derim. Zaten siz istemeseniz bile biri kolunuzdan çekip horon halkasına dahil ediyor.

DİKKAT KİLO ALABİLİRSİNİZ
Karadeniz'e gelen genelde kilo alıp gidiyor. Zaten yayla havası da insanı çok acıktırıyor. O yüzden yürüyüşten kaçınmayalım diyor ve lezzetli yemeklerini sıralıyoruz... Kahvaltı için en iyi adres Fırtına Deresi'nin etrafındaki mekanlar. Bir tarafta şırıl şırıl akan derenin sesi... Masada Rize çayı, halis tereyağı, mıhlama... Mısır ekmeği, gözlemesi, pazı dolması, kurufasulyesi, Laz böreği... Karadeniz'deyiz, yemekler zaten iddialı. Ama bir de Anzer balı var ki sırf bunu almak için bile bölgeye gelenler oluyor.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.