X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Sakin şehir Halfeti
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Sakin şehir Halfeti

  • Giriş Tarihi: 4.6.2014

Şanlıurfa'nın tarihi ilçesi Halfeti sıcakkanlı halkı, güzel yemekleri ve sahip olduğu doğasıyla göreni büyülüyor. İlçede bulunduğunuz süre içinde kendinizi farklı hissediyor, huzurun tadına varıyorsunuz

Şanlıurfa'nın ilçelerinden biri olan Halfeti tarih ve huzur kokuyor. İlçe, Gaziantep-Şanlıurfa karayoluna 40 km uzunluğundaki asfalt bir yol ile bağlanıyor. Uçurumlu bir yoldan ulaşıyorsunuz bu tarihi ilçeye ve çıkmaz bir sokağı andırıyor. Fırat'ın kenarında eski ve yeni Halfeti olarak ikiye ayrılmakta. Eski Halfeti baraj suları altında kalmaktan kurtulmuş. Ama Halfeti ilçesinin arazisinin büyük çoğunluğu Birecik Barajı'nın suları altında kalınca, yeni yerleşim alanı olarak Karaotlak bölgesi tesbit edilip ilçe yeniden inşa edilmiş ve konutlar sahiplerine teslim edilmiş. Halfeti gerçek anlamda büyüleyici bir yerleşim. Rum ve Arap mimarisi karışımı şirin evler, dağların içinde mağaralar, mağaralarda yapılmış pencere gibi küçük oyuklar... İnsana inanılmaz geliyor. "O zamanlarda nasıl yapmışlar?" diye düşünüp hayranlıkla bakıyorsunuz çevrenize. İlçeye girer girmez otobüsümüzü park edip sahilde bizi bekleyen tekneye doğru yürümeye başlıyoruz. Harekete geçince fark ettik ki mayıs ayı olmasına rağmen bunaltıcı bir sıcak var. Bir yandan sıcakla cebelleşirken, gördüğümüz manzara güzelliğiyle sersemletiyor, şaşırtıyor bizi. O andan itibaren ne sıcak hissediyoruz, ne de başka bir şey, sadece hayran hayran bakıyoruz etrafa. Sanki Şanlıurfa'nın bir ilçesinde değil de Ege'de bir sahil kasabasındaydık. Turistik eşya satan tezgahlar, balık restoranları ve tabii ki kebapçılar içindeyiz. Yöre halkı çok sıcakkanlı, güleryüzlü ve konuksever. Kadınlar çalışkan, el yapımı ürünlerini tezgahlarda sergiliyorlar. Touristica Tur rehberi Ömer Bey aslen Urfalı. biz sağa sola dağıldıkça, "Acelemiz var" diyor. Çünkü zaman ilerledikçe inanılmaz bir kalabalık oluşuyormuş bu bölgede. Zorla kendimizi koparıyoruz bu ortamdan ve teknemize biniyoruz. Tekneye bindiğimizde hemen burun kısmına oturdum. İki dağın arasında kalmış bu mükemmel güzelliği seyretmek çok keyifliydi. Fırat'ın sularında tekne süzülerek ilerliyordu. Etraf o kadar sessizdi ki bu büyüyü bozmamak için müzik istemedik. Sessizlik ve doğanın güzelliği gerçekten insanı büyülüyor. Cittaslow Uluslararası Koordinasyon Komitesi tarafından geçen yıl, 'sakin şehir' ağına dahil edilmiş Halfeti. Kendinizi gerçekten çok farklı hissediyorsunuz, baraj ile birlikte ilçenin büyüsü artmış sanki. Sular altında kalan caminin sadece minaresini görüyorsunuz. İlerledikçe bir beyazlık fark ediyorsunuz daha doğrusu rehberimiz bizi uyardı bakmamız için. Burası da okulun çatısıymış. Fırat'ın suyu çekildiği zaman daha net görünüyormuş. Biz doyamadık bu büyülü coğrafyaya... Tarih, huzur, doğa ve güzel yemekleri ve sıcakkanlı halkıyla kaldı Halfeti aklımızda...

35 KÖYÜ VAR
M.Ö. 855 yılında Asur Kralı III.Salmanassar tarafından zapt edildiği zaman Şitamrat adını taşıyormuş Halfeti. Yunanlılar Urima demiş. Süryaniler ise Kal adını kullanmışlar. Şehir daha sonra Arapların, Bizanslıların eline geçmiş. 1280 yılında Memluk ordusu tarafından kuşatılmış, sonuç alınamayınca şehirdeki Hıristiyan mahalleleri beş gün süreyle yağmalanmış. Ve son kez Memlukler tarafından tamir edilen şehre Kal'al-ül Müslimin adı verilmiş. Yavuz Sultan Selim zamanında da Osmanlılara geçmiş. İlçenin il merkezine uzaklığı 120 km.Yukarı Göklü adlı bir kasabası, 35 köyü ve 34 mezrası var.

SİYAH GÜL MEMLEKETİ
Kentin simgesi olan siyah gül ilkbahar ve sonbaharda açıyormuş. Koyu kırmızı renkli, katmerli olan bu gül ilgi kaynağı. Çiçeklerin en yaşlısı ve en nadir bulunanlarındanmış. Bu çiçeğin renginden başka diğer bir özelliği de sadece Halfeti'de yetişiyor olması. Siyah gül fidanını başka topraklara götürürseniz rengi değişiyor ve kırmızıya dönüyormuş yani siyah rengi Halfeti'ye özel. Hatta şu anda izlenen bir dizi adını buradan almış.

NE YENİR?
Halfeti'de tatmanız gereken lezzetler var. Özel baharat sosları ile dinlendirilen yöreye özgü kebap çeşitleri, çiğköftenin yanı sıra yöresel yemekler iştah kabartıyor. Ayrıca sahilde balık restoranları var. Fırat'tan çıkan 15-20 kiloluk Şabut balığı da özel pişirme teknikleri ile gelenlere sunuluyor.


kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.