X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Çıralı'nın bekçileriyiz
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Çıralı'nın bekçileriyiz

  • Giriş Tarihi: 17.9.2014

Güneyinde Olimpos antik kenti kuzeyinde Yanartaş... Antalya'ya bağlı olan Çıralı doğal dokusu, tarihi yapısı ve kumsalıyla yerli ve yabancı turistin ilgisini çekiyor. Bu eşsiz doğa parçasını Çıralılı Mikail Yörükoğlu anlattı

Antalya Kemer'e bağlı Çıralı, tatilini sakin bir ortamda çiçek kokuları, ve portakal ağaçları arasında geçirmek isteyenlerin favori adreslerinden, Sabah kuş sesiyle uyanıp gece deniz sesiyle uyumak isteyenlerin vazgeçilmezi. Bölge güneşi, denizi ve doğal güzelliklerinin yanı sıra tarihi zenginlikleriyle de ilgi çekiyor. Güney ucunda Olimpos antik kenti, kuzeybatısında Yanartaş (Chimera) bulunmakta. Bölgede bulunan yaklaşık 200 işletme Çıralı'nın yapısını koruyarak mayıs ve eylül ayları arasında yaklaşık 500 bin turiste en iyi hizmeti sunmak için çalışıyor. 3.2 km uzunluğunda, 100 metre genişliğinde bir sahile sahip olan Çıralı Akdeniz'in en temiz yerlerinden biri. Genel olarak ince taneli, yüksek kaliteli kum yapısına sahip olan kumsalı gerçekten çok güzel. Güney ucunda antik Olimpos kentinin içinden geçerek gelen dere denizle birleşiyor. Çıralı'nın tarihi ve doğal zenginliği, yasal statüler geliştirilerek koruma altına alınmış durumda. Dünyada nesli tükenmeye başlamış kuşların birçoğunu bir arada görmek size ayrı bir zevk veriyor. Nesli tehlike altında olan deniz kaplumbağalarının (Caretta caretta) üreme alanlarından birisi de Çıralı sahilleri. Çıralı'yı doğma büyüme buralı olan, yaşamını Çıralı'nın tarihi dokusunu ve canlılarını korumaya adayan Mikail Yörükoğlu'ndan dinleyelim.

- Çıralı size ne ifade ediyor?
- Çıralı, benim ve burada yaşayan 2 bin köylü için her gün doğan güneşin batışı gibi. Bizi bu doğa harikasına öylesine sevdalıyız ki, biz onsuz Çıralı da bizsiz olamaz. Çünkü biz buranın dilini ve sevdasını çözdük. Eğer burada yaşayan köylüler yok olup giderse, emin olun bu güzelim yer de yok olup gider. Biz buranın bir anlamda bekçileriyiz.

- Bekçileriyiz derken neler yaptığınızı anlatır mısınız?
- Şöyle anlatayım; bizim savaşımız doğanın ve burada yaşayan canlıların devamlılığını sağlamak için. Bu bölge çok çeşitli bitki örtüsüne sahip. Bu döngüyü ve dengeyi sağlıyor. Burada yapılaşma çok tehlikeli. Çünkü bir binanın lüks olarak yapılması ya da otel inşa edilmesi doğaya zarar veriyor. Emin olun bu sokakların aydınlık bile olmaması lazım. Neden mi? Kaplumbağalar bildiğiniz üzere rotalarını yıldız ve ay ışıklarından alır ve hep aynı yere yumurta bırakır. Eğer sokaklar aydınlık olursa yollara doğru çıkıyor ve yumurtalarını bırakamıyorlar. Hatta ölümle burun buruna geliyorlar. Kumsalımıza hiç bir şekilde dokunulmaması lazım.

KAPLUMBAĞALARI SAYAN AMCALAR
- Yanartaş'tan da bahseder misiniz?
- Bizim sönmeyen ateşimizdir. Denize yakın manzaralı bir konumdadır. Turistlerin çok ilgisini çekiyor. Geceleri ise muhteşem bir manzara oluşturur. Yanan ateş doğalgaz kaynağı. Geceleri turistler giderlerken yanlarına sucuk ve şarap alırlar ve oradaki ateşin ışığında güzel ve keyifli bir gece geçirirler. Sonuçta tarihi ve turistik yer. Eski Yunan mitolojisinde de geçer. Bellerophontes'in zaferini kutlamak amacıyla Olimpos'ta bir yarış düzenlenir. Atletler Chimera kutsal ateşiyle meşalelerini tutuşturarak Olimpos kentine koşarlar. Böylece, Olimpiyat Oyunları'nın Anadolu'daki ilk örneği gerçekleşmiş olur.

- Bölgedeki kuruluşlar deniz kaplumbağaları için destek veriyor mu?
- Olimpos çok eski 6-7 bin yıllık bir şehir ama hâlâ tam olarak ziyarete açılamıyor. Çünkü şehri orman sarmış. Ağaçlardan ve sarmaşıklardan girilmiyor. Bu ağaçlar yaşlı ve artık kurumuş. O güzelim tarihi binalar ağaçların saldırısına uğramış sanki. Öylece duruyor. Kimbilir ne kadar tarihi eser kaçırılmıştır. Devletimizden buraya ilgi ve alaka bekliyoruz. Deniz kaplumbağaları için müzelerin az da olsa desteği oldu, seminer ve konferanslar verdiler. İlk başlarda üniversitelerden çeşitli destekler de aldık ama kısa sürdü. Sonra yalnız kaldık. Aslında Çıralı'yı ayakta tutan iki kişi var: Bayram Amca ve Mustafa Amca. Deniz kaplumbağalarına kendilerini adamışlar. İşlerini bırakıp kaplumbağalarla ilgilenir, yuvalarını koruma altına alır, çıkan yavruları sayarlar... Hâlâ gönüllü olarak devam ediyorlar. Aslında ne kadar büyük bir iş yaptıklarını yeni yeni anlıyoruz. Çünkü Çıralı'yı dünyaya tanıtan kaplumbağalar oldu.

- Burada işletmecisiniz. Hangi ülkelerden daha çok turist geliyor?
- Fransa başta olmak üzere Rusya, Almanya, İngiltere ve Hollanda'dan...

- Dil biliyor musunuz?
- Çok ilginç bir şey söyleyeceğim size. Burada tek dil bilen benim (İngilizce) diğerleri üç dil biliyor. Yani köylümüz AB'ye girmiş bile. Gelen turistlerle bir aile gibiyiz. Hatta çocuklarımız yurtdışında eğitimleri için buraya gelen turistlerden destek alıyor.

- Tarım yapabiliyor musunuz?
- Portakal, limon, nar ve zeytin ağaçlarımız var. Ayrıca son yıllarda arıcılıkta yani bal üretiminde de iyi durumdayız. Balımız çok beğeniliyor. Çünkü bitki örtüsü zengin.

Tamer ARSLAN

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.