X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Ortaçağ'dan günümüze Siena
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Ortaçağ'dan günümüze Siena

  • Giriş Tarihi: 14.1.2015
Ortaçağ'dan günümüze Siena

El değmemiş bir Ortaçağ kenti olan Siena, İtalya'nın kuzeyinde, Toskana bölgesinde yer alıyor. UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'ndeki şehir, sokaklarına adımınızı attığınız andan itibaren sizi büyülüyor

SIena, Floransa'ya 70 km uzaklıkta bulunuyor. Şehrin 9 km yakınındaki havalimanı uluslararası uçuşlara kapalı olduğu için buraya direkt uçuş yok. Floransa'ya uçtuktan sonra tren ve otobüsle yaklaşık bir saat süren yolculuğun ardından şehre ulaşabiliyorsunuz. Şehrin içine araba giremiyor, bu nedenle tren hem daha mantıklı hem de daha ekonomik bir tercih olacaktır. Şehrin tarihi kısmının en dışı kale duvarlarıyla çevrili. Sokakları ise daracık. Güvenlik nedeniyle dar inşa edilen sokakların çıktığı meydanların büyüklüğü ise insanı hayrete düşürüyor. Siena denince akla İtalya'nın en güzel meydanlarından biri olan Piazza del Campo geliyor. Bu meydan yarım daire şeklinde ve aynı pizza dilimi gibi dokuz ayrı bölüme ayrılmış. Bu dokuz parçanın her biri o dönemdeki idari birlikleri temsil etmekte. Bu meydandaki en ihtişamlı yapıların başında ise Palazzo Pubblico (Belediye Sarayı) gelmekte. 1284 yılında inşasına başlanan saray hemen üzerinde bulunan Mangia Kulesi ile başlı başına bir sanat harikası. 102 metrelik uzunluğu, 500 basamağı ve 900 yıllık geçmişi ile kule bu zorluğu aşıp zirveye çıkan ziyaretçilerine eşsiz bir şehir manzarası sunuyor. İtalya'nın en büyük katedrallerinden biri olan Siena Duomo gotik mimarinin en güzel örneklerinden biri. Bu katedralde siyah ve beyaz mermerden Donatello, Bernini ve Michelangelo'nun heykellerini, işlemelerini, süslü zemin ve fresklerini görmek mümkün. Siena hakkında bir yazı yazıp Romus ve Romulus kardeşler efsanesinden bahsetmemek olmaz. Efsaneye göre Romus ve Romulus kardeşler ormanda kurtlar tarafından emzirilip büyütülmüş ve yıllar sonra Roma şehrini kurmuşlar. Roma'nın kurulacağı yer olarak da dişi kurdun onları emzirdikleri yeri seçtiklerine inanılır. Ancak kentin inşası sırasında anlaşmazlığa düşen iki kardeşten Romulus, Romus'u öldürmüş ve şehri tek başına tamamlamış. Ve inşası tamamlanan kente kendi adından esinlenerek Roma adını vermiş. Efsaneye göree Romulus şiddetli bir fırtına sırasında yok olup göğe yükselerek tanrıya dönüşmüş. Bu efsanenin etkilerinin görüldüğü Siena'da şehrin dört bir yanı dişi kurtlar tarafından emzirilen Romus ve Romulus heykelleriyle süslü. Şehrin simgelerinde Fonte Gaia çeşmesi dişi kurtların ağızlarından akıtılan sularla dolmakta.

17 AYRI BÖLÜMDEN OLUŞUYOR
Şehir Condrada denilen 17 farklı bölüme ayrılmış. Bu bölümlerin her biri kendine ait hayvan ve renklerle temsil edilmekte. Şehirde dolaşırken bu bölümlerden hangisinde olduğunuzu duvar, kapı ya da kapı zillerinde resmedilen hayvan figürlerinden anlayabilirsiniz. Başta Floransa olmak üzere Siena, Toskana bölgesindeki bütün şehirlerle rekabet halinde demek yanlış olmaz. Bu nedenle tarihte Floransa'ya karşı kazanılmış bir zafer olan Montaperti Savaşı, Sienalıların çok önemsediği iki olaydan biri. Diğeri ise Palio adıyla bilinen geleneksel at yarışları. Bu at yarışları senenin iki günü yalnızca 90 saniye sürmesine rağmen tüm turistlerin ve şehir sakinlerinin dört gözle beklediği yılın en önemli etkinliği. Yarış şehrin sokaklarında seyircilerin arasından geçilerek yapılıyor. Biniciler atlarına eyersiz olarak biniyor ve hem kendilerini hem de atlarını bölgelerini temsil eden renklerle donatıyor. Yarıştan üç gün önce geçitler ve törenlerle başlayan etkinlik, yarışın kazanan bölgesinin temsilcisine takdim edilen ipek bölge bayrağıyla son buluyor. Üç günün sonunda Palio etkinliği bitse de kazanan bölgedeki kutlamalar haftalarca sürüyor. Öncesinde Siena meydanlarında ölüm dövüşleri, çoklu boks maçları ve boğa güreşleri yapıldığı düşünülürse izleyiciler arasında son sürat koşan atlar bu etkinlikler arasında en güveniliri.

TATLILARA ÖZEL İLGİ

Genel olarak bilinen İtalyan lezzetlerine burada da ulaşmanız mümkün. İtalyan mutfağının en belirgin özelliği az ancak kaliteli malzemeyle üst kalitede lezzetler yaratmak. Ancak özel olarak buraya özgü lezzetler deneyimlemek isteyenler için badem ezmesinden yapılan Ricciarelli bisküvileri kahvenin yanında çok güzel gidiyor. Noto adlı özel tatlıda ise içeriğinde bulunan bal, badem ve karabiber yine bu şehre özgü olup damağınıza farklı bir deneyim yaşatacak. Bir başka geleneksel Siena tatlısı ise panforte olarak anılan 800 yıllık bir lezzet. Yapımında portakal kullanılan bu kek özellikle Noel zamanı şenliklerde pişirilir. Toskana'nın merkezinde olmasından dolayı Siena yemekleri et, sebze ve aromatik ot üçgeninde şekillenmekte. Siena'nın zeytinyağları bir diğer önemli yemek öğelerinden biridir. Hem kendiniz hem de sevdikleriniz için Türkiye'ye geri dönerken birer tane edinmelisiniz. "Nasıl taşıyacağım?" demeyin. Zaten her boyda şişe bulmak mümkün. Taze ekmek, zeytinyağı ve zeytin ezmesini birleştirip yedikten sonra eminim bana teşekkür edeceksiniz.

LEZZET VE SANAT BİR ARADA
Siena'da etkinlik bulmakta hiç sıkılmayacaksınız. Özellikle lezzet düşkünü biriyseniz şehir peşinden koşabileceğiniz yüzlerce farklı şarap mahzenine ev sahipliği yapmakta. Ufak atıştırmalıklar yerine hatırı sayılır bir lezzet deneyimi yaşamak isteyenler için ise Osteria le Logge güzel bir tercih olacaktır. Rezervasyonsuz gitmemenizi öneririm. Zira restoran özellikle öğle ve akşam yemeği saatlerinde fazlasıyla rağbet görmekte. Şehrin dar sokakları arasında konumlanan onlarca sanat galerisi de yine meraklılarını beklemekte. Siena Ortaçağ'ın sert koşullarını, günümüzde unutturmamak için ayakta kalmış bir kale gibi. Siena şehri olduğu kadar Siena halkı da başta veba salgını ve yıkıcı savaşlar olmak üzere birçok zorluktan kurtulup günümüze kadar varlıklarını sürdürmüşler. Ve şehir size her sokağıyla yaşanan sıkıntıları anlatır. Duvarlar tüm azametiyle size mücadele etmenin ve umudun erdemini yaşatır. Bu umudu içinizde hissettiğinizde bu şehir de size vermesi gerekeni vermiş demektir.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.