X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Rüya şehir Cannes
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Rüya şehir Cannes

  • Giriş Tarihi: 18.2.2015
Rüya şehir Cannes
Rüya şehir Cannes

Cannes 1946 yılından beri yapılan prestijli film festivaliyle bilinir. Nüfusu ağırlıklı olarak keyifli bir emeklilik geçirmek isteyenlerden oluşan Cannes plajları, casinoları ve iç içe geçmiş tarihi ve modern yapısıyla dikkat çekiyor

Kültür ve sanat dünyasının en prestijli ödüllerinden biri olarak gösterilen Cannes Film Festivali'yle sürekli adını duyduğumuz Cannes şehrine gitmek için yola çıktığımızda nasıl bir hayalle karşılaşacağımızı merakla bekliyordum. İstanbul'dan THY ile yaklaşık üç saatlik yolculukla Nice kenti havaalanına ulaşılıyor. Kış aylarında yoğun seyahat olmadığı için saat 10:45'te tek bir sefer yapılıyor. Uçağımızda da boş koltuk sayısı beklediğimden fazlaydı. Soğuk ve yağmurlu bir kış günü İstanbul'dan ayrılırken boş koltukları görünce çok cezpedici bir şehre gitmeyeceğimize dair burukluk içimi kapladı. Yol arkadaşlarımın keyifli sohbetleri ve yeni bir yere gitmenin merakı Fransız Riviera'sının gözbebeği Nice, Cannes kıyılarını görmeye başlamamla birlikte yerini heyecana bıraktı. Denizin hemen kıyısındaki Nice Havaalanı'na indikten sonra Fransa'nın seçkincilik ve Akdeniz karışımı atmosferi, güneşli ve mavi bir gökyüzüyle birlikte bizi karşıladı. Nice kentinden bindiğimiz otobüs, bizi şehrin içerisinden geçerek çevre yolundan Cannes'e doğru götürmek için yola çıktı. Uzun sahil şeridi boyunca sıralanan tepelerin yamacına kurulan Nice kentinin tarih ve modern binaların iç içe geçtiği sokaklarından geçerek otoyola doğru çıktık. Emekli, zengin ve keyifli yaşam sürmek için yerleşenlerin çoğunlukta olduğu şehrin içerisinde sabah ve akşam saatlerinde trafik yoğun... Ortalama yarım saat süren bir mesafeyi bir-birbuçuk saat içerisinde gidebildiğiniz de oluyor. Bu nedenle tren yolculuğu daha makul. Ancak tren saatleri ve tren biletlerini almak için prosedürleri takip etmek gerekiyor.

FRANSA'NIN MASMAVİ KIYILARI

Asiller şehri olarak bilinen Nice kenti tabelalarda Cote d'Azur ismiyle birlikte anılıyor. Bölgeye Türkçede mavi kıyı anlamına gelen Cote d'Azur denmesinin sebebi, uçsuz bucaksız uzanan Akdeniz kıyılarının şehri bir mavi gerdan gibi süslemesi... Turistik değeri çok yüksek olan bölgede otel ve turizm faaliyetleri de çok eskilere dayanıyor. Akdeniz köyü olarak kurulduğu günden beri yabancıların istila ve saldırılarına maruz kalan şehir, güvenlik amacıyla sırtlara kurulmuş. Yemyeşil ağaçlar içerisinde iki-üç katlı evler yamaçta sıralanırken, sahil kenarında daha yüksek katlı turistik tesisler yer alıyor.

ARKA SOKAKLAR DAHA UCUZ

Cannes şehrine yukarı kısımdan giriş yaptıktan sonra, dar sokaklardan ağır ağır ilerleyerek otelimize doğru yaklaştık. Tarihi taşlarla süslenmiş yollar ve dükkânların arasından geçerken Fransa'nın en gözde şehrine geldiğimizi hissediyoruz. Uzun bir koyun içerisinde kurulan Cannes'in sokaklarında gezmek için sabırsızlanıyoruz. Kentin en eski oteli 1871 yılında yapılan Splendid Hotel'e yerleştik. 19. yy'da bölgeden geçen İngiliz Lordu'nun trenden inerek keşfettiği şehri, Avrupalı zenginler de yerleşim için seçmeye başlamasıyla gözde yaşam yeri olmuş... Tarihi dokuyu müze gibi korumak yerine yaşam alanı olarak faaliyete açmışlar... Merkezdeki her yere yürüyerek ulaşılabiliyor. En seçkin marka ve ürünlerin satıldığı sahil kısmındaki caddede uzun yürüyüşler yapmak çok keyifli... Ara sokaklarda pahalı dükkanların yanı sıra, ucuz ürünlerin satıldığı mağazalar da bulunabiliyor. Kahve veya çay içmek isterseniz, tercih ettiğiniz yere göre farklı fiyatlarla kaşılaşabiliyorsunuz. Sahildeki kafelerde 7-8 euro olan kahvenin fiyatı 100 metre arkadaki sokakta 4-5 euro'ya gerileyebiliyor.

ENFES AKDENİZ MUTFAĞININ

Kahvaltı ve yemek menülerinde Akdeniz mutfağının izleri hakim olduğu için çok sıkıntı çekilmiyor. Yazları 25-35 derece arasındaki sıcaklık kış aylarında 10-14 derece dolaylarında seyrediyor. Bu nedenle şubat ayında çok rahat gezilebiliyor. Cannes şehrinin en güzel yanlarından biri de Akdeniz ikliminin bol oksijenli havası eşliğinde yokuş olmayan tarihi sokakların arasında dolaşmak... Kentin ilk kurulduğu bölge olan Tarihi Kale'ye doğru yürürken, Fransız kültürünün simgesi olan çiçeklerle süslenmiş pencere ve balkonlu apartmanların arasından geçiyorsunuz. Tarihi taşlarla süslenen sokaklardan kaleye çıktığınızda şehri tepeden seyredebilirsiniz. Denizin üzerinde batan güneşle birlikte Cannes'ın büyülü güzelliğini izleyebilirsiniz. Taş merdivenli sokaklardan aşağıya doğru yürürken, hediyelik eşya almak veya bir şeyler içmek isterseniz güzel yerler bulabilirsiniz.

KIRMIZI HALININ EŞSİZ ÇEKİCİLİĞİ

Dünya starlarının kırmızı halıda göz kamaştıran kıyafetlerle geçiş yaptığı ve dünya basının flaşlarının patladığı film festivali Cannes şehrinin en önemli simgesi... 1930'lu yıllarda Venedik Film Festivali'ne rakip olarak başlatılması düşünülen ancak savaş nedeniyle 1946 yılında ilk kez düzenlenen Cannes Film Festivali, günümüzün en prestijli sinema ödüllerinden biri olarak biliniyor. Kenti süsleyen palmiye ağaçları nedeniyle Altın Palmiye olarak adlandırılan ödül, 1982 yılında Yılmaz Güney'in ödül alması nedeniyle Türkiye'nin de gündemine girdi. 32 yıl sonra Kış Uykusu filmiyle ödülü kazanan Nuri Bilge Ceylan, Türk sinemasının adını altın harflerle yeniden yazdırdı. Film töreninin yapıldığı bina ödül törenleri için kültür sarayı olarak inşa edilmiş. 24 basamaklı merdivenin kırmızı renkli halısında yürüyeyerek salona giden sanatçıların en büyük hayali, ödül töreni için isimlerinin okunması... Turizm ve tatil şehri Cannes'da vakit geçirmek için çok sayıda casino yer alıyor. Palm Beach'e yakın bölgelerde kurulan casinolarda şansını denemek isteyen çok fazla turist oluyor. Casinoların çekici dünyasına kapılan kişilerin gitmeden önce sadece harcamak istedikleri kadar parayı yanlarına almalarında fayda var.

EMEKLİ CENNETİ
Emekli ve yaşlı nüfusun tercih ettiği Cannes'da hayat yaşlıların gezip dolaşmalarını kolaylaştırmak üzere kurulmuş. Sahilde mavi sandalyeler oturup etrafı seyredebilmeniz için belediye tarafından konulmuş... Kum serilerek düzenlenmiş parklarda koca bilyelerle oyun oynayan 60 hatta 70 yaş üstü ihtiyarları görürseniz şaşırmayın. Fransızlar, Petanque adını verdikleri oyunu yaygın olarak oynuyor. Çocuklar gibi ellerinde koca bilyelerle oynayan ihtiyarlar kazanmanın keyfini de doyasıya yaşıyor.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.