Akdeniz rüyası Sardunya

Giriş Tarihi: 2.8.2015
Akdeniz rüyası Sardunya

Akdeniz'in en büyük ikinci adası Sardunya, dünya sosyetesinin tercih ettiği rotaların başında geliyor. Güzel, bozulmamış plajlarıyla yılın altı ayı deniz tatili sunan bu güzel adanın Olbia-Tempio, Castelsardo ve Costa Semeralda bölgelerindeki plajlarını gezdik

Yazıya başlamadan önce bir konuya açıklık getirelim; turkuvazın her tonunu cömertçe sunan adaya Sardinya diyen de var, Sardunya diyen de... Ben Sardunya'yı tercih ettim. Adı kulağa hoş gelen bir rotaydı Sardunya benim için... Şahane bir deniz vaadi dışında hakkında hiçbir bilgim olmayan bir yerdi. Bu yaz burada 12 gün geçirmeye karar verdiğimde, 'Nasıl bir yer bu Sardunya?' diye araştırmadan uçak biletlerini aldım. Seyahatimden neredeyse dört ay önce biletleri aldığım için karlı sayılabilirdim. Önce Roma, oradan aktarmayla Sardunya biletleri cepteydi... Peki nerede kalacaktık? Ekip geniş, üç aile, altı yetişkin, dört çocuk... Ada büyük, Akdeniz'in Sicilya'dan sonra en büyük adası... Tek bir yere gitsek diğerinin hatırı kalacak? Araştırmalarım sonucunda adanın en güzel denizinin Costa Semeralda ve Olbia-Tempio olarak geçen bölgelerinde yoğunlaştığını öğrendim. Bir girdiği denize bir daha girmek istemeyen büyük bir grup için otel doğru bir seçenek gibi gelmedi. Durum böyle olunca en güzel koyların tam ortasında bir villa kiraladık. Sardunya'da ev kiralama çok yaygın. İnsanlar bunun için özel mülkler yapıyor. Bizim kiraladığımız da beş oda, beş banyolu, otelde bulamayacağımız konfora sahip bir villaydı.

İLK DURAK CASTELSARDO
Sardunya'da evi bilmem ama araba kiralamak şart! Yoksa tek bir koya mahkum kalırsınız ki bu, güzelim Sardunya'ya haksızlık olur. Aracınız da tamamsa, Sardunya'ya doğru yola çıkalım, İlk durağımız Castelsardo denen bölgeydi. Üç gece kaldığımız Castelsardo, Sardunya'nın kuzeyinde ve kale içinde yer alan eski şehriyle ünlü. Positano'yu andıran bu küçük ama güzel bölge yeme-içme konularında iddialı. Baga Baga isimli otel, bölgenin en iyisi. Sahipleri ikiz... Ve gelen konuklarla son derece sıcak bir iletişimleri var. İlk gecemizde bize harika bir İtalyan sofrası kurdular. Yediğimiz pizza, risotto ve deniz ürünleri tabağını uzun süre unutmam mümkün değil. Castelsardo'da yeme-içme denince listede başı çeken bir diğer yer ise Rocca Restoran. Muhteşem gün batımı manzarası ve harika pizzaları kaçmaz. Castelsardo, Sardunya'nın en iyi plajlarından birine, Costa Paradiso'ya ulaşabilmek için ideal noktalardan biri. Costa Paradiso, Sardunya'nın saklı güzelliklerinden... Patika bir yoldan 700 metre yürüyerek ulaşılıyor buraya. Ama o yol bile başlı başına eşsiz bir manzara sunuyor. Patikanın ardından ulaştığınız koy, turkuvaz rengi harika bir deniz... Costa Paradiso'da şezlong kiralanabiliyor ama burada adet kendi şemsiyeni kuma saplayıp altına havluyu sermek. Tuvalet, kafe ya da duş yok. Birkaç şezlong kiralanabiliyor; iki şemsiye bir şezlong 25 euro. Gözünüz korkmasın... Lüks ve ihtişam yok ama böylesi güzel bir deniz ve manzara da yok bilesiniz. Bence doğaya biraz güvenin ve kendinizi Costa Paradiso'ya atın! Buraya sabah gitmekte fayda var. Yanınıza su ve sandviçlerinizi mutlaka alın. Günün yarısını burada geçirip, kayalardan suya dalmak ayrı keyif hatta kayaların üzerinde güneşlenebilirsiniz de. Ama tüm gün şezlonga alışmış bünyeyi biraz zorlayabilir. Buradan Isola Rossa Beach'e geçebilirsiniz. Kalabalık plajlarda, alt alta üst üste denize girmekten bıkanlardansanız burası tam size göre. Plaj bomboş. Denizden söz etmeme gerek bile yok, şahane, tertemiz, dalgasız, keyifli... Şezlong ve iki şemsiye 27 euro. Ya da havlunuzu serin, marketten alacağınız şemsiyenizi dikin ve denize girin. Tercih sizin! Badesi Beach bölgenin bir diğer ünlü plajı... Sakin, aileye uygun koca plajda, büfeden hallice bir tane tesis var, gün boyu harika deniz vaat eden bu plajda günü batırmanızı öneririm.

EN PAHALI EVLER, YATLAR

Gelelim Sardunya'nın doğusunda yer alan Golfo Aranci'ye... Burada villamıza yerleştikten sonra önümüze haritayı alıp tek tek plajları işaretlemeye başlıyoruz. Her biri birbirinden şahane görünen plajlar kadar, dünya sosyetesinin akın ettiği Porto Cervo da merakımızı cezbetmiyor değil! Dünyanın en pahalı yatları, evleri ve plajlarının göbeğindeyiz. Belki yan şezlongta Ronaldo ya da Paris Hilton'u görürüz diye umut ediyoruz. İlk durak Cala Sassari... Fino Beach en havalı yeri. Hemen şezlonglarımızı kiraladık. Burada şezlongun fiyatı denize yaklaştıkça artıyor. Sardunya'nın adetlerini öğreneceğiz yavaş yavaş... Deniz güzel, ortam şahane. Burası Castelsardo'ya göre daha kalabalık. Ama kalabalık insanı bunaltacak türden değil. Biz Ronaldo görürüz ümidiyle gezerken karşımıza NBA'in yıldızı, Fenerbahçe Basketbol Takımı'nın son transferi Datome çıktı. Kız arkadaşıyla yan şezlongumuzda güneşlenen Datome meğer Sardunyalıymış... Enteresan bir anı oldu bizim için... Sardunya'nın en güzel plajlarından biri de Golfo Aranic bölgesindeki Sos Aransoz. Deniz ve kumun yanı sıra, plajdaki küçük tesis keyifli vakit geçirmek için ideal...

TEKNE KİRALAYIN

Sardunya'da yapılmadan dönülmeyecek en önemli şey; tekne kiralamak. Maddelena Takım Adaları'nı ve Milli Parkı görmek için bunu yapmanız şart! Hoş adalara gitmek için her gün Palau limanından feribotlar var ama mesele adaya gitmek değil, mesele adanın en güzel koylarını görmek. Biz kalabalık bir grup olduğumuz için özel bir tekne kiraladık. 600 euro verdiğimiz günlük teknede harika bir öğle yemeği yedik ve şahane koylarda demirledik. Korsika'yı uzaktan görmemizi sağlayan bu yolculukta bizi en çok etkileyen koruma altına alınmış olan Budelli'deki Spiaggia Rosa oldu... Burada denize girmek yasak. Kumları pembeye yakın bir renkte ve bu güzelliğe uzaktan bakmakla yetinmelisiniz. Biraz ilerisinde gezi teknelerinin demirlediği harika koyda denize girmek bile Sardunya'ya aşık olmamıza yetti. Tekneyle takımadaları tek tek gezmek ayrı bir keyif. Leone Di Caprera'dan kiraladığımız tekneden ve hizmetlerinden çok memnun kaldık.

TAHİTİ DİYORLARDI, DOĞRUYMUŞ
Plajları gezmeye devam; Sardunya'nın Tahiti'si denilen bir plaj bu kez hedefimizde. Abartmışlar mı, gerçek mi bir bakalım istiyoruz. San Teodoro denen bölgedeyiz. Evet burası Tahiti! Hoş Tahiti'yi görmüşlüğüm yok ama bence burası Tahiti! Deniz turkuvazın en cam hali... Git git derinleşmiyor. Bu yüzden insanlar denizin ortasına yerleşmiş bir sohbet, bir muhabbet. Su hamam sıcaklığında. Haliyle çocuklar yedi saat kadar suda kalarak rekor kırdılar. Eee biz de bir dört saat kalmışızdır.

TÜM İHTİŞAMIYLA PORTO CERVO
Dünyanın dört bir yanından film yıldızları, futbol oyuncuları ve siyasetçilerin gözbebeği Porto Cervo'dayız. Sokakları, evleri ve deniziyle gördüğü ilgiyi sonuna kadar hak eden bir yer burası. Enterasan bir hikayesi de var; 1960'lı yıllarda Prens Kerim Ağa Han bölgeyi keşfediyor ve 1967 yılında Yacht Club Smeralda'yı kuruyor. Haliyle o günden itibaren yüksek sosyetenin en gözde tatil yerlerinden biri oluyor. Özellikle son yıllarda yelken tutkunlarının biraraya geldiği, mega yatların boy gösterdiği Porto Cervo, sokakta Ferrari görmenin sıradan olduğu, bir akşam yemeğine kişi başı 200 Euro'nun verildiği, şezlong kiralarının 300 Euro olduğu bir yer. Benim önerim, akşam gidip, yat limanında küçük bir tur atmanız yönünde. Gece canlı müzik yapan bir gruba da rastlamanız olası... İlla gündüz de plajlarında gezeceğim diyorsanız, prensin ismini taşıyan plaja gitmenizi öneririm.

ARKADAŞINA GÖNDER
Akdeniz rüyası Sardunya
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz