X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Gece ayrı parlıyor, gündüz ayrı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Gece ayrı parlıyor, gündüz ayrı

  • Giriş Tarihi: 23.8.2015
Gece ayrı parlıyor, gündüz ayrı
Gece ayrı parlıyor, gündüz ayrı

Orta Avrupa'nın en güzel şehirlerinden Budapeşte, tarih tutkunlarının mutlaka görmesi gereken yerlerin başında geliyor. Şehir, Tuna Nehri'nin eşsiz manzarası ile kendine hayran bırakıyor

İstanbul'dan iki saat süren uçak yolculuğuyla Budapeşte'ye ulaşıyorum. Havalimanından çıktığımda beni bunaltıcı bir sıcak karşılıyor, enerjim hemen düşüveriyor. Şehrin merkezine geldiğimde ise adına türküler yazılmış olan Tuna Nehri'ni görünce enerjim tekrar yerine geliyor. Etraf bunaltıcı sıcağa rağmen turist kaynıyor. Çoğunluk her yerde olduğu gibi burada da Japon turistler. Macar halkı çok güleryüzlü ve samimi bir millet. Rehberimiz halkın Türkleri çok sevdiğini söylüyor. Şehri gezerken de bazı sokak ve caddelere Türk isimleri verildiğini fark ediyorum. Macaristan'da para birimi olarak forint kullanılıyor. 300 forint, 1 euro'ya denk geliyor. Budapeşte, diğer Avrupa ülkelerine kıyasla pahalı bir şehir değil, fiyatlar Türkiye'yle neredeyse aynı. Budapeşte; Buda ve Peşte olmak üzere iki bölümden oluşuyor. Bu iki bölgenin ortasından ise Tuna Nehri geçiyor. Buda tarafı tepelik ve engebeli, Peşte kısmı ise düzlük. Buda tarafının tarihi ve turistik bazı bölümleri araç trafiğine kapatılmış. Peşte tarafında ise Kahramanlar Meydanı, Opera Binası, Parlamento Binası, kent parkı, kaplıcalar ve alışveriş merkezleri bulunuyor. Budapeşte'yi gezmeye Peşte bölümünden başlıyoruz. İlk durağımız Hösök Tere (Kahramanlar Meydanı). Şehrin en güzel yerlerinden Kahramanlar Meydanı, 1929 yılında tamamlanan 'Binyıl Anıtı' ve ortasındaki 'Baş Melek Cebrail' kolonu ile muhteşem görünüyor. Kahramanlar Meydanı turistlerin en fazla ilgi gösterdiği yerler arasında. Meydanın sol tarafında Güzel Sanatlar Müzesi, sağ tarafında Sanat Sarayı, arka kısmında ise kent parkı bulunuyor. Tuna Nehri'nin kenarında bulunan Parlamento Binası ise Budapeşte'nin göz bebeği. Şehrin her yerinden görülüyor. İçi ise muhteşem bir güzelliğe sahip. Parlamento Binası'nın bir kısmını ziyarete açık tutuyorlar. Binayı gezdiğinizde milletvekillerini görmeniz bile mümkün. Parlamentonun bu kadar özgür oluşu ve güzelliği karşında adeta büyüleniyorum. Szent Stephen Bazilikası ise 1851 yılında yapılmış. Kilisenin içinde Aziz Stephen'in mumyalanmış sağ eli bulunuyor. Girişi ücretli olan bazilikanın kubbesine çıkarak şehri farklı açılardan görme şansını yakalıyorsunuz.

TUNA NEHRİ GECE BİR BAŞKA GÜZEL


Tarih boyunca paylaşılamayan bir Avrupa şehri olan Budapeşte'nin gecesi de, gündüzü de ayrı güzellikte; 24 saat sıkılmadan geziliyor. Budapeşte, Tuna Nehri'nin de en güzel göründüğü kent olarak da biliniyor. Nehrin rengine baktığınızda biraz bulanık görüyorsunuz. Macar halkı, Tuna Nehri'nin sadece âşıklara mavi göründüğüne inanıyor. Nehri mavi görmek istiyorsanız, eşiniz ve sevgilinizle gitmenizi tavsiye ederim. Budapeşte'nin Buda tarafı ise daha tepelik, dik bir bölge. Aynı zamanda şehrin en pahalı tarafı. Macarlar'a göre Buda'da eviniz varsa zengin sayılıyorsunuz. Buda kısmında gezebileceğiniz en güzel yerler, Kraliyet Sarayı, Matthias Kilisesi ve Balıkçılar Burcu. 13. yy'da inşa edilmiş olan Matthias Kilisesi, Avrupa'nın en güzel kiliselerinden bir tanesi. 1541 yılında Osmanlıların şehri almasıyla camiye dönüştürülmüş. Daha sonra tekrar kiliseye çevrilmiş. Kral Matthias burada iki kere evlendiği için onun ismi verilmiş. Kilise muhteşem akustiği ile çeşitli düğün ve konserlere de ev sahipliği yapıyor. Balıkçılar Burcu ise Matthias Kilisesi'nin yanında bulunuyor. Balıkçılar Tabyası olarak da bilinen kale şehri en güzel manzaralarından birini sunuyor. UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'nde de yer alan Balıkçılar Burcu turistlerin akınına uğruyor. Gül Baba Türbesi ise, elinde tahta kılıcı, sarığında gül eksik olmayan Osmanlı dervişine ait. 1541 yılında Buda'nın fethi sırasında şehit düşmüş. Cenazesine Kanuni Sultan Süleyman da katılmış. Cenaze namazı o zamanlar camiye çevrilen Matthias Kilisesi'nde kılınmış. Gül Baba Türbesi Budapeşte'ye gelen turistlerin ziyaret ettikleri yerlerden bir tanesi. Gellert Tepesi ise yine manzarasıyla büyülüyor. Tepede bulunan özgürlük anıtı II. Dünya Savaşı'nda ölen Sovyet askerleri anısına yaptırılmış. Budapeşte'ye gitmişken Çigan Gecesi'ni deneyimlemeden olmaz. Macarların meşhur yemekleri, Çigan müziği ve dans gösterileri eşliğinde güzel bir gece geçirebilirsiniz. Tuna Nehri'nde mutlaka bir tekne turu da yapmalısınız. Özellikle gece turuna katılmanızı tavsiye ederim. Pırıl pırıl gece ışıkları altında Budapeşte bir başka güzel.

SZENTENDRE VE ESZTERGOM'A GİDİN

Budapeşte'ye gitmişken Szentendre kasabasını mutlaka görmelisiniz. Budapeşte'ye yarım saatlik uzaklıkta şirin bir kasaba. Yürüyerek rahatlıkla dolaşılabiliyor. Çok sayıda hediyelik eşya mağazası bulunan Szentendre de fiyatlar Budapeşte'ye göre daha uygun, turistler özelikle buraya alışveriş için geliyorlar. Kasabada ayrıca Marzipan (badem ezmesi) Müzesi bulunuyor. Renkli bir görünüme sahip olan müzede marzipandan yapılmış heykeller bulunuyor. Görmeniz gereken diğer bir yer ise Budapeşte'ye 40 dakikalık uzaklıkta bulunan Estergon Kalesi ve Eszttergom Bazilikası. Macaristan'ın eski başkenti ve dini merkezi Esztergom. Ülkenin en büyük kilisesi burada bulunuyor. Esztergom Bazilikası, Prens Geza tarafından yaptırılmış. Ancak Osmanlı döneminde camiye dönüştürülmüş. Macarlar'ın eline tekrar geçtiğinde ise yıkılarak bugünkü halini almış. Etrafında hediyelik eşya satan tezgahlar var. Kilisenin önünde duran, turistlerin hangi ülkeden olduğunu fark edince enstrümanıyla o ülkeye ait müzikler çalan yöresel kıyafetli sokak sanatçısı da oranın sembolü olmuş. Osmanlı tarihine meraklıysanız Budapeşte'ye yaklaşık dört saatlik uzaklıkta bulunan, 1526 yılında Kanuni Sultan Süleyman'ın Macar ordusunu iki saat gibi kısa bir sürede bozguna uğrattığı Mohaç Muharebesi'nin yapıldığı yeri görebilirsiniz. İçinde savaşta kullanılan malzemelerin, kıyafetlerin bulunduğu bir müze de var. Ayrıca savaşın anlatıldığı kısa bir film de ziyaretçilere seyrettiriliyor.

NE ALINIR?
Şehirde alışveriş yapılacak en önemli merkezler Andrassy ve Vaci Utca Caddesi. Dünyaca ünlü markaların bulunduğu mağazalar bu bölgede yer alıyor. Fiyatlar ülkemizdeki ile hemen hemen aynı. Budapeşte'den ayrıca dünyaca meşhur el yapımı Herend markalı porselen alabilirsiniz. Hatırlatmak isterim; bu porselenlerin fiyatları el yakıyor, en ucuz porselen 100 euro'dan başlıyor. Hediyelik eşya olarak ise sevdiklerinize el yapımı tahta işleri, porselen bebekler, danteller ve kırmızı biber alabilirsiniz.

NE YENİR?
Macarlar'ın dünyaca meşhur yemeği gulaş, patates ve kuşbaşı etten yapılan bir tür çorba. Gulaş Budapeşte'te en çok tüketilen yemekler arasında geliyor. Zaten Macar halkı et yemeklerini çok seviyor. Özellikle ördek eti, geyik eti, kaz ciğeri çok fazla tüketiliyor.

NASIL GİDİLİR?
Macaristan'ın başkenti Budapeşte'ye Türk Hava Yolları'nın, haftanın yedi günü direkt uçuşları bulunuyor.

NE ZAMAN GİDİLİR?
Budapeşte'yi gezmeniz için en güzel mevsim ilkbahar ve sonbahar ayları. Şehirde kış çok soğuk ve sert geçiyor. Yazın ise Avrupa'nın en fazla güneş alan şehri olduğundan çok fazla sıcak oluyor.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.