X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER At, ahlat ve kızılcık
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

At, ahlat ve kızılcık

  • Giriş Tarihi: 6.9.2015
At, ahlat ve kızılcık
At, ahlat ve kızılcık

Yemyeşil doğası, 7 bin yıllık tarihi ve zengin mutfağıyla keşfedilmeyi bekleyen bir vaha Kastamonu. Özellikle Daday bölgesinde toplanan çiftlik konseptli tesislerde doğayla iç içe zaman geçirip, atlı sporlar yapıp, lezzetli bölge mutfağının tadına bakabilirsiniz

Kimi "Kızılcık" diye bağırıyor kimi "Elma", kimi de canhıraş soruyor "Ahlat var mı ahlat?" bir grup yetişkin çil yavrusu gibi oradan oraya koşuyor... Amaç en kızıl kızılcığa, en tatlı elmaya ulaşmak... Bir süre sonra sakinleşiyor grup, panik olmaya mahal yok, doğa çok cömert, hepimize ve daha nicelerine yetecek kadar kızılcık, elma, ahlat var civarda, topla topla bitmez... Bölgenin kızılcığı ve ahlatı meşhur... Kastamonu Daday'da Ballıdağ eteklerindeyiz, büyük şehir yorgunlarından oluşan grup sürekli birbirine "Cennet gibi burası, yine geliriz değil mi?" diye soruyor, yanıtlar hep olumlu, yüzler gerçek anlamda gülüyor. En şefkatli gülümseme bizi misafir eden İksir Hanım'ın yüzündeki... Belli anlıyor bizi, o da bizim geçtiğimiz yollardan geçmiş, yıllarca matematik öğretmenliği yapmış, emekli olduktan sonra hayatını değiştirmiş. Yanlış anlaşılmasın hâlâ çalışıyor İksir Hanım, hem de çok. Daday'da bulunan 1926 yılında inşa edilen bir konağı alıp restore ettiren ve İksir Resort Town'ı kuran İksir Hanım şimdi 60 odalı, 60 bin metrekare alan üzerine kurulu bir tesisi ailesiyle birlikte işletiyor. Civarda çok sayıda tesis var. Bu tesisler genellikle çiftlik konseptiyle çalışıyor. At ve atlı sporlar Kastamonu'da özellikle Daday'da çok seviliyor. Çiftlik konseptli tesislerin hemen hemen tamamında at binmek, ders almak mümkün.

HASAT ZAMANI

Bizim Kastamonu'da bulunma sebebimiz ise Daday Belediyesi ile İksir Sema Aydın'ın birlikte düzenlediği Hasat Şenliği. Amaç bölgeyi tanıtmak, daha çok insanı misafir etmek. Mevsim itibariyle kışa hazırlık çalışmaları büyük bir hızla sürüyor, bizler de katılıyoruz bu çalışmaların bazılarına... Kızılcık topluyoruz, turşu yapıyoruz, çalışırken çocuklar gibi neşeliyiz. İnsanın kendi besinini üretmesi gerçekten keyif veren bir süreç. Dileyen herkes bu mutluluğu yaşayabilir, mevsimine göre sürekli yapılacak iş var. Ekim ve kasım ayları mantar zamanı. Mikolog Jilber Barutçiyan'ın katılımıyla bir workshop düzenleniyor. Barutçiyan önce katılımcılara eğitim verecek sonrasında doğadan mantarlar toplanacak. Daha sonraysa katılımcılar kendi elleriyle topladıkları mantarlardan yapılan yemekleri yiyecek, artan mantarlardan turşu kuracak.

TARİH, DOĞA BİR ARADA

Kastamonu'ya gidince sadece çalışacak mıyız diye bir soru geldiyse aklınıza, hemen cevap verelim: Hayır. Kastamonu gerçek anlamda keşfedilmemiş, oksijen deposu bir yer. Güzel mimarisi olan bir şehir bir kere. Şehrin merkezi oldukça bakımlı, çarşısı gerçekten güzel. Ayrıca kıyıda köşede unutulmuş olan bu kent tam 7 bin yıllık bir tarihe sahip. Doğal güzelliklerinden bahsettik ama doğa sporları tutkunlarını kendisine çeken kanyonlarından hiç bahsetmedik. Ilgarini Mağarası, Çatak, Horma ve Valla kanyonları doğa harikası yerler. Ayrıca Ilgaz Dağı Milli Parkı ve Küre Dağları Milli Parkı'nı listenize eklemeyi unutmayın. Sözü bağlamak gerekirse Kastamonu'ya ilişkin dilimize yerleşen "Taş düşebülü, ayı çıkabülü" esprisinden çok ötesi var Kastamonu'da. Yolunuzun düşmesini beklemeyin, kafa dinlemek, temiz hava almak ve lezzetli yemekler için Kastamonu'ya gidin... Pişman olmazsınız.

KASTAMONU PASTIRMASI BAMBAŞKA
Mimar Vedat Tek Kültür Merkezi'nde yer alan Dantel Müzesi, Şapka Müzesi ve bebek müzelerini mutlaka görün. Özellikle Şapka Müzesi küçük ama ilginç bir yer.
Daday yolu üzerinde bulunan Kasaba Köyü'nde yer alan Mahmutbey Camii 1366 yılında yapılmış. Caminin ahşap çatısı hiç çivi kullanılmadan özel bir teknikle yapılmış, ünü buradan geliyor.
Kastamonu'da bir saat kulesi bulunuyor. Gidin çayınızı, kahvenizi yudumlarken şehre yukarıdan bir bakın, ne kadar özel bir yerde olduğunuzu anlayacaksınız.
Kastamonu mutfağı gerçekten çok zengin, özellikle çorbaları pek nefis. Mümkün olursa rastladığınız her çorbayı için. Ve hatta ısrarla Ecevit çorbası isteyin. Ayrıca şehre özel etli ekmeği, simit tiridini yemeyi sakın ihmal etmeyin ve müsellim sarma, tepsi mantısı yemeden asla Kastamonu'dan dönmeyin.
Çarşıda alışveriş yapın. Kayseri pastırmasının pabucunu çoktan dama atan Kastamonu pastırması alın. "Kimden alayım?" diye sormayın. Çarşıda çok sayıda dükkan var, ben üçünün pastırmasını tattım hepsi birbirinden güzel. Bu arada tereyağı ve erişte de satın alabilirsiniz. Ve elbette çekme helva da alın bol bol.
Kastamonu deyince Taşköprü sarımsağından bahsetmeden olmaz. Gerçekten lezzetli, alışveriş listenize onu da ekleyin.
El tezgahlarında dokunan yöreye özel Kastamonu dokumasından yapılan örtüler, giysiler satan tezgahlara her yerde rastlayacaksınız.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.