X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kakava ateşi yanmaya hazır
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kakava ateşi yanmaya hazır

  • Giriş Tarihi: 1.5.2016
Kakava ateşi yanmaya hazır
Kakava ateşi yanmaya hazır

Baharın gelişini, bolluk ve bereketi simgeleyen Hıdırellez, Türkiye’nin dört bir yanında yapılan eğlencelerle kutlanıyor. ’de ise 5-6 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşen Hıdırellez (Kakava) Şenlikleri sırasında ayrı bir coşku yaşanıyor

Kakava Şenlikleri'ne liler, özellikle Romanlar büyük bir coşkuyla hazırlanıyor. Bu güzel şehrini daha önce görmediyseniz, şenliği bahane ederek Edirne'ye gitmenin tam zamanı. Kakava Şenlikleri, Hıdırellez gününden bir gün önce, yani 5 Mayıs'ta Kırkpınar güreşlerinin yapıldığı Sarayiçi'nde yakılan Kakava ateşi ile başlıyor. Gün boyunca cadde ve sokaklarda oyunlar oynanıyor, yarışmalar yapılıyor, ateş üzerinden atlanıyor. Şehirde tam bir bayram havası yaşanıyor. Gece ise bereket getirmesi için gül dalına para bağlanıyor. 6 Mayıs sabahı güne saat 05.00'te Tunca nehri kenarında arınma ve doğanın uyanışını selamlama amaçlı 'Bahara Giriş' ritüeliyle başlanıyor. Turistler dileklerini kağıtlara yazıp suya atıyor ya da nehir suyu ile yüzlerini yıkayıp dileklerini tutuyorlar. Evlilik çağındaki genç kızlar ve delikanlılar ise gelinlik ve damatlıklarla davul zurna eşliğinde göbek atarak eğleniyorlar. Kakava Şenlikleri'ne yerli ve yabancı çok sayıda fotoğraf sanatçısı da katılıyor Ayrıca dünya ve ulusal basın tarafından da etkinlikler ilgiyle takip ediliyor.

SELİMİYE CAMİİ'NDEN BAŞLAYIN
Edirne'ye gelmişken yıllarca Osmanlı'ya başkentlik yapmış olan bu muhteşem şehri gezmeden olmaz. Şehri gezmeye Mimar Sinan'ın 'ustalık eserim' dediği Selimiye i'ni ziyaret ederek başlayabilirsiniz. Muhteşem görünümlü dört minaresi ile şehrin her yerinden görülen 'nin içi de dışı kadar büyük bir ustalıkla yapılmış. Caminin dışında bulunan Osmanlı macunu ve şerbeti satan satıcılar ise caminin etrafına ayrı bir güzellik katıyor. Caminin karşısında büyük usta Mimar Sinan'ın heykeli bulunuyor. Osmanlı döneminden kalma en eski cami olma özelliğini taşıyan Ulu Cami ise değişik yapısı ile dikkat çekiyor. II. Murad döneminde Edirne'ye gelen ve camiye girerek vaaz verdiği söylenen Hacı Bayram Veli'nin anısına duyulan saygı nedeniyle vaaz kürsüsü imamlarca kullanılmıyor. Osmanlı döneminden kalma ilk revaklı avlu cami olma özelliğini taşıyan Üç Şerefeli Cami, şehrin en güzel yapılarından bir diğeri. Edirne'de görülmesi gereken en önemli yerler arasında II. Beyazıd Külliyesi ve şifahanesi geliyor. Edirne'yi Darüşşifa'ya kavuşturmak amacıyla yapılmış olan külliyenin içinde mutfak, hamam, cami, tıp medresesi gibi bölümler bulunuyor. Şifahanede akıl hastaları tedavi görüyormuş. Kentin 5 kilometre dışında Tunca ve Meriç köprülerini geçtikten sonra şirin bir yerleşim yeri olan Karaağaç'ı da mutlaka ziyaret etmelisiniz. Arnavut kaldırımlı sokakları, tarihi evleri, etrafta dolaşan faytonları ile insana huzur veren bir tarafı var. Karaağaç'ın tam merkezinde Trakya Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi bulunuyor. Üniversitenin bahçesine girince Lozan Anıtı ve tarihi tren garını görüyorsunuz.

TAVA CİĞERİ HARİKA
Edirne'ye gelmişken ciğer yemeden olmaz. Ciğer sevmeyenlerin bile yedikten sonra bayıldığı meşhur tava ciğeri diğerlerinden çok farklı bir tada sahip. Ayrıca Trakya yöresine özgü olan, üzüm suyuna hardal ilave edilerek yapılan kendine has ve kokusu olan, hardaliyeyi de mutlaka denemelisiniz.