Türkiye'nin en iyi haber sitesi

FBI: Uyuşturucu bağlantısı olabilir

İstanbul'da öldürülen Sierra'nın uyuşturucu bağlantısı olabileceği iddia edildi. New York Post gazetesi bir FBI ajanına dayandırdığı haberinde Sierra'nın gezisini tartışmaya açtı

Türkiye'de hayatını kaybeden ABD'li Sarai Sierra'nın ölümü etrafındaki şüpheler artıyor. Sarai'nin ölümünü soruşturan bir ABD Federal Soruşturma Bürosu FBI ajanı, Türkiye, Almanya ve Hollanda üçgeninde geçen iki haftalık seyahatin, sıradan bir fotoğrafçılık gezisi olmadığını düşünüyor. Sarai'nin ölümü hakkında ilk bilgilerin ortaya çıkmasından sonra ABD medyası da seyahat amacını yeniden tartışmaya açtı. Çünkü maddi geliri kötü olan Sarai'nin bilet fiyatlarının çok düşük olmadığı bir sezonda Türkiye'ye tek başına fotoğraf çekmek için gitmesine şüpheyle yaklaştı ve soru işaretlerine dikkat çekmeye başladı. Üstelik bir ülkeye fotoğraf amaçlı seyahat eden bir kişinin fotoğraf makinesinin olmaması bu konuya olan tutkusunu da sorgulatıyordu. Cinayetten günler sonra New York'un yerel gazetesi New York Post, ismini açıklamadığı bir FBI ajanına dayandırdığı haberinde bu gezinin FBI tarafından sıradan, fotoğraf amaçlı bir gezi olarak değerlendirilmediğini yazdı. Sarai, FBI ajanına göre Türkiye'de bazı "kriminal unsurlar" ile temas etmişti. Türkiye'den Hollanda ve Almanya'ya yaptığı kısa ziyaretlerin içeriği de işi sıradan bir fotoğraf gezisi olmaktan çıkarıyordu. New York Post'un haberine göre FBI, Sarai'nin uyuşturucu ile ilgili bir işin içinde olabileceği ihtimali üzerinde duruyor.

GÜVENLİK ENDİŞESİ

ABD'lilerin yurtdışı merakı pek yoktur. Çoğu ABD'li pasaport sahibi bile değildir. Sıradan bir ABD'li yurtdışına çıkmaya karar verdiğinde güvenliği önceleyen bir seyahat planı yapar. Hele gideceği ülke Amerikan sinemasında resmedilen Ortadoğu'ya yakın bir ülke ise planın ciddiyeti biraz daha artar. New York, Staten Island'da yaşayan iki çocuk annesi Sarai Sierra hayatında ilk kez deniz aşırı bir ülkeye seyahat etmeye karar verdiğinde ailesi onun iyi ve güvenli bir plan yaptığını düşünüyordu. Türkiye'ye gelen Sarai, ailesine her şeyin normal ve sıradan gittiğini günlük raporlar halinde anlatarak onların endişelerini gideriyordu. 21 Ocak'a kadar bu iletişim periyodik olarak sürdü. İletişimin kesildiği günden bu yana Sarai Sierra Türkiye'nin ve ABD'nin gündemine oturdu. Çoğu ABD gazetesi cinayet haberini birinci sayfadan verirken televizyonlar haber bültenlerinde konuyu işlemeye başladı. Gün geçtikçe soru işaretleri daha da arttı. Sarai ile ilgili gelen yeni bilgiler eski sorulara yanıt vermediği gibi yeni soruları gündeme getirmeye başladı.



"MUHAFAZAKÂR ANNE"
Evinin olduğu bölgeye gittiğimizde konuştuğumuz herkes şaşkındı. Ailesi dışında fazla çevresi olmayan Sarai'yi tanıyanlar onu sıradan, Latin kökenli, muhafazakâr bir anne olarak tarif ediyordu. Hiç kimse Sarai'yi kafasına eseni yapan, "Çılgın bir NewYorker" olarak tanımlamadı. Maddi durumu iyi değildi ve iki çocuğunu çok seviyordu. Küçüklüğünden beri kiliseye gidiyordu. Eşi ile de kilisenin gençlik kampında tanışıp evlenmişti.

'AJAN YA DA KURYE' İDDİASINA TEPKİ
SIera 'nın ailesine destek veren eski FBI çalışanı kongre üyesi Michael Grimm konunun etraflıca araştırılmasını ve Türkiye'deki güvenlik birimlerinin olayı bir an önce aydınlatması gerektiğini söyledi. Aileye destek veren bir isim de Sarai'yi 9 yaşından beri tanıyan ve evlenmelerine aracılık edip nikâhlarını kıyan Staten Island Pentecostal Papazı John Carlo. John Carlo kendisinin papazlıktan önce dedektif olarak görev yaptığını belirterek, "Sarai ile ilgili bazı spekülasyonlar duyuyorum onun ajan ya da kurye olduğu iddaları doğru değildir. Ben onu 9 yaşından beri tanıyorum" diye konuştu.


ARKADAŞINA GÖNDER
FBI: Uyuşturucu bağlantısı olabilir
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz