Tarihi surlar karanlığa teslim...

ABD'li Sarai Sierra'nın öldürülmesiyle gündeme gelen surlar ve çevresi geceleri karanlığa terk ediliyor.Çeteler cirit atıyor. MOBESE ve aydınlatma olmadığı için bölge halkı korku içinde

ABD'li Sarai Sierra'nın cesedinin Sarayburnu'ndaki surların dibinde bulunmasından sonra dikkatler tarihi yarımadanın emniyetsiz noktalarına çevrildi. SABAH ekibi de sabahtan gece yarısına kadar Eminönü sahilinden başlayarak sur dışı ve sur içinde her yeri arşınladı, hayatını sokaklarda geçiren insanlarla ve bölge sakinleriyle konuştu. Ve gördüler ki surlar ve çevresinde özellikle yenilenmeyen bölümleri, MOBESE yetersizliği ve aydınlatma eksikliği nedeniyle uyuşturucu bağımlıları ile bazı çeteler mesken tutmuş.

"SURLARDAN UZAK DURUYORUZ"
Tarihi yarımadada ilk durağımız, Sarai Sierra'nın cesedinin bulunduğu yerin hemen yakınındaki Sarayburnu surları oldu. Dikkatimizi çeken ilk şey, Emniyet tarafından oluşturulan güvenlik şeridinin 100 metre kadar ilerisinde surlara açılan pencereli bir yer oldu. Buraya tırmandığımızda surun içindeki buzdolapları, televizyon, ev eşyalarıyla neredeyse bir eve dönüştürüldüğünü, evde de bir kadının uyduğunu gördük ve hızlıca görüntülemeyi başardık. Burada yaşayan kadın, surdan oluşturduğu evine ulaşımını bir tahta merdivenle sağlıyor. İçeri girdiğimiz halde uyanmadığı için kendisiyle konuşamadık. Ardından da polislerin uyarısıyla orayı terk etmek zorunda kaldık.



'EN İYİSİ SURDAN UZAK DURMAK'
Surların hemen arkasındaki Kumkapı daha çok ticari işletmelerin olduğu bir yer olduğu için semttekiler nispeten rahat. Bu rahatlığın sebebiyse, surlardan uzak durma konusundaki özenleri. Muhtar yardımcısı Hayrettin Çövener bu durumu, "Biz Sarai Sierra'nın burada öldürülmediğini, başka bir yerde öldürülüp cesedinin buraya atıldığını düşünüyoruz. Ama surların yakınında çok tehlikeli grupların olduğunu biliyoruz ve en güvenlik yol olarak surlara yaklaşmamayı tercih ediyoruz" diye anlatıyor.

YÜRÜYÜŞ ALANLARI KORKU PARKI GİBİ

Sonraki durağımız Ermeni kadınlara yönelik saldırılarla gündemde olan Samatya oldu. Samatya surlarının hemen yakınındaki yürüyüş parkurları karanlık çökünce yurttaşların yakınından bile geçmeye korktuğu bir alan halini alıyor. Konuştuğumuz Samatyalılar, park şeklindeki bu parkurların alkol, hap ve madde bağımlılarının işgaline uğradığını anlatıyor. Semtte oturan Garo Keyişoğlu, kilise ile okulun olduğu ana caddede bile MOBESE kamerası olmadığını anımsatarak bunun acil bir ihtiyaç olduğunu anlatıyor.

KADINLAR DÜKKÂNA SIĞINIYOR

Yedikule Zindanları'ndan başlayarak Silivrikapı, Belgradkapı ve Mevlanakapı'ya kadar uzanan sur dipleri de güvenlik açısından sıkıntılı. Surun dış tarafından seracılık yapılıyor ancak mahalleye bakan iç taraflar, özellikle geceleri kuş uçmaz kervan geçmez ıssızlıkta. Yedikule Tren İstasyonu'nun alt geçidinde bazı madde bağımlılarının insanları rahatsız ettiğini öğreniyoruz. Yakınındaki karakola ve pek çok konserin yapıldığı Yedikule Zindanları'na rağmen, Yedikule'nin ara sokaklarında da, ana caddelerinde de MOBESE kamerası yok. Semtte 1957'den biri bakkal dükkânı işleten Tonton Bakkal'ın sahibi İbrahim Eken, tren istasyonunun ve şimdi boşaltılan eski bakım atölyesinin topluca esrar içildiğini, pek çok bıçaklama vakasının olduğunu anlatarak, "Buralar madde bağımlılarının yatağı. Grup olarak geliyorlar, hap kullanıyorlar, trenden inen kadınlar saldırıdan korkup can havliyle benim dükkâna kaçıyor" diye konuşuyor.

'GECE YÜRÜMEK YÜREK İSTER'
Surların paralelinde yürümeye devam ederek ulaştığımız Silivrikapı'daki Hacı Piri Caddesi'nde konuştuğumuz herkes surdibinde yaşananlardan illallah etmiş durumda. Ağız birliği etmiş gibi daha kestirme olduğu halde surdibinden yürüyemediklerini, başlarına ne geleceğini bilemediklerini söylüyor. Sadece bir elektrik direğinin olduğu metrelerce uzunlukta surların hemen yanındaki mahalleli, Belgradkapı'ya yürümek için yaklaşık 10 dakika daha yolunu uzatmayı göze alıyor. Mahallede yaşayan Sevcan Terzi şunları anlatıyor: "Hava karardıktan sonra kadın olarak orada yürümek yürek ister. Hiçbir kamera yok, ışık yok, polisler zaman zaman devriye yapıyorlar ama bu önlemler yetersiz kalıyor. Mahalle olarak defalarca başvurduk ama herhangi bir iyileşme olmadı, korku içindeyiz."

BİMEKÂN HASAN'IN KÂBUSU DA ÇETELER
Samatya surlarında karşılaştığımız Balıkesirli Hasan (50) 30 yıldır sokaklarda yaşıyor. Ailesinin kendisini bulmasını istemediği için, adını değiştirmiş. Üç aydır Samatya'da. Samatya surlarının henüz iki gün önce aydınlatıldığını söylüyor. Daha önce Kumkapı surlarında ve cinayetin işlendiği Sarayburnu surlarında da yaşamış. Surların çok güvensiz olduğunu söylüyor ve yastığının altında kendisini korumak için kocaman bir bıçak taşıyor. Hatta uyuşturucu-tinerci çeteleri tarafından defalarca saldırıya uğramış ve kendisini korumak isterken birini yaralayıp para cezası almış. Hasan, çetelerin surlarda silah hatta Kalaşnikof kullandığını ileri sürüyor.



ARKADAŞINA GÖNDER
Tarihi surlar karanlığa teslim...
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz