X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Türk aileye cenaze işkencesi sürüyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Türk aileye cenaze işkencesi sürüyor

  • Giriş Tarihi: 7.4.2013 17:39

Belçika'da cinayete kurban giden iki oğullarının morgda tutulan cenazelerini defnetme müsaadesini 937 gün sonra alabilen Aygün ailesi, Belçika vatandaşlığından çıkacağını açıkladı.

Belçika'nın Flaman bölgesindeki Meulebeke kasabasında yaşayan Aygün ailesinin 2010 yılına uzanan "cenaze işkencesi", Uğur (32) ve Süleyman (33) Aygün kardeşlerin bir kavgada öldürülmeleriyle başladı. Cinayetle ilgili hazırlık soruşturmasını sürüten Kortjijk Savcısı Marc Allegaert, gerekirse cesetler üzerinde yeniden inceleme yapabileceğini söyleyerek, Türkiye'ye defnedilmelerine izin vermedi. Türk makamlarının bu konuda kendisine verdiği tüm güvencelere rağmen geri adım atmayan Savcı Allegaert, kararını, cesetleri Türkiye'ye taşıyacak uçağın "düşmeme garantisinin olmamasına" dayandırdı.

Faillerin yakalandıkları ve suçlarını itiraf ettikleri davada Savcı Allegaert, üzerinde gerekli otopsi ve incelemeler yapılmış cesetlerin Türkiye'ye götürülmesine izin vermezken, Belçika'da defnedilmelerine yeşil ışık yaktı. Bu sayede cenazelerin morgda tutulmasını Aygün ailesinin kararı gibi göstererek günlük 140 avro tutan ve toplam 130 bin avroyu aşan morg ücretinin cenaze sahiplerinden tahsil edilmesini sağladı.

Savcı Allegaert, Aygün kardeşler cinayetiyle ilgili hazırlık soruşturmasını kısa süre önce tamamlayarak mahkemeye sundu. Bunun üzerine mahkeme cenazelerin delil olarak tutulmasına gerek olmadığına hükmederek Türkiye'de defnedilmelerine 5 Nisan'da izin verdi.

Cinayetin ardından iki oğlundan kalan altı yetim torununu yanlarına alan Afyon Emirdağlı Vahit (64) ve Naciye (63) Aygün cifti, yaşadıkları "cenaze işkencesini" AA muhabirine anlattı.

Vahit Aygün, savcının Belçika'da defnedilmelerine yeşil ışık yakmasına rağmen cenazeleri Türkiye'ye götürme kararlılığının gerekçesini anlatırken, "Bizler belli bir yaşa geldik, yarın göçüp gideriz. Torunlar küçük. Bizden sonra burada kimsesiz kalırlar ve kimliklerini kaybederler diye Türkiye'ye dönmek istemiştik. Türkiye'ye döndüğümüzde yarın bu çocuklar babalarının mezarını sorsalar ne cevap verebilirdim" dedi.

Savcının cenazeleri morgda bu kadar bekleterek adeta "ölülere işkence yaptığını" ve sonuçta üzerlerinde hiçbir işlem yapmadan teslim ederek kendisiyle çeliştiğini belirten Vahit Aygün, bu süreçte kendisini asla yalnız bırakmayan Türk yetkililere ve cenazelerin teslim edilme kararının ardından telefonla arayarak her türlü destek sözü veren Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'na teşekkür etti.

"İnsan vatanının, devletinin kıymetini böyle anlarda daha iyi anlıyor" diyen Aygün, 1974'te yerleştiği ve 15 yıldır vatandaşı da olduğu Belçika hakkında ise olumsuz konuştu.

Vahit Aygün, şunları kaydetti:

"Neredeyse 40 yıldır çok farklı işlerde çalışarak bu ülkeye hizmet ettim. Hiçbir olaya karışmadım, karakol kapısından bile geçmedim. Vatandaşız ama kara kafalıyız, bunları yaparak bize 'gidin' diyorlar. Cenaze işlerini tamamlayayım Türkiye'ye döneceğim ve Belçika vatandaşlığımı iade edeceğim. Belçika'nın taşı toprağı altın olsa dönüp bakmam."

Olaydan sonra sağlığını kaybeden Vahit Aygün, artık oksijen tüpüyle yaşamak zorunda olduğunu, uykusunun 5-10 dakikayı geçmediğini, ülser, yüksek tansiyon ve kısmi felçlerle boğuştuğunu anlattı.

Gözyaşlarına hakim olamayan anne Naciye Aygün de cebinden çıkardığı hapları göstererek, "Tansiyon nedir bilmezdim. Bu olaydan sonra tansiyonum 23-24'lere çıktı. Üç ayrı tansiyon hapı kullanıyorum" dedi.

Naciye Aygün, 5 Nisan'da cenazeleri teslim alabilecekleri yönünde mahkeme kararını getiren polisin, bu olaydan utanç duyduğunu söylediğini ve kendisiyle ağladığını anlattı.

Aygün ailesi, Türkiye'ye yerleşecek olsa da yaşadıklarının haksızlık olduğunu kayıtlara geçirebilmek için hukuk mücadelesi vermekte kararlı.

Bu arada Aygün kardeşlerin naaşları yarın öğlen Brüksel'de Fatih Camisi'nde kılınacak cenaze namazının ardından Emirdağ'ın Güveçci köyünde defnedilmek üzere Türkiye'ye götürülecek.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.