X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Türk filmlerini aratmayan aşk hikayesi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Türk filmlerini aratmayan aşk hikayesi

  • Giriş Tarihi: 13.4.2013 11:27

Başkentte, iki genç arasında 'cinsel istismar' suçlamasıyla 2005 yılında başlayan hikaye, evlilikle noktalandı. Filmleri aratmayan aşk hikayesinde, 2 çocuklu ailenin hayatı, mahkemenin verdiği hapis cezası kararıyla kabusa döndü.

8 yıl önce meydana gelen olayda, iddiaya göre, Aslıhan Özyurt (25) kendisini zorla kaçıran Tuncay Seçgin'den (34) şikayetçi oldu. Ardından şikayetini geri çeken genç kadın, bir süre sonra Seçgin ile cezaevinde evlendi. 7 ay 10 gün cezaevinde yatıp, şartlı tahliye edilen Seçgin, tam 'mutluluğa yelken açtık' derken mahkemenin 7 yıl sonra verdiği kararla şoke oldu. Kamu davasına dönüşen olayda Tuncay Seçgin, Tokat Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 2007 yılında, 8 yıl 4 ay hapis cezasına mahkum edildi. Temyiz edilen davada, dosyayı ve Adli Tıp Kurumu'ndan gelen raporları son kez inceleyen Yargıtay 14. Ceza Dairesi, davayla ilgili kararını açıkladı. Mahkeme heyeti, küçük yaştaki kız çocuğuna "hürriyetten yoksun bırakma" ve "cinsel istismar"da bulunmaktan suçlu bulduğu sanık Tuncay Seçgin'e verilen 8 yıl 4 ay hapis cezasını onayladı.

Tokat'tan Ankara'ya uzanan aşk hikayesinde geçen 7 yılın ardından Emircan (5) ve Efe (4) isimli 2 çocuk sahibi olan çift, yardım bekliyor.

ASLIHAN SEÇGİN: "2 ÇOCUĞUMUZ VAR, BİZE YARDIMCI OLSUNLAR"

Eşi Tuncay Seçgin'in 8 yıl önce kendisini kaçırdığını ve evlendiklerini belirten Aslıhan Seçgin, "Daha sonra bir tartışma nedeniyle eşimden 'beni zorla kaçırdı' diye şikayetçi oldum. Daha sonra tutuklanarak, 7 ay 10 gün cezaevinde yattı. Cezaevinde nikah kıydık. '5 sene suç işlememem ve boşanmamak' şartıyla eşim saldılar. 7 sene sonra eşimi bir anda tutuklama kararı aldılar. Benim 2 çocuğum var. Eşime böbrek nakli de yapıldı. Cumhurbaşkanıma ve Başbakanıma sesleniyorum, biz çok mağdur durumdayız. Çocuklarım babalarının ceza evinde olduğunu bilmiyorlar, kendisini hastanede zannediyorlar. Tansiyonu var, böbrek nakilli, o şekilde hapiste yatamaz, kimse şikayetçi değil. Çocuklarım mağdur, ben mağdurum, o mağdur. Bize yardımcı olsunlar" dedi.

"7 SENE SONRA NEYİN DAVASINI GÜDÜYORLAR, ANLAMIYORUM"

Aslıhan Seçgin, davanın açılan dönemde yapılan kemik testine göre yaşının 18 çıktığının raporunu göstererek, "Bunları gözardı etmişler. 7 sene sonra neyin davasını güdüyorlar, ben anlamıyorum. 9 sene ceza vermişler. Biz onu ölüme mi mahkum edelim. Gidip geliyor, cezaevinde sürekli bayılıyormuş. Yargıtay'ın verdiği kararı Cumhurbaşkanımızdan başka kimse bozamıyormuş. Biz karara itiraz ettik, "Evliyiz, çocuklarımız var' diye temyize gönderdik. Ama onaylayıp geri göndermişler. Bir anda tutukladılar, şoke olduk. Ne yapacağımızı bilmiyoruz. Cumhurbaşkanımızın bize yardımcı olmasını istiyorum" diye konuştu.

"ADAM ÖLDÜRMEDİ, BENİMLE EVLENDİ, BİZ GAYET MUTLUYDUK"

"Ben eşimi seviyorum, mutluyuz" diyen genç kadın, "Mutsuz olacak bir şey yapmadık ki gayet mutlu bir evliliğimiz vardı. Şikayetimizi geri çektik. Kimse şikayetçi değil. Her yere gittik, sesimizi duyuramadık. Kamu davasına dönüşmüş. Perişan halde. Adam öldürmedi, bir şey yapmadı, benimle evlendi. Evlendikten sonra dayak olsa ve bir şikayet olsa dersiniz ki, 'tamam hak etti ve yatıyor.' Ortada öyle bir şey yok. Biz gayet mutluyuz. Anlamıyorum, ne yapmaya çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

ANNE AYŞE SEÇGİN: "CUMHURBAŞKANIMA VE BAŞBAKANIMA SESLENİYORUM, OĞLUMU CEZAEVİNDEN ÇIKARSINLAR"

Annesi Ayşe Seçgin, "Çocuğum yaşasın' diye böbreğimi verdim ama daha yaşatma şansım kalmadı. Cumhurbaşkanıma ve Başbakanıma sesleniyorum, 'çocuğumu cezaevinden çıkarsınlar' dedi. "Şahitleri de var, çok mutluydular" diyen anne Seçgin, "Evlendiler, ben çocuğumun yaşamasını istiyorum. Cezaevinde yaşama durumu yok, çıkartmadıkları anda ölüsü çıkacak. O bizden umut bekliyor, 'anne bir çare ben ölüyorum' diyor. Zaten kaç kere bayılmış, tansiyonu çıkıyor sürekli, dayanamıyor" şeklinde konuştu.

Anne Seçgin, gözyaşlarına hakim olamayarak, "Sesimi duyun Sayın Cumhurbaşkanım, Sayın Başbakanım, çocuğumu yaşatmak istiyorum, tek böbreğim onda, oğlumu daha yaşatma şansım yok, sayın büyüklerim sizden bunu bekliyorum" dedi.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.