X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'Çocukların cesedini çıkarırken ağlıyorum'
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'Çocukların cesedini çıkarırken ağlıyorum'

  • Giriş Tarihi: 11.6.2013

Boğulma vakalarına anında müdahale eden İstanbul Jandarma Sualtı Arama ve Kurtarma Timi, büyük başarı gösteriyor. Timdeki dalgıçlardan Uzman Çavuş Tanju Sert, çocuk ölümlerinde kendi çocuğunun aklına geldiğini ve gözyaşlarını tutamadığını söylüyor

Bir tim komutanı ile birlikte 6 kişiden oluşan İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Sualtı Arama ve Kurtarma Timi, 2011'den beri jandarmanın görev alanındaki sel-su baskınları, boğulma, adli delil araştırması gibi görevleri sürdürüyor. İstanbul İl Jandarma Komutanlığı'nın Maslak'taki binasında bekleyen ekip telsiz aracılığı ile ihbar alıp, olayın durumuna göre götürülecek ekipmanları hazırlıyor. Boğulma vakalarına en az iki bot ile çıkış yapılıyor. Olay yerine bir jandarma aracının yanı sıra bir de teknolojik donanımlı minibüs götürülüyor. Ekipte 3 yıldır görev yapan tim komutanı Kıdemli Çavuş Onur Şanlı, görev tanımını şöyle yapıyor: "Bizim görevimiz su altında ve su üstünde suç delillerini aramak ve bulmak. Sularda kaybolan şahıslara yönelik arama ve kurtarma faaliyeti yürütmek. Sel ve su baskını gibi doğal afetlerde de arama ve kurtarma faaliyeti icra etmek. Yaz, kış, hafta içi, hafta sonu hiçbir şekilde mesai mefhumu gözetmeksizin görev başındayız."

'GÖNÜLLÜ OLMAK ŞART'
İşin zorluklarını da anlatan Şanlı, "Bu işin zorluğu muhakkak var. Çünkü doğa ile mücadele ediyorsunuz. Biz doğaya uyum sağlamaya çalışıyoruz. Bu saatlerce ve günlerce sürebiliyor. Bulana kadar arıyoruz. İnsan farklı duygular yaşıyor. Suda kaybolan çocuk oluyor, ya da herhangi bir vatandaşı yakınlarına verince onlar size teşekkür ediyor. İnsan karmaşık duygular yaşıyor" diyor. Bu işi yapabilmek için çalışanların mutlaka gönüllü olması gerektiğini belirten Şanlı, "Bu iş gönüllülük esasına dayanıyor. Bu işi sevmezseniz yapamazsınız. Çünkü suda rahat olmanız lazım. Panik yaparsın. Sevmiyorsan yapmak istemezsin. Sevmeden yapmak mümkün değil. O yüzden kurumumuz ve vücudumuz müsaade ettiği sürece ben bu işi yapmak istiyorum." diye konuşuyor.

'ACABA BULUNDU MU?'
8 yıldır dalgıçlık yapan Uzman Çavuş Tanju Sert ise evli ve bir çocuk babası. Arama kurtarma faaliyetine katılmanın çok güzel bir iş olduğunu anlatan Sert, "İnsanlara yardımcı oluyoruz bu işi yaparken ancak yaptığımız iş bir o kadar da üzücü. Çünkü boğulan vatandaşların bedenlerini sudan çıkardığımız için duygusal anlar yaşıyoruz. Onları ailelerine teslim etmek bizim için bir nebze olsun sevindirici." ifadelerini kullanıyor. Cesedi bulduktan sonra duygusal anlar yaşadıklarını söyleyen Sert yaşadığı bir anekdotu ise şöyle anlatıyor: "Biz arama yaparken olay yerine kayıpların yakınları gelmişti. Kaybın bulunamaması neticesinde yakınları çok üzgünlerdi. Bu bize çok büyük üzüntü veriyordu. Her suya girişimizde 'Acaba bulundu mu?' diye sormaları, dalgıçlar sudan çıkarken suyun kenarına gelmeleri, beklenti içine girmeleri bizi çok üzmüştü." Kendisinin de çocuğu olduğunu ve çocuk boğulmalarında çok etkilendiğini ifade eden Sert şunları söylüyor: "Küçük çocukların özellikle serinlemek amacıyla göle girdiği zaman boğulmaları ve bizim o olaya müdahale etmemiz sonucunda küçük bedenleri bulup ailelere teslim ettiğimizde o ailelerin haykırışlarını duymak farklı bir duygu. Kendi çocuğumuzu bazen gözümüzün önüne getiriyoruz ve inanın göz yaşlarımıza hakim olamıyoruz."

Oğlunun cesedini bulan dalgıçla gözyaşı döktü
Denizli Buldan Baraj Gölü'nde 9 Haziran'da kaybolan Ahmet Öz'ün (18) cesedi, Denizli AFAD İl Müdürlüğü ve belediye sualtı dalgıç ekiplerince Derbent mevkisinde bulundu. Oğlunun cesedine ulaşan dalgıca sarılan baba Hasan Öz, bir süre gözyaşı döktü. Kırklareli'nin Demirköy ilçesine bağlı İğneada beldesinde ise denize giren 17 yaşındaki Burak Albayrak boğuldu. Arkadaşlarıyla İstanbul'dan İğneada beldesine gelen Albayrak, belediye plajında denize girdikten bir süre sonra dalgalara kapılıp gözden kayboldu. Olay yerine çağrılan Kırklareli Valiliği Afet ve Acil Durum Müdürlüğü ekipleri, denizde arama çalışması başlattı. Çalışmalar sonucunda denizden çıkarılan Albayrak'ın cesedi, İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. Öte yandan Adana'da 6 gündür kayıp olarak aranan Dilek Turun'un (27), cesedi, Seyhan Baraj Gölü'nde bulundu. Balık avlamak için göle açılan 17 yaşlarındaki iki genç, cesedi görüp polise haber verdi. Turun'un cenazesi Adana Adli Tıp Kurumu'na götürüldü.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.