X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Yaşam 'Peri'si
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Yaşam 'Peri'si

  • Giriş Tarihi: 16.6.2013

Evlilik hazırlığı yaparken kansere yakalanan Yücel Yağız, hastalığı 4 yıl boyunca kendisini bir an olsun yalnız bırakmayan biricik aşkı Peri Gür'ün desteğiyle yendi. Gecikmeli de olsa evlenen çift, şimdi bebek bekliyor

İzmir'de ilaç mümessilliği yapan Yücel Yağız, 4 yıl önce âşık olduğu ana okulu öğretmeni Peri Gür'le evlilik hazırlıkları yaptığı sırada lenf kanseri olduğunu öğrendi. Tüm yaşamı bir anda alt üst olan Yağız, nişanlısı ve ailesinin de büyük desteğiyle tedaviye başladı.

KIZ KARDEŞİNDEN DOKU

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde Prof. Dr. Seçkin Çağırgan tarafından yürütülen tedavi sürecinde 2009 yılı sonuna kadar kemoterapi gören Yağız, hastalığı yendi. Ancak mart 2010'da hastalık yeniden ortaya çıkınca "Otolog" yöntemiyle kendi kök hücrelerinin nakline karar verildi. Kök hücreleri alındıktan sonra, kalan hücreleri kemoterapi ile kurutan Prof. Çağırgan ve ekibi, hastanın çoğaltılan kök hücrelerini ağustos 2010'da Yağız'a nakletti. Hastanede geçen günlerinde ise bir gece annesi Anakız Yağız (67), bir gece de nişanlısı sevgilisi Peri Gür başında bekledi. Tam hayata tutundum derken nisan 2011'de hastalığı yeniden ortaya çıktı. Doktorlar bu kez akraba veya akraba dışı kök hücre nakli yapmayı kararlaştırdı. Yapılan taramada kız kardeşi Yüksel Yağız'ın (36) dokuları uyumlu çıkınca 14 Haziran 2011'de nakil gerçekleşti. Steril odadaki günlerinde de yanında ya annesi ya da nişanlısı vardı. Yaklaşık 4 yıllık mücadele sonucu kanseri yenmeyi başaran Yücel Yağız, geçtiğimiz yıl kasımda çok sevdiği Peri Gür ile evlendi. En büyük hayali ise baba olmaktı. Sonunda eşi de hamile kaldı.

'HİKÂYEM UMUT OLSUN'
Kötü günleri en sevdiği iki kadının desteğiyle geride bırakan ve 4 ay sonra en büyük hayaline kavuşmayı bekleyen Yağız, "Kanseri öğrendiğim andaki psikolojim çok kötüydü. Ama doktorlarım, ailem, eşim, iş arkadaşlarım, akrabalarım beni çok destekledi. Elimden tutup havaya kaldırdılar. Ben hastalığı bir kriz yönetimi gibi gördüm. Arabamın lastiği patladığında yedek lastiği takıp yoluma devam ettiğim gibi hastalıkta da yedek lastiği takıp hayatıma devam ettim. Bir ışık mutlaka var. Önemli olan o ışığı yakalamak. İşyerim de destek oldu. Hatta bir de araç tahsis etti. Bizim verdiğimiz mücadele ve hayat hikâyemiz tüm kanser hastaları ve yakınları için umut olsun" diye konuştu.

'İNANIYORDU, İYİLEŞTİ'
Eşinin ruhen güçlü bir insan olduğunu anlatan Peri Gür Yağız, "İyileşeceğine çok inanıyordu. Biz ne kadar destek versek de kendisini iyi hissetmesi ve o enerjiyi kendi içerisinde bulması çok önemli. Hastayken sevgilimdi, hastalığı yendikten sonra eşim oldu. Çok zor günler geçirdi. Ben de gün boyu öğrencilerimden enerji toplayıp, akşamları hastanede yanında kalıyordum. Hastalığın tekrarladığı günlerde hiç umudumuzu kaybetmedik. Yeri geldi ağladık ama ertesi gün gözyaşlarımızı silip yeni bir umutla hastaneye gittik" dedi.


kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.