X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER 'El salladığı güzel yüzü aklımdan hiç çıkmıyor'
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

'El salladığı güzel yüzü aklımdan hiç çıkmıyor'

  • Giriş Tarihi: 11.8.2013

İstanbul'da manevra yapan otobüsle ağacın arasına sıkışarak can veren Gülfem'in annesi Gülseren Argun: Sadece otobüs şoförü değil, durağa park etmiş araçlardan da davacıyım. Bu acıyla nasıl baş ederim bilmiyorum

"Aklımda köşeyi dönerken bana el salladığı o güzel haliyle kalsın istedim. O yüzden cansız bedenine bakamadım." İstanbul Beşiktaş'ta indiği belediye otobüsüyle ağaç arasında sıkışarak yaşamını yitiren Gülfem Hande Türker'in 64 yaşındaki annesi Gülseren Argun, evladını yitirdikten sonraki hislerini böyle dile getiriyor. Evde hâlâ gözyaşı var. Anne, kızıyla geçirdiği son anları, söylediği son sözleri hafızasına kaydetmek istercesine tekrarlayıp duruyor ve soruyor kendine: "Ben bu acıyla nasıl baş edeceğim?" Kızıyla geçirdiği son günü anlatırken kelimeler güçlükle dökülüyor dudaklarından: "Hande'yi her gün aynı şekilde yolcu ederdim işine. O gün de kahvaltısını yapıp çıktı, ben de arkasından pencereden bakıyordum. En az on kez dönüp el salladı. Ne oluyor diye aklımdan geçirdim. Yavrum sanki veda ediyormuş. Ona hediye ettiğim bluzu giymişti, gelin gibiydi. Yurtdışında çalışan oğlum gelecekti, 2 gün sonra Bodrum'a tatile gidecektik. Kazadan birkaç saat önce yemekte ne istediğini sormuştum. Canım gitti, hayatımız bir anda değişti. Ölümünden sonra rüyamda gördüm. Bulutların arasındaydı, kenarında yıldızlar uçuyordu."

'GELİN EDEMEDEN TOPRAĞA VERDİM'
Otobüs şoförü ve ilgili kurumlar hakkında hukuk mücadelesi başlatan Argun, yaşadığı acıyı tarif edecek söz bulmakta zorlanıyor: "Anne kız gibi değil de abla kardeş, arkadaş gibiydik. Birbirimizin gölgesiydik sanki. Zorluklarla büyütüp, iyi bir eğitim almasını sağladım. Gelin etmediğim kızımı 30 yaşında toprağa verdim. Evden güle oynaya çıktı, akşam ölüm haberini aldım. Başka annelerin yüreği yanmasın diye davanın sonuna kadar takipçisi olacağım. Gerekirse varımı yoğumu dökeceğim, her şeyi göze aldım." Gülseren Argun, yolcular indiği sırada sağ tarafı kontrol etmeden sola manevra yapan şoför kadar otobüs durağına park eden diğer araç sahiplerinin de kazada payı olduğunu savunuyor.

'BİR BAŞSAĞLIĞI BİLE DİLEMEDİLER'
Kızının ölümünde bütün olumsuz şartların oluştuğunu vurgulayan Argun, şöyle konuşuyor: "Kaza tutanağına göre şoför, yolcuları duraktan 17 metre geriden indirmiş. Oradaki ağaç ve ağacın arkasında bulunan çiçekçi dükkânı kızımın kaçmasını engelleyip sıkışmasına neden olmuş. Orası öyle karmaşık bir yer ki... Minibüslerden, otobüsten inenler binenler, durağa park etmiş özel araçlar, kırmızı ışığa rağmen durmayan araçlar... Kızımın öldüğü yerde daha önce 5 tanıdığıma daha araç çarptı, birinin de bacağı kırıldı. Polisler nasıl otobüs durağına başka araçların park etmesine izin veriyor? O araç sahiplerini de MOBESE kayıtlarından bulup dava edeceğim." Argun, yetkililerin kayıtsızlığından şikayetçi: "Ne belediye şoförü ne de özel halk otobüslerinin bağlı olduğu şirket yetkilileri aradı. Bir canı hayattan koparmışsınız, bir başsağlığı dileyin bari. Tavuk öldürmediniz ya! Bu süreçte, sadece Gülfem'in çalıştığı firma yanımızda oldu. Binlerce teşekkür ediyorum iş arkadaşlarına." Ailesine sürpriz yapmak için Moskova'dan bir gün erken dönen ve kardeşinin ölüm haberiyle yıkılan inşaat mühendisi ağabey Hakan Türker de "Tek isteğimiz şoförün en ağır cezayı alması. Çünkü büyük bir ihmal var. Sola kırıyor ancak sağına bakmıyor. Önce yolcularının güvenli bir şekilde indiğinden emin olacaksın sonra hareket edeceksin. Araçları kontrol ediyor ama yolcuları kontrol etmiyor" diye dile getiriyor öfkesini.


kalan karakter 1000

çilem çilem

umarım şöför en ağır cezayı alır ...

Aynı Görüşte misiniz?
evet2
hayır0
cevapla 11.08.2013 23:26

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.