X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kayıp eserlerin gönüllü takipçileri
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kayıp eserlerin gönüllü takipçileri

  • Giriş Tarihi: 12.9.2013

Gönüllü arkeoloji müfettişi Remzi Kazmaz, Mausoleum'u Bodrum'a geri kazandırmak için çalışıyor. Gazeteci Özgen Acar ise 30 yıldır yurt dışındaki müzelerde gezerek, Türkiye'den kaçırılan eserleri buluyor

Türkiye,resmi kurum ve kuruluşlarıyla yurtdışına kaçırılan eserlerin iadesi için uğraşırken, fahri arkeoloji müfettişleri de aynı amaç için çalışıyor. Avukat Remzi Kazmaz, yaklaşık 150 yıl önce Bodrum'dan İngiltere'ye götürülen ve dünyanın 7 harikasından biri olan Mausoleum'un parçalarını Türkiye'ye geri getirmek için kampanya düzenledi ve bir kitap yazdı. Karun Hazinesi, Yorgun Herkül gibi eserlerin iadesine katkı yapan gazeteci- yazar Özgen Acar ise yurtdışındaki galeri ve sergilerin korkulu rüyâsı haline geldi. Dünyanın yedi harikasından biri olarak kabul edilen Mausoleum'un yapımına Karya Satrabı Mausolos tarafından M.Ö. 355'te başlanmış. Ölümünden sonra kız kardeşi ve aynı zamanda karısı olan Artemissia yapımına devam etmiş. Mausoleum, 24 basamaklı bir piramidin taçlandırdığı dev bir anıt mezar. İon düzeninde yapılmış eseri 36 sütun süslüyordu ve orijinali 50 metre yüksekliğindeydi. Tepesinde ise 4 atın çektiği bir zafer arabası bulunuyordu. M.S. 13'üncü yüzyıla kadar korunan antik mezar önce bir depremle yıkılmış, daha sonra taşları Bodrum Kalesi'nin yapımında kullanılmış. Ayrıca bu mezara ait birçok kabartma ve heykel 1857'de İngilizler tarafından British Museum'a götürülmüş. Bu yüzden bu anıta ait eserlerin çoğu British Museum'da, kalıntıları ise Bodrum'da bulunuyor. 10 yıl önce Bodrum'da büro açan avukat Remzi Kazmaz, Mausoleum'un son kalıntılarını gördüğünde içi parçalanmış ve o an Mausoleum'u önce kendi ülkesinde tanıtmaya, daha sonra onu ait olduğu yere geri getirmek için uğraşmaya karar vermiş.

İKİ FİLM, İKİ KEZ KAMPANYA
Mausoleum'a dikkat çekmek için iki film yapan, iki kez imza kampanyası düzenleyen, son olarak da bir aşk romanı yazan Kazmaz, mücadelesini şöyle anlatıyor: "Bodrum'un denizi, kumu, güneşi güzel ama. Aslında masalımsı bir kent, antik bir kent. Mausoleum'u hep duyardım. Yerine gidip gördüğümde çok üzüldüm. Mausoleum'u bölgedeki insanlara ve turistlere tanıtmak için 6 dakikalık bir kısa film yaptım. Mausoleum'un kalıntılarının olduğu yerde o filmi gösterdik. Ayrıca, Bodrum'un antik yanını öne çıkarmak için 50 dakikalık bir film hazırladım. Daha sonra Mausoleum'un geri getirilmesi için bir imza kampanyası düzenledim." Hukuki mücadeleye de girişeceğini söyleyen Kazmaz, İngiltere'nin de dikkatini çekti. İngiltere'nin Ankara Büyükelçisi David Reddaway, Kazmaz'a bir mektup yazarak, sözkonusu eserlerin, 1846, 1857 ve 1859'da İngiltere'ye tanınan imtiyazlar ve alanda kazı yapmaya ve çıkarmaya yönelik izinleri düzenleyen fermanlar ile Bodrum Kalesi'nden British Museum'a taşındığını belirtti.

KRALİÇE'YE MEKTUP

Remzi Kazmaz, konuyla ilgili Kraliçe 2. Elizabeth'e de mektup yazdı. British Museum'daki eserleri geri getirmek için başlattığı sivil inisiyatifin yurt içinde ve yurt dışında ses getirdiğini belirten Kazmaz, "Bu eserin Türkiye'den gittiğini bilmeyen birçok kişi bunu öğrendi. Yılbaşına kadar bekleyeceğiz. Önümüzdeki yıl AİHM'de dava açmayı düşünüyoruz" dedi. Türkiye'nin yurtdışındaki eserlerinin peşine düşen diğer bir isim de gazeteci Özgen Acar. "Tarih yerinde güzeldir" diyen Acar, Elmalı Definesi, Perge Çelenkli Lahidi, Dionysos heykelinin Türkiye'ye getirilmesine katkı yaptı. Son olarak Hattuşaş Sfenksi ve Yorgun Herkül heykelinin geri getirilmesinde de önemli rol oynadı. 1990'da New York'ta görev yaptığı zaman ABD'li bir çiftin müzede sergilenen özel koleksiyonunu görmeye giden Acar, bu koleksiyonda yer alan, sadece belden yukarısı bulunan bir heykeli tanır gibi oldu. Heykelin etrafında dolaşıp Türkiye ile bir bağlantısını keşfetmeye çalışan Acar, bir süre sonra şüphe çekti. Acar heykelin etrafında, güvenlik görevlileri de Acar'ın etrafında daireler çizmeye başladı. Serginin katalogunda eseri gösteren sayfayı Antalya Müzesi Müdürü Kayhan Dörtlü'ye gönderen Acar, gelişmeleri şöyle anlattı: "Türkiye'de 95 müze varken doğrudan oraya gönderdim. Çünkü belleğim heykelin Antalya Müzesi ile bağlantılı olduğunu söylüyordu. Kayhan Dörtlü, bu heykelin, alt tarafı müzede bulunan Yorgun Herkül heykelinin üst kısmı olduğunu söyledi." Daha sonra Perge Kazısı Başkanı Prof. Jale İnan'a durumu anlatan Özgen Acar, heykelin onun girişimleri sayesinde 21 yıl sonra geri getirildiğini belirtti.

MÜZEDE İSTENMEYEN ADAM
Özgen Acar, sıkı takipçiliği yüzünden yurtdışındaki galerilerin kara listesine girmiş. Yurt dışındaki müzelerde gezerken yaşadıklarını şöyle anlatıyor: "New York'ta bir galeride açılış kokteyli düzenlemişlerdi. Halkla ilişkilerini yapanlar bana da davetiye göndermişti. Orada yanıma gelip 'Lütfen burayı terk edin' dediler. Bir başka galeride de eserlere bakarken kendimi tanıtıp kartımı verdim. Hemen güvenlikçi çağrıldı. Ceketimi enseden tutup dışarı attılar. Bir tekme atmadıkları kaldı. 5 yıl önce Amerikan müze yöneticileri, özel koleksiyoncular, antika galerileri bu geri dönüş akımını durdurmak için Florida'da bir toplantı yaptılar. Toplantıyı açan müzenin hukuk danışmanı konuşmasına "Bir Türk gazetecinin başlattığı geri alma olayı karşısında ne gibi önlemler almalıyız?" sözleri ile başlamıştı. 3 gün sempozyum yaptılar, hatta bununla ilgili bir de kitap yayımladılar."

- BİTTİ -

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.