X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Çocuklarını icra yoluyla görüyorlar
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Çocuklarını icra yoluyla görüyorlar

  • Giriş Tarihi: 21.10.2013

Velayeti annelerinde olan çocuklarını görmek için her ay iki kez icraya başvuran babalar, İzmir'de Boşanmış Mağdur Babalar Derneği ile haklarını arıyor. Derneğe bugüne dek 22 bin kişi başvurdu

İzmir'de velayeti boşandıkları eşlerine verilen evlatlarını icra yoluyla görebilmek için, her ay yaklaşık 600 lira para ödemek zorunda kalan babalar, Boşanmış Mağdur Babalar Derneği ile haklarını aramaya çalışıyor. Derneğin Onursal Başkanı Süleyman Geyik, boşanmanın ardından asıl mağduriyeti çocuğun yaşadığını, her ne kadar babalardan oluşan bir dernek olsalar da üyeleri arasında mağdur olan annelerin de bulunduğunu ifade ediyor. Boşanma aşamasında annelerin genelde mahkeme kararlarına uymadığını belirten Geyik, "Babalar çocuklarını görebilmek için icraya para yatırıyor. Çocuğunu almaya icra memuru, polis ve pedagog dahil 5-6 kişiyle gidiyor" diye konuşuyor.

'ÇOCUĞA PSİKOLOJİK ŞİDDET'
Bu durumun, en çok çocuğu rencide ettiğini belirten Geyik, şunları söylüyor: "Çocuğun gözünde babası idoldür. Her zaman güçlü, örnek alınacak biridir. Ama bir bakıyor ki babası çaresiz bir şekilde 5-6 kişiyle geliyor ve psikolojisi bozuluyor. Ayrıca ayda bu kadar para bulamayan babalar da evlatlarını göremiyor. İcra yoluyla ziyaret, çocuğa psikolojik şiddettir." Dernek Başkanı Muhammet Özen ise sorunun, 6284 sayılı Aile İçi Şiddetin Önlenmesi Yasası'ndan kaynaklandığını ve Türkiye'de binlerce babanın mağdur olduğunu ifade ederek, yaklaşık 22 bin kişinin kendileriyle irtibat halinde olduğunu belirtiyor. Üyeleri arasında delil olmadığı halde eski eşinin beyanıyla tecavüz suçundan 14 yıl hapis cezası alan bir kişinin de bulunduğunu kaydeden Özen, kendisinin de çocuğunu 11 yıldır doğru dürüst göremediğini belirtiyor: "Ben öğretmenim. Devlet 4 bin öğrenciyi bana emanet etmiş. Ancak kendi çocuğumun okuluna yaklaşamıyorum. Dikkat edin, kadın cinayetleri genelde boşanma sürecinde işleniyor. Şiddete tamamen karşıyız ancak kadına şiddetin önlenmesi isteniyorsa, erkeğe uygulanan hukuksal şiddetin de önlenmesi gerekir."

'YABANCILAŞTIRMA SENDROMU'

Derneğin avukatı Yasemin Öztürk de mevcut yasalarda eşitliğin gözetildiğini, ancak uygulamada problem yaşandığını, hakim ve savcıların kadına pozitif yaklaşıp erkeğe önyargıyla baktığını öne sürüyor. 6284 sayılı yasada "delil aranmaksızın" diye bir ibarenin bulunduğunu ve kadının beyanını esas aldığını ifade eden Öztürk, "Bunun iptali için başvuru yapıldı ancak henüz sonuç alınamadı. Bu hak kötüye kullanılabiliyor" diye konuşuyor. Nafakayla ilgili de hakkın kötüye kullanılmasının söz konusu olabildiğine işaret eden Öztürk, şöyle devam ediyor: "Boşanma kararında velayet bir tarafa verilse de diğer tarafın da çocuğuyla ilişki kurma, bağını sürdürme hakkı vardır. Bu hak engelleniyor. Velayeti elinde tutan taraf etki kurarak, çocukta babaya karşı 'yabancılaştırma sendromu' yaratıyor, çocuk babayı istememeye başlıyor."

'DELİL ARANMAKSIZIN'

8 ve 11 yaşındaki çocuklarını bir yıldır göremeyen emekli öğretmen Bahadır Üney (üstte) "Çocuğun bir kanadı anneyse, diğeri babadır" diyor. Derneğin Onursal Başkanı Süleyman Geyik ve avukatı Yasemin Öztürk yasanın "delil aranmaksızın" kadından yana olduğunu söylüyor.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.