X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Levrek aşkına
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Levrek aşkına

  • Giriş Tarihi: 15.11.2013 11:47 Güncelleme Tarihi: 15.11.2013 11:49

Duygu Leloğlu
Fotoğraflar: Serkan Şentürk

Rumeli Hisarüstü'nde, otobüs durağını geçiyorsunuz, soldaki köşede küçük bir lokanta gözünüze takılıyor. Naz ve Zeynel Sezgün çiftinin işlettiği İspendek lokantası, lezzetin son durağı. Bu lokantayı diğerlerinden ayıran en önemli özelliği, lokanta sahibi tarafından tutulan balığı müşterilerine sunan şehrin tek mekanı olmasında yatıyor. İstanbul'da bu konseptte ikinci bir lokanta yok.

Zıpkınla balıkavı, nefesli dalış ve derin dalış eğitimlerini aynı anda verebilen Türkiye'deki tek eğitmen olan Zeynel, her iki-üç günde bir dalışa gidiyor. Sabahın altısında, gün henüz ağarırken, zıpkınını, balık adam kıyafetini hazırlıyor, yollara düşüyor. Kurallar ve limitler dahilinde, zamana ve koşullara göre her yerde avlanıyor. Naz ise kocasının "aşkla, ikna edip, getirdiği balıkları" özenle müşterisine sunuyor.

LEVREĞİN PEŞİNDE BİR HAYAT

Bu mekana adını veren levrek, lokantanın favori balığı. Zira Zeynel'in levrek balığını yıllarca yakalayamamış olması, levreğe tutkuyla bağlanmasına neden olmuş. Zeynel 70'li yıllarda dalmaya başladığında, Rumelihisar'ında dalış yaptığı noktalarda hep bu balığı görüyor. O dönem adını bilmediği bu hareketli balığı, o zamanın teknolojileri, bilgi ve becerisiyle bir türlü avlayamıyor. Sonra bir gün uluslararası kariyerinin başlangıcında, Bulgar dalgıçlarla ikili temas yarışmasına katılıyor. Bu yarışma için onu, hayatında ilk defa İstanbul Boğazı'nın dışına çıkarak, Marmara Ereğlisi'ne götürüyorlar.

Hiç bilmediği bir noktada dalarken, yine karşısına levrek sürüsü çıkıyor ama yine hiçbir balığı avlayamıyor. Levrek o günden sonra onda adeta bir takıntı haline geliyor. Aradan geçen yıllarda levrek balığını o kadar iyi analiz ediyor ki, onun üzerine neredeyse tez yazabilecek noktaya geliyor. Örneğin ilkbahar ve sonbahar aylarında, bir tane dişi balığın peşine yüzlerce erkek levreğin düştüğü üreme dönemlerini uzun saatler izleme şansını yakalıyor. Bazı avcılık yöntemlerini de levrek balıklarının kendi avlama taktiklerini izleyerek öğreniyor. Böylece onda zamanla oluşan bu levrek tutkusu nedeniyle, lokantasının adını, levrek balığının ilk evresi olan "ispendek" adından başlayarak kurgulamaya karar veriyor.

Bu enerjisi yüksek lokantaya gelebilmek için telefonla arayarak ön rezervasyon yaptırmak şart. Lokanta sahipleri, günlük kaç tane balık gelmişse, öncelik sırasına göre, o listedeki müşterilere telefon açarak, o günün balığını haber veriyorlar. Kim gelmek istiyorsa, o akşam İspendek'e ona göre masalar ayrılıyor. O akşam o gün tutulan balığın hikayesi anlatılıyor. Varsa, balığın nasıl vurulduğunu gösteren videosu seyrettiriliyor. Müşteri bir taraftan balığını yerken, aynı zamanda hiçbir balıkçıdan alamayacağı bilgileri de öğreniyor.

BALIK USTASI AĞRILI

İspendek'in balık ustası Özer, hayatında hiç et pişirmemiş olan Ağrılı bir şef. Soya uskumru, pazılı levrek dolması, balık pastırması, fener kavurma, ispendek lokma, lokantada kesinlikle yenmesi gereken lezzetler. Tüm mezeler her gün değişiyor. Ayrıca yoğurtlu patlıcan ve Naz'ın kendi adını verdiği sulu Naz salatası, kocasının tuttuğu ve Ağrılı ustanın ellerinden geçen balıkların lezzetiyle yarışıyor. Lezzetin son durağında son olarak sizi volkanik tatlı ya da dondurmalı irmik helvası bekliyor.

Adres: Nisbetiye Cad. No:151
Rumelihisarüstü, Etiler
Tel: (0212) 287 23 10
Saat: Pazartesi hariç 11:00-02:00
Ortam üç
Lezzet dört
Hizmet dört