X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kanayan yara: Çocuk gelinler
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kanayan yara: Çocuk gelinler

  • Giriş Tarihi: 16.1.2014

Türkiye'de, 2001-2012 arası 15 yaş altında 17 bin çocuğun anne olduğu belirlendi. Daha çocukluğunu yaşayamadan 3-4 çocuk sahibi olan çocuklar gelin, eş ve anneliğin ağırlığı altında eziliyor

Türkiye'de oyun oynama çağında evlendirilen ve ardından çocuk sahibi olan çocuk gelin sayısında her geçen yıl azalma olmasına rağmen, sorun hâlâ varlığını sürdürüyor. Siirt'in Pervari ilçesinde 12 yaşında evlendirilen, 13'ünde anne olan ve evinde silahla vurulmuş halde bulunan 14 yaşındaki Kader Erten'in ölümünden sonra "çocuk gelin" ve "çocuk anne" sorunu tekrar gündeme geldi. Yaşıtları gibi okulda olmaları gereken ancak kimi berdelle kimi görücü usulüyle evlendirilen çocuklar, oyun çağında anne oluyor. Çoğu zaman 15 yaşına girmeden anne olan çocuklar, oyuncak bebekle oynayacakları dönemde kucaklarına dünyaya getirdikleri bebeklerini alıyor. Çocukluk çağında evlendirilen ve 18 yaşına gelmeden 3-4 çocuk sahibi olan çocuklar gelin, eş ve anne olmanın ağırlığı altında eziliyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Diyarbakır Bölge Müdürlüğü'nden alınan verilere göre, Türkiye'de 2001-2012 arasında 15 yaş altında olan 17 bin 648 çocuk, anne oldu. Bunlardan 4 bin 312'si Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki çocuklardan oluştu. Aynı tarihlerde Diyarbakır'da bin 131, Şanlıurfa'da ise 940 çocuk doğum yaparak anneliğe adım attı. Türkiye'de 15-17 yaş arasında 412 bin 923 genç kız anne oldu. Bunların 242 bin 836'sı Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki genç kızlardan oluştu. 2008-2012 arasında ise 16-19 yaş grubunda 695 bin 782 genç kız resmi nikâhla evlendi.

İDEAL DOĞUM YAŞI 25-30
Dicle Üniversitesi (DÜ) Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Yalınkaya, bölgede zaman zaman 13-14 yaşındaki çocuk annelerle karşılaştıklarını, 15-17 yaşlarındaki çocuk annelere ise daha çok tanık olduklarını söyledi. Bu yaşlardaki hamileliklerde çocuk daha gelişimini tamamlamadığı için biyolojik, fizyolojik ve anatomik olarak olumsuz etkiler görüldüğünü kaydeden Prof. Dr. Yalınkaya, "Ne yapacaklarını, ne zaman, nasıl davranacaklarını bilmiyorlar. Daha hayatı anlamıyorlar ve yaşama dair tecrübe ve deneyimleri yok. O nedenle sıkıntı çekiyorlar. Hamilelik döneminde gebelik zehirlenmesi gibi komplikasyonlar daha fazla çıkıyor" dedi. En sağlıklı doğum yaşının 25-30 yaş arası olduğuna dikkati çeken Yalınkaya, 20 yaşından önce ve 30 yaşından sonra yaşanan gebeliklerde sorunlar yaşanabildiğini belirtti. "Çocuk yaşta evliliklerde annenin gelişimi henüz tamamlanmadığı için hamilelik döneminde ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Bu çocukları aileleri yaşı küçük olduğu için adli sorun yaşanmasın diye hastaneye götürmeye çekiniyor olabilir. Bu yaşlarda evde doğum yapmaları daha riskli oluyor" diyen Yalınkaya, küçük yaşlarda hamileliğin sakıncalı olduğunu vurguladı.

300 KADINA YÖNELİK

DÜ Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Remzi Oto ise erken yaşta evliliğin toplumsal ve sosyal bir dram olduğunu, çocuk yaşta evlendirilen çocukların büyük sorunlar yaşadığını söyledi. Diyarbakır'da erken yaşta evliliğin birçok örneğinin bulunduğunu, bu kapsamda erken yaşta evlenen 300 kadına yönelik bir araştırma yaptıklarını ifade eden Oto, her birinin dramının farklı ve acı olduğunu belirtti. Oto, erken yaşta evlendirilen çocukların ömür boyu süren psikolojik rahatsızlıklar yaşadıklarını kaydetti.

ÖZEL TELEFON HATTI ÖNERİSİ
Oto, araştırmalarında 40-45 yaş grubundaki kadınlarla da görüştüklerini anlatarak, şöyle konuştu: "Onlar da hâlâ evlendikleri dönemi hatırladıklarında titreyip, ağlıyorlardı. Psikiyatrik tedavi görenler vardı. Birçok psikiyatrik hastalık dışında başka hastalıklar da yaşıyorlardı. Aileleri tarafından istismar edilen çocuklardı. Bu tümüyle ailenin çocuklarını istismar ettiği bir süreçtir. Özellikle 15 yaş altındaki evlilikler çok ciddi sorunlar yaratıyor. Bunun mutlaka önlenmesi lazım. Yasalar, yaptırımlar çocuk yaşta evliliklerin engellenmesi için çok uygun değil. Daha ağır yaptırımların gelmesi lazım. Bu sorun yoksul semtlerde daha çok yaşanıyor. Mutlaka ailelere yönelik bir duyarlılık geliştirilmesi gerekiyor. Sadece çocuk gelinlere yönelik bir telefon hattı olması lazım. Erken yaşta evlendirilen bu çocukların ulaşabilecekleri bir mercinin olması gerekiyor. Kız çocukları okuldan ayrılıyorsa, öğretmenlerinin bunu araştırması lazım. Basit birkaç adım belki bu sorunu çözemez, ancak azaltabilir." AA

HÜKÜMETTEN ÖNLEM
Hükümet, çocuk gelinler, şiddet mağduru çocuklar ve suça sürüklenen çocuklara yönelik çarpıcı önlemler paketine start vermeye hazırlanıyor. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı'nın öncülüğünde Türkiye'nin ilk "Çocuk Bilgi Merkezi" kurulacak. Merkezde, 18 yaş altında olan ve göç, yoksulluk, okula gitmeme, daha önce şiddete uğrama gibi nedenlerle "risk" taşıdığı tespit edilen çocukların, bilgileri tutulacak. Sürekli güncellenecek bilgiler doğrultusunda, çocukların gelişimleri izlenecek. Sistemin alt yapısı bu yıl tamamlanacak, 2015'te ise hizmete girecek. Ayrıca Aile Bakanlığı bünyesinde oluşturulacak Çocuk Bilgi Merkezi ile paralel olarak MEB, her okulda bir "sosyal hizmet birimi" kuracak.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.