X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Yüz naklinden daha sağlıklı ve riski yok
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Yüz naklinden daha sağlıklı ve riski yok

  • Giriş Tarihi: 23.2.2014

Bebekken yanan Asiye'ye kendi dokularıyla yeni yüz yapan Prof. Dr. Mehmet Mutaf, "Yüz naklinde kanser riski var. Yöntemimiz daha sağlıklı" dedi. 41 yaşındaki Asiye Engiz ise ilk kez makyaj yaptı

Gaziantep'te bebekken yanan yüzüne, kendi dokusundan yeni yüz yapılan Asiye Engiz, çok mutlu. Operasyonu yapan Prof. Dr. Mehmet Mutaf "Asiye ilk kez makyaj yaptı. Ameliyat izleri geçince daha da güzel olacak. Dünyada ilk kez uyguladığımız bu yöntem, yüz nakillerdeki gibi risk taşımıyor ve sorunsuz" dedi. Gaziantep'te 41 yaşındaki Asiye Eengiz'in bebekken tamamen yanan yüzüne, kendi vücudundan alınan dokuları kullanarak yeni bir yüz yapan ekibin başındaki Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Mutaf SABAH'a konuştu. Asiye Engiz'in 14 ayda yaptıkları 4 ameliyatla bu hale geldiğini söyleyen Prof. Mutaf, "İlk kez makyaj yaptı. Her genç kızın hayallerini gerçeğe dönüştürmek istiyor. Ameliyat izleri geçince daha da güzel olacak" dedi. Asiye Cengiz'in burnu dahil alın ve yüz bölgesindeki bütün yumuşak dokuyu kaybetmiş şekilde kendilerine geldiğini anlatan Prof. Dr. Mutaf, "Burun yapılabilmesi için kullanılabilecek alın bölgesi dahil tüm yüz yanıktan etkilenmişti ve yüzün tamamı için yeni bir deri örtüsü gerekiyordu. Klasik yöntemler yeterli olmadığı için, yıllar içinde oluşan bilimsel birikim ve tecrübelerimizin ışığında yeni cerrahi yöntem uygulamaya karar verdik" dedi.

BİR İLKİ GERÇEKLEŞTİRDİK

Asiye Engiz'in kendi kıkırdak ve kemiğiyle yapılan 3 boyutlu bir iskelet çatı oluşturduklarını anlatan Mutaf, "Ön koldan damarlarıyla birlikte aldığımız zarımsı yapıyı, mikro cerrahi tekniğiyle yüz bölgesine taşıdık. Ardından boyunda doku genişletme yöntemiyle elde ettiğimiz tam kalınlıklı deri örtüsü ile kapladık. Bu sayede normal yüz derisi gibi yumuşak, pürüzsüz, ince ve iyi kanlanan bir örtü elde ettik. Deri altına da karın bölgesinden alınan yağ dokusunu yerleştirip yüzde normale yakın bir form ve dolgunluk sağladık. Yüzüne normal bir ifade kazandırmak için saçlı deriden alınan kıl kökleriyle kaş nakli de yaptık. Boyundan elde edilen deri renk, esneklik ve diğer özellikler itibarıyla yüzle mükemmel bir uyum sağlar. Başarılı sonuçların bir sebebi de budur. Operasyon dünyada bir ilktir ve birçok hasta için yüz nakli ihtiyacını ortada kaldıracak bir alternatif olabilir. Asiye bu yeni tekniğin kullandığımız ilk 2 vakadan birisi. Yöntemi başka hastalarımızda da uygulanmaya başladık" dedi.

NAKİL KANSER RİSKİ TAŞIYOR

Yüz naklinin, normale yakın bir yüz sağlamak için hastanın genel sağlığını ciddi olarak bozan ve hastayı yaşam boyu ciddi risk altında bırakan ağır bir girişim olduğunu öne süren Mutaf şöyle konuştu: "Yüz nakline karar vermek için çok iyi düşünmek gerekir ve kesinlikle estetik amaçlı olarak görülmemelidir. Çünkü toplumda anlaşıldığı gibi masum bir deri değişim ameliyatı değildir. Yüz nakli ameliyatı sonrası doku reddini önlemek için vücudun bağışıklık sistemini baskılayacak ilaçlar kullanılması gerekiyor. Hastanın ömür boyu kullanması gereken bu ilaçların bilinen yan etkileri ise kanser gelişimine yol açıyor. Benzeri ilaçları daha düşük dozlarda kullanan böbrek nakli hastalarında bile ilk 5 yılda yüzde 51 oranında kanser gelişebildiğine dair yayınlar var. Yüzünde birazcık izi olan insanların yüz nakli beklentisi içinde olması ya da yüz nakli adayı olarak değerlendirilmeleri ürkütücü. Bulduğumuz yeni yöntem, yüz nakillerdeki gibi risk taşımıyor ve sorunsuz. Kamuoyu ile paylaşılmamızdaki temel amacımız da; insanlara yüz nakli dışında kendi dokularının kullanımıyla normale yakın bir yüz yapılmasının mümkün olduğunu göstermektir."

TAM 40 YIL BEKLEDİ

Bu fotoğraf için 40 yıl bekleyen Asiye Engiz ise "Görüntüm insanları rahatsız ettiği için okula gidemedim. Evlenip yuva kurma ya da bir işte çalışmanın hayalini bile kuramadım. Yaşamımın büyük bölümü evde dört duvar arasında geçti. Toplum beni dışladığı için halen konuşurken insanların yüzüne bakamıyorum. Artık insanların yüzüne rahat rahat bakabileceğim. Bu büyük bir mutluluk" dedi.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.