X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Referansları ölüm
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Referansları ölüm

İstanbul'da 10 işçiye mezar olan rezidans inşaatının iş güvenliğini sağlayan firmanın referansları arasında, Soma Holding de bulunuyor. Bazı işçilerse asansörün sık sık arızalandığını, asansörü yavaşlatacak paraşüt sisteminin de çalışmadığını ileri sürdü

İstanbul Mecidiyeköy'deki rezidans inşaatında 10 işçinin öldüğü asansör faciasının altından çok çarpıcı bir detay çıktı. Rezidans inşaatının iş sağlığı ve güvenliği denetimlerini yapan "Nitelikli Cevaplar Akademisi İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitim Çevre Mühendisliği ve Danışmanlık Hizmetleri A.Ş." (NCA) adlı firmanın, 301 madencinin yaşamını yitirdiği ocağı işleten Soma Holding'le de çalıştığı belirlendi. Soma Holding'in de denetçisi olan NCA, bu bilgiyi internet sitesindeki "referanslar" kısmına koydu. Ancak şirket, facianın ardından apar topar internet sitesindeki referanslar kısmını kapattı.

KAÇAK GÖKDELENDE DE ADI VAR

Merkezi İstanbul Gayrettepe'deki firmanın yönetim kurulunda başkan olarak Aykut Aksu, Yardımcısı Aydın Dinç ve imza yetkili üye olarak Eyüp Cüneyt yer alıyor. İnternet sitesindeki referanslar kısmında, Torunlar Grubu'nun yanı sıra "Soma Grubu" logosuna da yer veren firma, ayrıca Soma Holding'in sahibi Alp Gürkan'a ait ve SABAH'ın büyük kısmının kaçak olduğunu belgelediği Maslak'taki Spine Tower adlı gökdelenin denetçiliğini yaptığını da web sitesinden duyuruyor. Öte yandan ismini vermek istemeyen çok sayıda işçi, 10 işçinin ölümüne neden olan asansörün bir süredir bozuk olduğunu, sürekli sallandığını ve arızayı gösteren kırmızı ışığın da yandığını öne sürdü. Bir diğer iddiaya göre de asansörün altındaki "paraşüt" adı verilen sistem kaza sırasında devreye girmedi. Oysa asansörü duvara sıkıştırıp paraşütü açan sistem düşmenin şiddetini en aza indiriyordu.

OKUL MASRAFLARINI ÇIKARIYORDU

Aralarında iş sağlığı ve güvenliği denetim elemanları ile kısım sorumlularının da bulunduğu 9 kişi, faciayla kusurları bulunduğu iddiasıyla gözaltına alındı. 9 kişi daha sonra serbest bırakıldı. İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu şantiyeye gelerek incelemelerde bulundu. Vali Mutlu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'i de şantiyede bilgilendirdi. Aileler, gözyaşları içinde Adli Tıp Kurumu'ndan faciada can veren yakınlarının cenazelerini alırken, talihsiz işçilerin dram dolu hikâyeleri ise yürek burkuyor. Ölüm asansöründe yaşamını yitiren Hıdır Ali Genç, Tunceli Üniversitesi öğrencisiydi. Ailesinin okul masraflarını karşılayacak durumu olmadığı için 3 ay önce inşaatta asansör görevlisi olarak işe girdi. Üniversite harçlığını karşılamak isterken hayatını kaybeden Genç'in cenazesi Tunceli'ye götürüldü. İsmail Sarıtaş ise 14 yaşında astım hastası bir kız babasıydı. Sarıtaş 2 ay önce en büyük hayalini gerçekleştirip bankadan çektiği kredi ile ev satın aldı. Ancak evinde bir ay bile oturmak nasip olmadı.

KIZININ DOĞUMUNU GÖREMEDİ

Akrabası Cengiz Tatoğlu ile birlikte Giresun'dan gelerek Beykoz'da ev tutan Murat Usta, 4 ay sonra doğacak kızının hayalini kuruyordu. Cengiz Tatoğlu da 2 çocuk babasıydı. Cenazeleri toprağa verilmek üzere Giresun'a gönderildi. Bu arada şantiye önünde gösteri yapmak isteyen gruplara polis müdahale etti. CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, müdahalede bulunan TOMA'nın üzerine çıkarak aracı durdurdu. 9 Nisan'da aynı inşatta meydana gelen iş kazasında da dershane parasını biriktirmek için Van'dan geldiği öğrenilen 19 yaşındaki Erdoğan Polat, vinçten düşerek hayatını kaybetmişti. İnşaat alanında 23 Ağustos'ta ise yangın çıkmıştı.

KARDEŞLERE MEZAR OLDU
Bartın'da yaşayan 6 çocuk babası Mithat Kara, oğulları Tahir, Ferdi, Murat ve Tamer'le birlikte rezidans inşaatında 3 ay önce çalışmaya başladı. Alçı işleri yapan Mithat Kara'nın tek hayali oğulları ile birlikte çalışıp Bartın'da bir ev almaktı. Ama kader buna izin vermedi. Mithat Kara'nın yemek çağrısına oğulları Tahir ve Ferdi "Hayır daha işimiz bitmedi" yanıtını verdi. Babalarının "Bırakın yarın yaparsınız" sözlerine rağmen asansöre çıkan 2 kardeş feci kazada can verdi. Acılı baba Mithat Kara, "Allahım bana sabır ver, 6 çocuğumun 2'si gitti, buna yürek dayanmaz. 2 selvi boylum gitti" diye feryat etti. Yakınlarının ilk anda acı haberi veremediği, Bartın'dan gelen anne Arzu Kara ise "Çocuklarımın düştüğünü ve ayaklarının kırıldığını söylediniz. Ama ölmüşler yavrularım benim. Bu acıya nasıl dayanırım" diye gözyaşı döktü.

KABİNE GÜNDEMİNDE
Başbakan Ahmet Davutoğlu, asansör faciasıyla ilgili şunları söyledi: "Hem adli hem idari soruşturma başlatılmıştır. Olayın oluş şekli, varsa ihmal veya başka sebepler derinlemesine araştırılacak." "Yaşamını yitiren işçiler bizim için şehit hükmündedir" diyen Başbakan, olayın Bakanlar Kurulu toplantısında 2 boyutu ile değerlendirileceğini vurgulayarak, "Birinci boyut bu olayla ilgili hiçbir hususun karanlıkta kalmaması. 2'nci boyut ise iş güvenliği konusunda bu olayın da ötesinde genel olarak alınması gereken tedbirler" dedi. Davutoğlu, ölen işçilerin aileleri için her türlü adımın atılacağını da vurguladı.

TORUN: O ASANSÖRE BEN DE BİNDİM
Torunlar Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO) Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Aziz Torun, şeffaf ve kurumsal bir şirket olduklarını belirterek, "Parmak iziyle şantiye alanına giriliyor. Bu nedenle herhangi bir sigortasız çalışan söz konusu değil. Biz, bu konunun sonu kadar takipçisi olacağız. Kesinlikle böyle bir sorumsuzluğu şirketimize mal etmelerine müsaade etmeyeceğiz" dedi. Şantiyedeki hafta içi çalışmaların saat 23.00'e kadar devam ettiğini, hafta sonu ise 18.00'den itibaren çalışmaların sona erdiğini vurgulayan Torun, 2 bin 700 kilo ağırlık taşıma kapasiteli ve 28 kişi taşıyabilen asansörün sürekli bozuk olduğu iddiasına ise şu yanıtı verdi: "Tamamen yalan. Bu asansörü kiralamış olan firmanın 2 elemanı sabahtan akşama kadar sahada bulunuyor. 10 gün evvel ben de o asansöre bindim" yanıtını verdi. 16 saat iş güvenliği eğitimi almadan hiç kimsenin şantiyeye giremeyeceğini, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın gerekli tüm denetimleri yaptığını vurgulayan Torun, şantiyede 9 Nisan'da bir işçinin ölümü ile sonuçlanan kaza ve 23 Ağustos'taki yangınla ilgili soruya ise "1500 civarında işçi çalışan bir şantiyede ne kadar eğitim de verilse, bazı çalışanların aynı hassasiyeti göstermediği bir vakadır" yanıtını verdi. Şirketten yapılan açıklamada ise hayatını kaybedenlerin ailelerine "sahip çıkmak" için gerekli adımların atılacağı söylendi.

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan SABAH veya sabah.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.