YAZARA MAİL GÖNDER Piyasanın görünmez eli ölüme 'dur' diyebilir mi?

YAZARLAR

Ayrıntılı açıklamalara girmeden basitçe ifade edeyim: Özgürlükçüyüm ama (öyle olduğumu iddia edenler bulunsa da) liberal değilim.
Çünkü liberalizm, sorunların nihayetinde arz ve talebe dayalı piyasa mekanizması içinde çözüleceğini söyler.
Kömür madenlerini ele aldığımızda... İşçiler, daha güvenli kömür madenlerinde çalışmayı tercih edecek... Böylece iş güvenliğine önem vermeyen firmalar, madene sokacak emekçi bulamayarak, sektörü terk edecektir.
Halbuki gerçeğin bu olmadığını hepimiz biliyoruz: Piyasayı düzenleyen görünmez el, bir noktaya kadar etkili oluyor. Patronlar çoğu kez aralarında anlaşarak, kısa vadeli çıkarlarına uygun bir düzen kurarlar.

Tuzla örneği
Benzeri bir durumu Tuzla'daki tersanelerde görmedik mi? İşçiler ölüp durdu ama patronlar ve üst düzey yöneticiler topu hep başkalarına atarak, güvenlik konusunda ciddi tedbirler almadılar.
Peki, nasıl oldu da son zamanlarda Tuzla'daki ölümlerde kayda değer bir düşüş meydana geldi?
Çünkü Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı konuya el attı:
1) Patronlara, üst düzey yöneticilere ve mühendislere eğitimler verildi.
2) Denetimler ciddi hale geldi.
3) Can yakan para cezaları kesildi.
Böylece yıllarca işçi ölümlerini umursamayan şirketler, pabucun pahalı olduğunu görerek, kendilerine çekidüzen verdi.
Piyasanın görünmez elinin düzen sağlayacağı iddiası doğru bile olsa... Yine de çok önemli bir sorun var: O düzen ne zaman sağlanacak? Tuzla'daki tersaneleri kendi haline bıraksaydık... Belki 10 yıl sonra liberal teorinin sözünü ettiği olumlu noktaya gelecektik. Ancak o 10 yıl içinde işçiler ölmeye devam edecekti.
Halbuki devlet müdahalesi sayesinde; yüzlerce, belki binlerce can kurtarılmış oldu.

Patron rekabeti sevmez!
Bir başka örnek:
Diyelim ki bir şirket sağlığa aykırı ama insana hemen dokunmayan, etkisi uzun vadede görülecek mallar üretiyor.
Tüketiciler sorunun farkına varıp, daha iyisini aramaya başlayana kadar, yüz binlerce, milyonlarca dandik ürün piyasaya sürülmüş olacak.
Daha da kötüsü ne biliyor musunuz? İyi başlayıp daha sonra kötüye giden şirketler... Nitelikli üretim yapan bir şirket... Kriz döneminde veya kötü yönetildiği için standardını düşürür. Ancak tüketici durumun farkında değildir. O hâlâ aldığı ürünün kaliteli olduğu sanmaktadır. Bu durumda üreticinin "uyanması" çok daha uzun vakit alacaktır.
Bir de şu var: Piyasa sadece tüketici için değil, müstakbel girişimciler için de yıkıcı olabilir. Eski patronlar, rekabeti engellemek için, yeni girişimcilere karşı haysiyetsizce davranabilirler.
Veya piyasada öne geçen bir patron, rakibini yok etmek için olmadık yollara başvurabilir. Ekonomi tarihi böyle örneklerle dolu...
O halde piyasaya tepeden bakacak, denetleyecek, haksız rekabeti engelleyecek bir üst-akla, görünmez elin dışında bir iradeye ihtiyaç vardır. Özetle: Hükümetten kömür gibi sorunlu piyasaları düzenleyecek ve denetleyecek ciddi hamleler bekliyorum.
Not: Bu yazdıklarıma bakarak beni devletçi sanmayın. Bir gün onu da konuşuruz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.