Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Sıkı durun! O isimlerin bir kısmını saymaya başlıyorum: Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, AK Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik, TBMM Başkanı Cemil Çiçek, eski Adalet Bakanı Sadullah Ergin, eski Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, eski Devlet ve Milli Eğitim Bakanı Nimet Baş, eski Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Tarım Bakanı Mehdi Eker, Gümrük Bakanı Hayati Yazıcı, Avrupa Birliği Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Enerji Bakanı Taner Yıldız, Eski Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, eski Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, eski Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış, Siyasi ve Hukuki İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Abdülkadir Aksu, Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Salih Kapusuz, Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel başkan Yardımcısı Hüseyin Tanrıverdi, Sosyal İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Nükhet Hotar, Grup Başkenvekili Nurettin Canikli, Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu...
Bu isimler ve çok daha da fazlası normal tarihi Haziran 2015 olan Genel Seçimler'de aday olamayacak. Niye çünkü 2002, 2007 ve 2011'deki seçimlerde milletvekili olarak parlamentoya girmişlerdi.
Ancak AK Parti'nin tüzüğü diyor ki: Üç kere üst üste seçilen bir üyemiz, tekrar aday olabilmek için en az bir dönem beklemek zorunda. Ki buna parti başkanı da dahil!
Yukarıda saydıklarım üç dönem engeline takılanların sadece bir kısmı. AK Parti'de onlar gibi toplam 70 küsur milletvekili var.
Çok doğaldır ki bu simaları seven var, sevmeyen var; takdir eden var, etmeyen var; "hizmete devam etsin" diyen var; "kâfidir, evine dönsün" diyen var. Bu da çok normal.
Ancak şunu kabul etmeliyiz ki yukarıda saydığım isimler, herhangi bir siyasetçi değil. Başbakan Erdoğan'ın liderliğinde son Türkiye'ye damgalarını vurmuş kişiler.

"Özgül ağırlık" meselesi
Üstelik bazılarının durumu "özel": Bülent Arınç'ın tabiriyle "özgül ağırlığı" olan, yani siyasette belli bir çizgiye sahip, kendilerine has takipçileri olan politikacılar.
Eğer Tayyip Erdoğan, "başbakanlığa devam ediyorum" deseydi, üç dönem kısıtlamasına takılan milletvekilleri de dahil olmak üzere bütün partililer bu kararı saygıyla karşılayarak, tüzüğe, "genel başkan hariç" kuralını koyarlardı.
Ancak artık şartlar farklı: 10 Ağustos günü Başbakan Erdoğan, Cumhurbaşkanı seçilecek. Anayasa değişmediğine göre partisiyle olan bütün yasal bağları son bulacak. AK Parti'liler kendilerine yeni bir başkan seçecekler... Bu başkan da Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından Başbakan olarak görevlendirecek. Dolayısıyla yeni bir dönem, yeni ilişkiler, yeni kadrolar gündeme gelecek.
Tam bu noktada temel bir soru: Haziran 2015'te yapılacak olan Genel Seçimler erkene çekilmek istenirse... Hatta muhalefeti hazırlıksız yakalamak için baskın erken seçim kararı alınırsa... Üç döneme takılan milletvekilleri (hem de başlarında Erdoğan yokken) bu karara "Evet" der mi?
Valla ben kuşkuluyum... Çünkü siyaset bir iddia meselesi. Kimse yarı yolda evine dönmek üzere siyasete atılmıyor...
Üstelik bu yetmiş milletvekilinin (mesela) 2019'da... Yani Erdoğan Başkan olmuşsa veya olma aşamasındaysa... Yeni sistemde ne olacakları, Meclis'e dönüp dönemeyecekleri de belli değil.
Bu ve benzeri olasılıklar, Erdoğan 28 Ağustos günü resmen Cumhurbaşkanı olduktan sonra... Ak Parti'de bazı gerilimler olabileceğini bana düşündürüyor.
Siz ne dersiniz?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER