YAZARA MAİL GÖNDER Türkler bir gün Yunanları keser mi?

YAZARLAR

Selanik Metropoliti Anthimos, bayramı fırsat bilerek tatil yapmak üzere Yunanistan'a akın eden Türk turistlere karşı çıkmış.
Anthimos, "Türklerin turist olarak Selanik'e gelmeleri kasıtlı... Asıl amaçları başka. Yarın öbür gün gelip bizi kesecekler" demiş.
Selanik'i bilmiyorum ancak Alexandropolis (Dedeağaç) ile Selanik arasındaki Tasos (Taşöz) adasının turistik durumundan az çok haberdarım.
Metropolit Bey bu fikirlerini gelsin de oranın esnafına anlatsın. Herhalde adada fazla kalamaz, ilk feribotla Keramoti'ye çıkıp Selanik'in yolunu tutar.
Tasos'ta iki otel biliyorum: Biri 22 odalı. Deniz kenarı filan olmamasına rağmen, bayram sırasında odalarının tamamı, evet tamamı Türklere kiralanmıştı... 40 odalı bir başka otelin ise 25 odasını Türkler kapamıştı.
Biz nasıl ilkokuldan beri Yunan düşmanlığı ile yetiştirildiysek... Yunanlar da Türk düşmanlığı ile yetiştiriliyor.
Bu yüzden şaşkın vaziyetteler. Normal olarak Türkleri istememeleri lazım... Gel gör ki bir yandan orta sınıfın zenginleşmesi... Öte yandan Bodrum, Çeşme, Marmaris gibi turistik bölgelerde fiyatların fahiş hale gelmesi... Türkleri, Yunanistan'a yöneltti. Tabii buna bir de bizimkilerin yeni yerler görme arzusunu da eklemek gerek.

Sorunlar sıfırlansın

Yani otelcisinden lokantacasına, Yunan esnafı gayet memnun... Hele bir de bizimkileri, bazısı gayet kaba olan Rus, Bulgar, Sırp ve Rumen turistlerle kıyasladıklarında, yüzlerinde güller açılıyor.
Adanın merkezi olan Limanes kasabasındaki bir lokantacıyı yakından izledim: "Gel", "Arkadaş", "Komşu", "Balık çok güzel" gibi yedisekiz kelimeyi bir öyle, bir böyle söyleyerek kapının önünden geçen bütün Türkleri "kapıyordu."
Benzerini ancak Kapalıçarşı'da görebileceğiniz, olağanüstü bir pazarlama yeteneği vardı adamın. Kırık dökük İngilizcesiyle biraz daha fazlasını söyledi:
"Yaşım 58... Mayıstan ekime, her sabah beşte kalkarım... Lokantaya taze balık ve taze sebze alırım... Saat on bir sularında buraya dikilirim...
Eşim de mutfakta çalışır... Birbirimizi görmeyiz bile... Gece birde- ikide yatarım... Ertesi sabah yine aynısı..."
Kışın ne yaptığını sorduk: "Eşimle gezeriz" dedi, "Paris'e gideriz, Roma'ya gideriz..." (Bize bunları anlatırken, iki Türk aileyi, üç Rumen güzeli masalara yerleştirdi, kaş göz hareketiyle bizim masaya ekmek ve buz getirtti.)
Selanik Metropoliti turistlerden korkmamalı. Çünkü Yunanları kesmeye niyet eden Türklerin, önce turist olarak gitmeleri gerekmiyor! Gün olur savaş çıkar, gidip keserler ve kesilirler...
(Not: Zaten kesenler, daha önce turist olarak Yunanistan'a gitmiş orta sınıftan insanlar olmaz. Genellikle dünyadan haberi bulunmayan, Türk ve Müslüman olmayan herkesi düşman gören magandalardır katliamı yapan. Eğitimlilere düşen ise katliamı planlama ve kışkırtmadır.) Güzel bir dilekle bitirelim: İnşallah öyle günler hiç olmaz da, Türkler ve Yunanlar, sorunların sıfırlanabileceğini birbirlerine ispat ederler.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.