YAZARA MAİL GÖNDER Eyç-vanbi vizesi

YAZARLAR

ABD eğitim sistemindeki sorunlar hakkında bir video izlemiştim. Konuyu çeşitli alanlardan önemli bilimciler tartışıyordu.
Biri "Her şeye rağmen, bilim ve teknoloji alanında en ileri ülkeyiz" diyecek oldu. Bir başka bilimci, biraz da kızarak atıldı:
"Arkadaşlar, kendimizi kandırmayalım. Eğitim sistemimiz dökülüyor. 'Eyçvanbi' olmasa halimiz haraptır."
Diğerleri "eyçvanbi" sesinin ne anlama geldiğini biran için kavrayamadı. Soru işaretleriyle dolu suratlar, çıkışı yapan bilimciye döndü. O da açıkladı:
H-1b (eyç-vanbi) ABD Göçmenlik ve Vatandaşlık Yasası'yla ilgiliydi. İşveren, özel niteliklere sahip elemanlar için devlete başvuruyor... Devlet de o kişiye H-1b Vizesi veriyordu.
Bu vize sayesinde... ABD'ye okumaya gelmiş başarılı yabancı öğrenciler... Okul bittikten sonra ülkelerine dönmek zorunda kalmıyor... Vatandaş olmadan ama kaçak duruma da düşmeden, ABD'de çalışabiliyorlardı. (Bunların büyük bölümünün daha sonra vatandaşlığa geçtiğini biliyoruz.)
Özetle H-1b Vizesi, beyin göçü dediğimiz sürecin en önemli aşamalarından birini oluşturuyor. ABD eğitim sistemi alarm vermesine rağmen, nitelikli eleman açığı bu vize sayesinde kapatılıyor.

Beyin göçü aynen devam
"O vizenin benzeri bizde de olsun... Paraysa para, laboratuvarsa laboratuvar verelim... Nitelikli beyinler Türkiye'ye de gelsin" diyen dostlar çıkacaktır.
Keşke bu kadar basit olsa... Geçen gün hekim bir arkadaşım anlattı:
Parası bol bir özel üniversitemiz, muhteşem bir biyokimya laboratuvarı kurmuş. Ama öyle böyle değil. En ileri teknolojiye sahip analiz araçlarıyla donatmışlar laboratuvarı. Arkadaş, "Gözlerime inanamadım, rüyada gibiydim" dedi.
Sonra da ne yapmışlar biliyor musunuz? Laboratuvarın başına bir veteriner koymuşlar! (Özel üniversite bunu yaparsa, devlet neler yapmaz? Ki yapıyor!)
Kimse alınmasın. Veterinerleri asla küçümsemiyorum. Ancak genleri filan araştıracak laboratuvarı herhalde o işin uzmanı yönetmeli; değil mi?
ABD'yi taklit edersek... Yabancı eleman gelir gelmesine de... Suriye'den, Kazakistan'dan, Angola'dan filan gelir ancak. Şöyle eli yüzü düzgün bir ülkeden gelmez.
Niye? Çünkü nasıl sadece un ve yağ yetmiyor... Helva yapmak için şeker de gerekiyorsa... O elemanlar bir şey daha arıyor: Demokrasi...

Parayla saadet olmaz

Haklı ya da haksız... Yasaklarla anılan bir ülkeysen, insan hakları her gün çiğneniyorsa... "Onu dedin kabahat, bunu yaptın suç" şeklinde bir ortam varsa...
Adam gelmiyor işte. Gelmiş olan da fırsatını bulduğu an kaçıp gidiyor. Özel becerilere sahip bir kişi, neden kahrımızı çeksin ki?
Prof. Aziz Sancar'dan başka, bilim alanında Nobel kazanan Türkler olur mu? Olur elbette. Hiç kuşkum yok.
Ancak Türkiye'de çalışırken değil... ABD, İngiltere, Almanya gibi bir ülkede çalışırken yapacakları bilimsel katkı nedeniyle alırlar.
Bazıları sanıyor ki... "Zırhlı aracın arkasına terörist cesedi takıp sürüklersek, örgüte destek olanlar korkar..."
Halbuki, görüntülerin ışık hızıyla yayıldığı çağımızda, asıl korkan demokrasiyi tatmış beyinler oluyor: "Bu ülkeye gidilmez" diyorlar. Konu kapanıyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.