YAZARA MAİL GÖNDER Koro başladı

YAZARLAR

Her şeyin başı algı malum... Finansal lobimiz algı yönetiminin müthiş neticesini bir kez daha başarılı bir şekilde aldı. Ama yeter mi, yetmez! Sıradaki adımlar için başladı koromuz.
Bu finansal sistem öyle mükemmel bir sarmal ki, hangi kararı alırsanız alın sonraki adımlar sizi kıskaçta tutmak için hazırda bekliyor. Bu yolu seçenlerin önündeki adımlar belli; bu yıl büyümeden feragat etmek, enflasyonu biraz daha hissetmek ve bu vesileyle işsizliğin artışına şahit olmak. Tüm yıl her Allah'ın günü bunun sakız gibi çiğnenip temcit pilavı gibi ülkenin büyümesi önündeki sıkıntılar olarak öne sürüleceğinden kimsenin şüphesi olmasın. Bu da, faizlerin düşmemesi, ekonominin yavaşlaması ve rant ortamının canlı tutulması için gerekli argümanlar demek.
Bir bakalım geçen hafta ne olmuş; derecelendirme kuruluşları "faiz artışı KOBİ'lerin borçlanma maliyetlerini olumsuz etkileyecek", bazı bürokrat ve siyasi figürler de "ilk çeyrek yavaşlaması kamu gelirlerini etkileyecek" demiş. Hafta boyunca birçok finansal kurumun üst düzey yöneticisi ise verdikleri röportajlarda faiz artışının piyasayı rahatlattığını, bundan sonra kurun düşüp borsanın yükseleceğini buyurmuşlar.
Başka birileri de sudden stop (ani duraklama) konusunu gündemde tutmaya devam etmiş. Bu nasıl bir suni korku gündemidir? Demek ki politika faizindeki 550 puanlık artış yetmemiş birilerine, üstüne itelemeye çalışıyorlar. Amaç buradaki ağır bedeli artırıp ekonomiye daha ne kadar fazla hasar verebiliriz düşüncesi herhalde...
Mayıstan beri 150 milyar $'lık yabancı portföy değerinin 100'ün altına düşmesini birileri tehdit unsuru olarak kullanıyorsa, demek ki sudden stop'la 20-30'u göze mi alıyor? Beri gelsin demek gerekir mi acaba? Ya da bunun senaryosunu taraflar ne kadar ciddi çalışmışlardır?
Sırf 5 puanlık faiz artışının 2014 yılı için kamu (9 milyar TL), reel sektör (12.4 milyar TL) ve hane halkına (0.5 milyar TL) toplam ek maliyet yükü yaklaşık 22 milyar TL. Şaka değil, akla zarar bu rakam gerçek. Maalesef reel sektör olarak burada en büyük etkiyi KOBİ'lerde, bunun da yaklaşık %90'ını oluşturan küçük işletmelerde göreceğiz. Bağımsızlık güzel de yumurta küfesini ne yapacağız peki? Ben fiyat istikrarına enflasyona bakarım gerisi beni ilgilendirmez dersek, peki hedefler tutmayınca ne yapacağız? Enflasyon sonuçtur, sebep değil. Buradan söylüyorum, bu gelişmeler ışığında 2014'te de enflasyon hedefi tutmayacak.
Sakın ha; artık maliyetlere bağlı fiyatlar, dolayısıyla da enflasyon ve faiz yükselecek, onun için de bir sürelik 2-3 gibi düşük büyümeye hazır olalım, cevabı vermeyin. Yoksa size bunca yıldır ne yaptınız derler öyle değil mi? Derseniz ki, cari açığınız olduğu sürece kaçınılmaz son bu, mehter gibi iki ileri bir geri n'apalım, o zaman size sürdürülebilir cari açık ve bunun kırılımlarını gerçekten incelediniz mi ve cari açıkla savaşta her türlü enstrümanı kullandınız mı, derler. Bunun reel ekonomiye ne denli etkisinin olacağı ortada, bu süreci nasıl yaşayacağımızı hep birlikte göreceğiz.
Geçtiğimiz hafta bir de şu bilgiye çok sevindik; ülkemize 4 milyar USD sıcak para girişi olmuş malum dönemde. Ne kadar sevinsek az!!! Birileri şunu anlamamakta direniyor; Türkiye sıcak parayla büyümedi, hele de 2008 sonrası dönemde... Peki o zaman nedir bu hayranlık?
Ne getirmiş, ne götürmüş? Başka bir sebep mi var acaba bilmediğimiz?
Türkiye'nin ekonomik büyümesinin; borsadaki artış yahut azalışla ilişkili olmadığı, kısa süreli ve spekülatif sıcak paranın etki etmediği de ortadaysa, niye o zaman birileri sürekli aynı ezberleri konuşuyor.
Finansal istikrar komitesinin işlevinin artırılması ile ilgili bir konu gündemde şu aralar...
Eğer bahsi geçen şekilde yakından piyasayı takip edip ve gerektiğinde müdahalede bulunma yönünde kararlar alabilecekse, gayet olumlu bir adım. Takipçisi olacağız.
Yoksa birileri bu kafayla devam ederse, birkaç yıl sonra aynı delikten 4'üncü defa yine radikal bir faiz artış kararıyla geçeriz. Aynı filmleri seyretmekten hem millet hem biz bıktık ama muhatapları hangi vicdanla bunu tekrar seyrettirecek, onu merak ediyoruz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.