YAZARA MAİL GÖNDER Uçan Türk

YAZARLAR

Aranızda "Facebook" ve "Twitter"e takılmayan herhalde kalmamıştır... Gerçi merhum Ecevit "herkesin evinde bilgisayar yok" demişti ama artık evde değil cepte gezdiriyorlar.
Elektronik zevzekliklerle kaybedecek vaktim olmadığı için, bendeniz bu "paylaşım" numaralarıyla ilgilenmiyorum efendim. Şerefimle çağdışı kaldım!
Bir büyük nedeni daha var tabii: Fikirlerimi ifade edecek çeyrek sayfaya sahibim çok şükür, hem de haftada altı gün, istesem yedi de olur... Twitter'in hepi topu yüz kırk vuruşluk kıskacına mahkûm değilim. (Gerçi bunu kırmak için arka arkaya kırk "twit" atan da var.)
"Sosyal medya" tabir edilen bu ortamlar, aslında asosyal, problemli, odasından çıkmayan, anasının tepsiyle yemek getirmesini bekleyen yüz kırk kiloluk genç psikopatların oyun alanı haline geldi. Ya da pis sakallı, tipsiz, tiroidi bozuk kılçık gibi oğlanlar bu ortamları "ruh çöplükleri" olarak kullanıyorlar. "Hacker" tabir edilen bilgisayar korsanları da bunlardan çıkıyor genellikle.
Fikir olduğunu sandıkları birtakım abuklamaları, ya da en galiz küfürleri, en basit "imla kuralına" da uymayı beceremeden sallıyorlar gidiyor...
Yirmi birinci yüzyılın ilk yarısının küresel hastalığıdır bu! İkinci yarıda neler çıkar bilemeyiz, biz buralarda olmayacağız.
Fakat bilenler varmış... Gelecekten gelen adamlar!
Şimdi birtakım zıpırlar Facebook ve Twitter'de bunları teşhis etmeye çalışıyorlarmış...
Öyle ya, Amerikan sineması "zaman içinde seyahat" enayiliğiyle bu kadar kafanı şişirirse, çocuklara yönelik eğlencelikleri kazık kadar insanlar ciddiye alıp seyrederlerse, geçmişe gidenlere inanıyorsan, gelecekten gelenlere de inanırsın.
O zaman abullabut yürüyen birtakım sarsak uzaylı canavarlara da inanırsın, onları izleyen siyah elbiseli adamlara da.
Arayanlar herhangi bir sonuca ulaşamamışlar ama umutlarını da tüketmemişler. "Kehanetlerin" izini sürüyorlarmış, örneğin Papa'nın herhangi bir yere gitmesinden altı ay önce "Papa bilmemnereye gidecek" diye twit atan, zaman yolcusu olabilirmiş!
"Mustafa Sarıgül belediye seçimini kazanamayacak" dediğimiz için biz de belki Klingon gezegeninden geldik ha?
Yok yok, gerçeği söyleyeyim, 2084 yılından geldim. Üzüleceksiniz ama haberini de vereyim, o tarihte CHP gene muhalefette!
Şaşırtıcı olan, Amerika gibi "çocuk ruhlu" bir toplumun, bu saçmalıkları Avrupa kültürüne, durmuş oturmuş, eski ve köklü toplumlara, onların derli toplu gençlerine de sıvayabilmiş olmasıdır... İşte kültür emperyalizminin gücü budur.
Gerçekten de dünya genel bir "dıngıllaşma" süreci içindedir. Düne kadar hayal bile edilemeyen bir elektronik devrimi ve düne kadar kimsenin tahmin etmediği genel bir vasatlık, cahillik, basitlik, zevksizlik ve kafasızlık dalgası...
O kadar böyle ki, tıraş bıçağı yapan herif bunu "quantum" adıyla satıyor.
Bir de "uçan Türk Sabri Bey" vardı yahu, the flying Turkish man... O da uçma yeteneğini quantumla açıklıyordu, uçarken de "Allaaah" diye bağırıyordu.
Kendisini bulup sorun bakalım, Sarıgül yüzde kaç oy alacakmış?
Bazı başka "uçan" Türkler "Topbaş'la başabaş gidiyor" yazıyorlar da, ciddi ve güvenilir olduğunu utanmadan iddia eden gazetelerde...
Uçma konusunda bendeniz Türk Hava Yolları'yla yetiniyorum efendim, sağlıklı olan da budur.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.