YAZARA MAİL GÖNDER Sabit kur felaket getirir

YAZARLAR

Öğrendiğimize göre, faiz artışı isteyen çakallar şimdi de "sabit döviz kuru" diye tutturmuşlar. The Economist dergisi yani İngiliz sermayesinin sözcüsü de bunu istiyormuş.
Sabit kur isteyenler, daha önce de Türkiye'nin IMF'ye boyun eğmesini isteyenlerdir. Kim oldukları bellidir: İstanbul'un bazı ensesi kalınları.
Basın sözcüleri de bellidir: Seçim yaklaştıkça Sarıgül reklamını "çarşaf çarşaf" düzeyine çıkaranlar!
Türkiye bu sabit kur enayiliğini geçmişte çok denedi. "Eski kambiyo rejimi" zaten sabit kura ve bunun da hükümet tarafından belirlenmesine dayanıyordu...
Sabit kur, dönem dönem "patladı"... Her patlamanın ardından da bir darbe geldi.
Milli Şef İnönü, 1946 yılında doları durduk yerde 126 kuruştan 280 kuruşa çıkardı, dipten gelen DP dalgasıyla devrildi gitti.
Adnan Menderes, 1958 yılında doları 280 kuruştan 9 liraya çıkarmak zorunda kaldı, iki sene sonra darbeyle devrildi gitti. (Hemen de bir karaborsa oluşmuştu, dolar el altından 13 liraya satılıyordu.)
Süleyman Demirel 1970 yılında doları 9 liradan 15 liraya çıkardı, bir yıla kalmadan 12 Mart Muhtırası verildi.
Demirel gene 1980 yılında doları 70 lira yaptı, 12 Eylül oldu.
Sabit kur, duruyor duruyor patlıyordu.
En son Ecevit buna tav oldu (her geldiğinde memleketi bir posta batırmasıyla ünlüdür.)
Sabit kuru IMF emretmişti. "Kur çıpası" gibi saçmasapan bir isim takılan uygulama, aslında sabit kura dönüştü. İliklerine kadar bürokrat oğlu bürokrat olan Ecevit bu "mali zart zurt" politikasını sevdi ve benimsedi.
Kur gene patladı ama bu sefer çok kötü patladı.
2001 yılında, Ecevit'in akıl hocası ve DSP'nin o dönemdeki gerçek patronu Hüsamettin Özkan ile (kendisi bugün Sarıgül'ün yanında ve arkasındadır) gene Ecevit'in o makama getirdiği devrin cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer arasında Milli Güvenlik Kurulu toplantısında çıkan kavga, ekonomik krizi tetikledi.
Zoraki önlemlerle bir yıldan fazla baskı altında tutulmuş olan dolar, bir gecede 1 milyon liranın üstüne fırladı.
İstikrar ancak gene dalgalı kura geçmekle sağlanabildi ama çok kişi sıkıntı çekti. Bu yüzden yıkılan yuvalar biliyorum.
Eh, 2002 yılında da sandıkta bir halk darbesi yaşandı ve AKP geldi. (Ecevit, Türkçe'ye takla attırarak "kendi kendimize intihar ettik" dedi! Başkası tarafından intihar nasıl oluyordu acaba?)
Şimdi çakalların hesabı şu: Sabit kura dönülsün, kur dursun dursun gene patlasın, gene bir ekonomik kriz çıksın ve bu hükümet gitsin!
Ne Recep Tayyip Erdoğan ne de Ali Babacan bu tuzağa düşecek adamlar değillerdir.
Haa, bakınız Kılıçdaroğlu başbakan olsaydı belki balıklama atlardı...
Melanetinizi saklayınız, çıkmaz ayın son çarşambasında CHP hükümet kurarsa ona yaparsınız...
Belki kambiyo rejimini de "o altın gibi otuzlu yıllara" geri döndürür, döviz bitecek diye yurt dışına çıkışları gene yılda bire indirir, döviz bulundurmayı yasaklar, yurt dışına her çıkana eskisi gibi en fazla iki yüz dolar verir, gittiğiniz banka şubesinde dolar ve avro kalmamışsa zloti ya da forint alır keyfinize bakarsınız.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.