YAZARA MAİL GÖNDER Ayy, Çankaya'ya gene mi paşa?

YAZARLAR

Bekliyordum, ne zaman ortaya atacaklar diye... Paşa içeriden çıkar çıkmaz hemen başladılar: "İlker Başbuğ cumhurbaşkanlığı seçiminde aday olsun" diyorlar.
Elbette paşanın "beraat ettiği" şeklinde yalan ve yanlış bir izlenim yaratmaya çalışarak!
Aynı şeyi Ergenekon hükümlüleri için de yapacaklar, hele bir çıksınlar, bunların da "sütten çıkmış ak kaşık" oldukları efsanesini sürdürecekler.
Cumhurbaşkanlığı seçiminde iktidar cephesinde durum belli: Ya Erdoğan aday olacak ya Gül... Akıl terazisinin ibresi ikinci yolu gösteriyor. Gül'ün beş yıl daha, ama bu sefer halkın temsilcileri tarafından değil de halkın bizzat kendisi tarafından doğrudan Çankaya'ya getirilmesi, memleketi çok rahatlatacak...
Muhalefet cephesinde durum hayli karışık: Kürt politikacıları ülke çapında oy toplayamazlar, gösterecekleri bir aday "sembolik" olmaktan öteye gidemez. Diyarbakır'a reis değil Ankara'ya başkan seçeceğiz.
MHP'nin muhtemel herhangi bir adayının oyu da boyu da bellidir.
CHP ne yapar? Kılıçdaroğlu'nun kafasındaki isim Güldal Mumcu... Şafak Pavey çıkarsa çok gülerim... Mustafa Sarıgül çıkarsa herhalde beni hastaneye kaldırırlar...
Bunlar böyle yaparlarsa, ister Erdoğan olsun ister Gül daha birinci turda seçilir, 10 Ağustos'ta bu iş biter, 24 Ağustos'ta ikinci tura gerek bile kalmayabilir.
Peki tek aday üzerinde anlaşırlarsa? Paşanın kalabalık omuzu onları birleştirecek bir unsur olabilir mi?
Olabilir, çünkü CHP de MHP de sonuçta İttihat ve Terakki'nin mirasçılarıdır ve bir "emekli bürokrat aday" onların ruhlarına da, sicillerine de, geçmişlerine de, bugünlerine de uygundur. Hele asker olsa tadından yenmez.
Böylece ortaya "halkın adayı" ve "bürokrasinin adayı" olarak iki kişi çıkar.
Ve paşa seçimi kaybeder!
Belki ikinci tura kalmayı başarabilir ama sonuçta kazanamaz.
Halk, "Çankaya'da yeni bir bürokrat" istemez. Bunu kabul etmez. ("Beni yine yine sev, beni deli deli sev, beni yine yine yeni yeni yine yeni sev!"... Şarkısı da var.)
Çünkü sivil yönetimin tadını almıştır. Halk iktidarı nedir, görmüştür.
Çünkü seçilse, İlker Başbuğ'un Cemal Gürsel'den, Cevdet Sunay'dan, Fahri Korutürk'ten, Kenan Evren'den, Ahmet Necdet Sezer'den olumlu ya da olumsuz açıdan önemli bir farkı olmayacaktır.
AKP iktidarının çıkaracağı kanunlara "fren" görevi yapacaktır. Takoz koyacaktır.
Yani, yürütmeyi kilitleyecektir.
Ve Türkiye'nin beş yıl "yerinde saymasına" yol açacaktır.
Kemalistler elbette Çankaya'da "başı açık bir hanım" görerek sevineceklerdir ama o kadar işte.
Halk, yeni bir generali daha Çankaya'ya çıkarmaz.
Çünkü "vesayet" geri dönmüş olacaktır, asker gene işin başına geçecektir.
Bakalım paşa bu gaza gelir mi?
"İntikam aramayacağını" söyledi ama arar mı?
Ve de kazanamayıp üzülür mü?
Yoksa "galip sayılır bu yolda mağlup" deyip yeni bir kitap yazar mı?
Kitabın içinde Adorno, Horkheimer, Habermas falan geçer mi?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.