Türkiye'nin en iyi haber sitesi
ENGİN ARDIÇ

Sine-i Sabahat

Sabahat Akkiraz milletvekilliğinden istifa etmiş. Yerseniz.
Politikada önemli bir kayıp sayılmayacaktır, çünkü orada "yer dolduruyor", vitrin oluşturuyor. Meclise üç yılda beş kere uğradığı söyleniyor, söyleyen de gene kendi partisinin bir başka mebusu.
Kılıçdaroğlu'nun "Alevi kontenjanından" girmişti, hani Zülfü Livaneli, Yaşar Nuri Öztürk gibi bazı kişilerin de Deniz Baykal'ın "meşhur adam kontenjanından" girmeleri gibi...
Şafak Pavey hiç olmazsa arada sırada bazı "çıkışlarda" bulunarak bazı kadın köşe yazarlarının ruhlarında fırtınalar estiriyordu, o da istifa etmeyi düşünüyormuş.
Partiden değil ha, mebusluktan.
Gerekçe, "Soma faciasından sonra hiçbir AKP'linin istifa etmemiş olması"...
Bakan falan değil, milletvekili istifası istiyorlar! Amaçları mecliste bir toplu istifa furyasına yol açarak "sine-i millete dönme" muhabbetine girmek.
Yani, seçime bir yıl kala bir erken seçimi zorlamak.
Sanki CHP bir umut olarak biryerlerden, örneğin Samsun'dan bir güneş gibi doğmuş da, zamanında yapılacak seçime kadar hızı kesilmesin, erken seçimle iktidara gelebilsin diye!
Kılıçdaroğlu, Sabahat Hanım'ın bu girişimine "ne yapmamız gerekirse yaparız" diye yuvarlama bir cevap vermiş.
Siyasi yeteneksiz ve siyasi beceriksizdir ama o kadar da "siyasi saf" değildir.
CHP'nin "bire kadar" istifasının bile bir erken seçime yol açmayacağını, AKP'nin hemen bir "ara seçime" giderek boş kalan CHP koltuklarının bir kısmını da kendi adamlarıyla dolduracağını bilir!
Velev ki erken seçim olsa gene kazanamayacağını da herkesten iyi bilir.
Hiçbir ama hiçbir AKP mebusunun da "Sabahat Hanım'ın lafıyla" iş yapmayacağını, hele intihara hiç kalkışmayacağını, bir kısmı "üç dönem kısıtlaması" yüzünden zaten seçime giremeyecek kişilerin siyasi ömürlerini durduk yerde bir yıl daha kısaltmayacaklarını da bilir.
Sabahat Hanım, "iktidarın alternatifiysek en sert cevabı verelim" demiş genel başkanına.
İktidarın alternatifi değilsiniz ki!
Sabahat Hanım bir "şov" yapmış. Nitekim, işe bakın, milletvekilliğinden istifa dilekçesini de meclis başkanlığına vermemiş...
Kime vermiş? Kılıçdaroğlu'na!
Takdir onunmuş, isterse meclis başkanlığına iletirmiş, istemezse iletmezmiş...
Bu acıklı bir güldürüdür.
Sabahat Hanım ciddi ciddi istifa etse bile bunun meclisin onayına bağlı olduğunu bilmiyor mu? Yani bir CHP mebusunun meclisten ayrılıp ayrılmamasına bile gene AKP çoğunluğu karar verecek!
Sabahat Hanım bu numarayı niçin yapıyor, Şafak Hanım niçin balıklama atlıyor? (Bu ikincisi daha kurnaz olduğu için kendi istifasını "tek bir AKP'li vekil istifa ederse ben de ederim" gibi bir şarta bağlamış.)
Emekli memur gazetelerinde isimleri geçsin, yıldızları parlasın, o gazeteler bu tür saçmalıkları müşterilerine "yeni bir umut ışığı" niyetine pompalayabilsinler ve üç beş "bayan yazar" her zamanki gibi onlara övgüler düzebilsin diye...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA