YAZARA MAİL GÖNDER Denize dökmek için de Ekmeleddin

YAZARLAR

Bu numaraları artık kimse yemiyor: "Solcu gibi" görünmek için Kuva-yı Milliye'ye sığınma ucuzluğu...
Ekmeleddin İhsanoğlu Gaziantep'e gitmiş, birtakım "kalpaklı gazilerle" resim çektirmiş, sonra da "Kuva-yı Milliye ruhu bizi ayakta tutan ruhtur" demiş.
Kim demiş politikayı bilmiyor diye? İşte en paspal kasaba politikacısı gibi davranmanın yolunu pekala bulmuş... Siyasi basitliği, çapsızlığı, boş konuşmayı, palavra sıkmayı hızla öğreniyor. Zaten demiş ki, "benim siyasetten anlamadığımı kim söylüyor?"
Canım, Antep gibi yerde de kiminle resim çektirecekti, şöbiyet tepsisiyle mi, cağırtlak kebabı tabağıyla mı? Dua edin ki Kenan Evren yaklaşımıyla "muhterem Antepliler, benim babam da baklavacıydı" dememiş.
(Otuz üç yıl öncesinden bir fıkra: Paşa hazretleri gittiği her vilayette bir meydan nutku atıp oranın nabzına göre şerbet veriyor ya, Konya'da "ben de imam çocuğuyum", Rize'de "ben de balıkçı çocuğuyum", Aydın'da "ben de efe çocuğuyum" falan... Kendisine demişler ki "aman paşam, sakın Soğukoluk'a gitme!")
Kalpaklılarla resim çektirmek de tipik ve ucuz CHP numaralarından biridir. Kılıçdaroğlu hep yapar.
Bu görüntü, hem CHP'nin "aslında askerin yanında" olduğunu göstermeye, hem de Kuva-yı Milliye'nin bir "bürokrat örgütü" olduğunu iddia etmeye yarar. Bilinçaltlarına bunu yerleştirmeye çalışır.
Yani Kuva-yı Milliye'ye katılmış, çarpışmış, vatan uğruna canını vermiş, şehitlik şerbetini içmiş olan "CHP dışı" halkımızı, özellikle mütedeyyin insanları bir çırpıda dışlar!
Kalpaklı dediğin ille CHP'li olacaktır hesapça.
O dışlanan vatandaşlar her serbest seçimde CHP'ye en güzel cevabı vermişlerdir ama bu saçmalık da böyle sürer gider.
Dönem dönem gazetelerde boy gösteren bu kalpaklılara bakıyorum: Çoğu benimle yaşıt, en kabadayısı benden on yaş büyük! Hadi on da ben koyayım, yirmi yaş büyük olsun.
Yani genellikle 1950, bilemedin 1940, olsun olsun 1930 doğumlu...
Kuva-yı Milliye'ye çok genç, diyelim 18 yaşında katılan bir çocuk bile bugün en az 112 yaşında olmalı... Atatürk de 133 yaşında ya... O ölmedi, içimizde yaşıyor, demek ki bunlar da dışımızda yaşıyorlarmış.
Yani, bu kalpaklılar 1902 doğumlu falan! Bir kısmı daha da büyük, 1890 doğumlu falan olmalı.
Bu adamlar hangi muharebelerde çarpışmışlar? Sakın Kore ya da Kıbrıs demesinler, o savaşların Kuva-yı Milliye'yle uzaktan yakından ilgileri yoktur. En azından kalpakla, cepkenle, tozlukla, altıpatlar tabancayla ilgileri yoktur.
Savunma Bakanlığı'ndan ve Genelkurmay Başkanlığı'ndan, ayrıca savcılardan rica ediyorum: Milli bayramlarda ve CHP'li politikacıların propaganda gezilerinde sistemli olarak boy gösteren bu tür adamlar hakkında soruşturma açılsın.
Hangisinin kaç doğumlu olduğu, herhangi bir savaşa katılıp katılmadığı, İstiklal Madalyası'na sahip olup olmadığı, kendine hangi hakla "muharip gazi" sıfatını yakıştırdığı ortaya çıkarılsın...
Ki, kasaba politikacıları artık kendi güdük ve çapsız atraksiyonlarına Kuva-yı Milliye gibi kutsal bir topluluğu alet edemesinler!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.