YAZARA MAİL GÖNDER Gene anlamamış

YAZARLAR

Fransızlar "rien compris" derler, "hiçbirşey anlamamış", sevdiğim bir laftır. Galatasaray'da hocayı çıldırtacak kadar "gabi" öğrenciler için söylenirdi, onlar da zaten okuyamayıp ayrıldılar, kimisi orta ikiden, kimisi lise ikiden.
Kılıçdaroğlu'nun çocukluk ve gençlik fotoğraflarını "klip" yapıp televizyonda kendisine göstermişler, dayanamayıp ağlamış. Yeteneksiz gazeteci ağzıyla söylersek "gözyaşlarına hakim olamamış"...
Ya da isterseniz magazinci ağzıyla "yakalandı" diyelim!
Güzel. Acaba "fonda" da "kılıçlar çekildi, geliyor Kılıçdar, Kılıçdaroğlu" marşını çalmışlar mı? Gelemediğini ve gelemeyeceğini düşünüp büsbütün ağlamasın.
Sonra demiş ki: "İşin özeti gerçekten Atatürk'ün getirdiği cumhuriyet... Küçük bir Anadolu köyünde doğuyorsunuz, belli yerlere gelebiliyorsunuz. Cumhuriyetin güzellikleri."
Kılıçdaroğlu'ndan Osmanlı tarihini bilmesini beklemiyoruz.
Parvus namıyla maruf Alexander Israel Helphand'ı Türk büyüğü sanan adamdan bunu isteyemeyiz.
Fakat madem söz çocukluk anılarından açıldı, ilkokul günlerine dönüp "Nevşehirli Damat İbrahim Paşa" ya da "Merzifonlu Kara Mustafa Paşa" gibi isimleri şöyle bir hatırlamasında fayda olacaktır.
Bunların arasında ne yazık ki "Dersimli Kılıçdar Kemal Paşa" yoktur.
Kemal Bey, imparatorluk devrinde devlet yöneticilerinin gökten zembille indiklerini sanıyor, ya da uzaydan geldiklerini.
Demek ki Osmanlı döneminde küçük bir Anadolu köyünde doğanlar belli yerlere gelemiyorlarmış. Söylediklerinden bu çıkıyor.
"Babam küçük bir memurdu" diyor, biri ona babası küçük bir memur olan Selanikli Mustafa Kemal Paşa'dan da sözetmeli... Hadi Pargalı'yı, Sokollu'yu, Saraybosna'nın Butmir köyünden Rüstem'i falan hiç karıştırmayalım.
Kemal Bey Osmanlı'yı tanımadığı için "devşirme yöntemini" de bilmez. Gerek Rumeli'den gerekse Anadolu'dan devşirilen zeki ve yetenekli köylü çocuklarının devlet yönetiminde nasıl en üst düzeylere tırmandıklarının, çoğunun vezir-i azam yani başbakan olduğunun farkında değildir... Başbakan, yani kendi olamadığı şey...
Devşirme yönteminin ne olduğunu merak ederse de, kendisinin Ankara'ya okumaya gittiğinde CHP'li bürokrasi tarafından nasıl devşirilip bugünkü gibi mevkiler için hazırlandığını hatırlaması yeterli olacaktır.
Yalnızca Isparta köylerinden dört sadrazam çıkmıştır Osmanlı'da, Kemankeş Ali, Halil Hamid, Seyid Ali ve Hüseyin Avni, Süleyman Demirel'i saymıyoruz.
Kılıçdaroğlu, TÜSİAD'da neler olup bittiğini de hiç anlamamış.
Cumhurbaşkanını konuşma yapmaya çağırmalarına bozulmuş, "dik durmaları gerekirdi" diyor.
Cem Boyner dik duramadı ama yatay konumda uykuya geçti, bu yeterli değil mi?
Bu gelişmenin "İstanbul sermayesinin yıllarca boğmak, ezmek, yoketmek için çalıştığı Anadolu sermayesinin varlığını ve gücünü sonunda kabul ve tescil etmesi" anlamına geldiğini de görmüyor.
Bitmiş kavgada destek bekliyor.
Eee, Taksim olaylarından da kovalanmıştı, Çarşı tribününden de kovalandı, kime yaslanacak şimdi?
Sözde liberallere sorsun, bulurlarsa ona da bildirirler, içlerinde "madem ki muhalefete geçtik, CHP'ye oy vermeyi düşünebilirim" diyecek kadar şaşıranlar bile vardı, daha ne işte?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.