YAZARA MAİL GÖNDER Ufak at da civcivler de yesinler

YAZARLAR

İçeriden yeni çıkan CHP mebusu Mustafa Balbay, Birinci Dünya Savaşı komutanlarımızın torunlarını buluşturmuş. Bir sempozyum yapmışlar. Savaşın yüzüncü yıldönümü ya.
Torunlar, sürekli "dedelerinin Atatürk'ü ne kadar çok sevdiklerini" söyleyip durmuşlar. Korkmaları için artık hiçbir neden yok ama onlar korkuyorlar. Korkuyu "aileden tevarüs etmişler", korku iliklerine işlemiş.
Fevzi Çakmak'ın torunu Fevzi Bey, İnönü'nün torunu Hayri Bey, Kazım Karabekir'in torunu Pınar Hanım, Enver Paşa'nın torunu Osman Bey...
Gözlerimiz, sevgi üzerine kurulu bu çok bilimsel sempozyumda Cemal Paşa'nın torunu Hasan Cemal Bey'i de aradı... Katılsaydı, belki o da İttihatçı mirasını yazılarında hep yaptığı gibi bu vesileyle yeniden hatırlayacak ve cumhurbaşkanına gıcıklık niyetine dedesinin Atatürk'ü ne kadar çok sevdiğini anlatacaktı!
İnönü ve Çakmak'ın torunlarının, dedelerinin Atatürk sevgisi hakkında ayrıca dil dökmelerine hiç gerek yok. Kime neyi ispat edecekler?
Fakat Enver Paşa'ya gelince, orada azıcık dur.
Mustafa Kemal'i bir türlü terfi ettirmeyen, hep baltalamaya çalışan, onu Çanakkale'de meçhul bir alaya tayin edip adeta sürgüne gönderen Enver Paşa, meğerse onun "askeri kabiliyetini son derece sever ve takdir edermiş", torunu Osman Mayatepek öyle diyor.
İttihatçılar'ın, sonradan Ankara valisi olacak tetikçi Abdülkadir'e vurdurmaya kalktıkları Mustafa Kemal'den mi sözediyoruz?
Enver Paşa'nın "istiklal savaşı sırasında Mustafa Kemal'e karşı çıktığı gibi bir algı yaratılmaya çalışıldığı" söylenmiş...
Acaba bu Enver, Moskova'dan Ankara'ya mektup üstüne mektup yazıp "ben de geleyim" diye tutturan aynı Enver midir? "Sen bu işi beceremeyeceksin, bana bırak" mealinde?
Yok yok, Sarıkamış kepazeliğinden sonra Atatürk'ün "yüzü sararmıştı" dediği Enver olsa gerektir, hani "ne oldu" diye soran Mustafa Kemal'e "yok bir şey, çarpıştık biraz" deyip lafı değiştirmişti...
Sayın Mayatepek, "dedemin elbette hataları vardır ama 'Alman hayranlığı lafları' bırakılıp hakiki belgelere bakma zamanı gelmiştir" diyor. Tarihçilere bırakalım vallahi, Ermeni kırımını bıraktığımız gibi. Gazeteci parçalarının elinde kalmasın.
Hatta düzeltelim: Enver Paşa, Alman hayranı değildi.
Burkina Fasso ve Papua Yeni Gine hayranıydı.
Enver'e Alman hayranı diyen, vatan millet düşmanıdır.
Zaten Mustafa Kemal Paşa da, Enver'in ölümünü öğrendiği zaman "bir güneş gibi doğmuş, bir gurup ihtişamıyla batmıştır, Allah rahmet eylesin yiğit adamdı, gerisini tarihe bırakalım" demiş...
"Şu 'bırakmayı' neden bu kadar çok severiz?" diye merak ediyordum, meğerse bize Atatürk'ten yadigârmış.
Bırakma meraklılarına bir önerim var: "İmparatorluğu batıran Enver Paşa ve cumhuriyeti batıran Evren Paşa" konulu bir sempozyum daha düzenlesinler, ama sempozyum bilime değil gene bir sevgi seline bırakılsın...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.