YAZARA MAİL GÖNDER Zıtların birliği

YAZARLAR

Pazar günü Yunanistan'da seçim var, Syriza Partisi'nin birinci geleceğine kesin gözüyle bakılıyor. Kazanacağına demedim, birinci geleceğine dedim. Çünkü büyük bir ihtimalle çıkaracağı milletvekili sayısı hükümet kurmaya yetmeyecek ve koalisyona gidilecek.
Yani, "Avrupa Birliği'ne boyun eğme ve kemer sıkmayı sürdürme" yanlısı bir partiyle buna kesinlikle karşı çıkan bir parti iktidara ortak olmak zorunda kalacaklar...
Allah komşumuzun yardımcısı olsun. En kötü durum bu.
Bize gelince... Hani vallahi tek başına bir CHP iktidarı bile bir koalisyondan iyidir! Hiç olmazsa memleketi batırma sorumluluğunun adresi belli olur.
Türkiye'de umudunu çıkmaz ayın son çarşambasında bir CHP iktidarına bağlayan birtakım "Fethullahçı sözde liberaller" (evet, deve midir kuş mudur belli olmayan böyle yaratıklar da var), Syriza Partisi'nin bazı vaatlerini bizim CHP'ye de örnek gösteriyorlar.
Syriza tek başına iktidara gelebilse, düşük gelirli ailelere para yardımı, yemek yardımı, kira yardımı, ilaç yardımı, ulaştırma yardımı, hatta elektrik yardımı yapacakmış.
Bunu vaat eden bizde de iktidara gelebilirmiş..
Eh o zaman AKP'nin niçin kazandığı da ortaya çıkıyor.
Çünkü bizde AKP hükümeti bunun benzerini zaten yapıyor.
Yapıyor da, bizim solcular istemiyorlar.
Syriza içinde yeşiller, Troçkistler, Maocular var, bizim solcular Kemalist.
AKP yönetimi hem sermayeyi büyütüyor, hem de fakiri fukarayı kolluyor. Ekonomi gelişince bundan yoksul da payını alıyor.
Yunanistan derin bir kriz içinde, biz değiliz.
Dün Erdal Şafak'ın yazısını okuyanlar, Yunanistan'da ağır bir işsizliğin, iflasların, yoksulluğun, parasızlığın hüküm sürdüğünü hatırlamış oldular. Yaşamını tıpkı otuzlu yıllarda Amerika'da olduğu gibi dağıtılan bir tas sıcak çorbayla sürdürenler, sokakta yatıp kalkanlar var.
Son yıllarda ne zaman Yunanistan'a gitsem, asık suratlı, gülmeyi unutmuş, buruk ve küskün insanlar gördüm. Sokaklarda hüküm süren tatsızlık neredeyse elle tutulacak kadar yoğundu. Vitrini boşalmış, kapısına kilit vurulmuş, terkedilmiş. ölü gözü gibi kalmış her beş dükkandan ikisinde üçünde "enikiazete" yazıyordu, kiralık.
Burası Yunanistan değil. Burada aç mezarı yok.
Dolayısıyla, CHP'nin "seçmene para dağıtma vaadiyle" seçim kazanmasını bekleyen salaklar daha çook beklerler. (Aynı şeyi AKP yetkilileri dillendirseler hemen "popülizm yapılıyor, seçim yatırımı yapılıyor" diye de utanmadan bağıracaklardır.)
Peki Avrupa Birliği, özellikle Almanya ne yapıyor? Onun derdi kendi alacaklarını tahsil etmek ve Yunan halkının aç kalması hiç umurunda değil.
Bakalım Alman gizli servisi, seçimi Syriza'nın kazanmaması için şu üç gün içinde ne gibi dolaplar çevirebilecek? Taksim benzeri olaylar yaratabilir mi, göreceğiz.
İşin matrağı, Syriza'yı Avrupa'da destekleyen tek liderin Le Pen olması. Fransız faşistleri, Yunan goşistlerinin yanında!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.