YAZARA MAİL GÖNDER Atacak çamur kalmadı

YAZARLAR

İstanbul sermayesine göbekten bağlı olup "iktisat yazarlığı" yapmak zor iştir. Yalan söylesen vicdanın elvermez, doğruyu söylesen büyük patron kızabilir.
(Bir de "halkımız aç sefil" diye kafadan sallayanlar var, onlar ancak "gazete kılığında çıkan propaganda broşürlerinde" öterler.)
Evet, sefalet edebiyatı, iktisattan anlayan için "sürdürülemez" bir sakillik.
Fakat muhalefet etmek de şart, büyük patron öyle emretmiş...
Ne yapacaksın? "Ortadan" gideceksin, ara sıra gerçeği yazacaksın, ara sıra da ağlayacaksın, vaziyeti idare edeceksin.
Örneğin, bir gün "dış borçlar gırtlağı aştı" diyeceksin, ertesi gün dönüp "dış borçlar sorun yaratmaz" yazacaksın: "Başka ülkelerle kıyaslanırsa endişe verecek büyüklükte değil. Bugüne kadar döndürdük, bugünden sonra da döndürürüz."
Hani batıyorduk yahu?
Halkımızın üç kişisinden biri yoksulmuş...
Eh, demek ki üçte ikisi de yoksul değil!
Bu oranı beğenmiyor musun? Hiç olmazsa yarıyı geçmişiz. "Sizin partinin" devrinde herkes yoksuldu.
Sonra da şaşacaksın: "Vatandaş tüketiyor, Türkiye büyüyor, peki halkımız parayı nereden buluyor?"
Hesapça aç sefil olması gerekirdi.
Sonra gene yazacaksın: "Nüfusun yüzde 15'i yoksulluk riski altında."
Hani üçte biriydi? Yüzde 30 yüzde 15'e mi eşittir?
Ayda dört yüz liraya apartman dairesi satılıyor bu ülkede... Muhalefet "gayrımenkul balonunun patlamasını" yıllardır bekliyor, meret bir türlü patlamıyor. Talep müthiş. Çünkü "daha iyi yaşama" ihtiyacı müthiş. "Yoksullukta eşitlik" vaadine kimse tükürmüyor.
Beş milyon köylü hayatında ilk defa uçağa bindi. (Halk havaalanlarına hücum etti, burjuvanın huzuru kaçtı.)
Acı acı itiraf ediyorlar İstanbul sermayesinin iktisatçıları: "Yetersiz de olsa gerçek büyüme var!"
Büyüme yüzde 3.
Bütün nankör şartlara rağmen yüzde 3. (Fransa'da iki yıl önce yüzde 0'dı, yazıyla sıfır.)
Önümüzdeki iki yılda da yüzde 4 ve yüzde 5 bekleniyor.
İşte onun için AKP, bütün haksızlıklara, bütün namussuzluklara rağmen yüzde 40'ın üstünde oy toplayabiliyor. Bu oranın önümüzdeki seçimde 45'e çıkması bekleniyor.
İçinden çıkamayan muhalif iktisatçı da işi zevzekliğe vuruyor: "Burası Türkiye abicim, belli olmaz bu işler..."
"AKP başarılıdır" dese patronuyla papaz olacak.
Resmi kayıtlarda 9 bin dolar görünen kişi başına milli gelirin, kayıt dışı ekonomiyle aslında 15 bin dolar civarında olduğunu da iyi bilir üstelik...
Bu durumda, hadi komünistler "kalkınma kapitalist yoldan olacaksa hiç olmasın" diyorlar, onu anladık da, liberal geçinen eşeklerin derdi nedir?

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.