YAZARA MAİL GÖNDER Köhne Bizans

YAZARLAR

Atatürkçü bir genç olarak Aya İrini Kilisesi'ne klasik Batı müziği konseri dinlemeye giderseniz (dünyalar güzeli Atatürk'üme binlerce teşekkür!), karşınızda yalnızca soyut bir haç görürsünüz... Ne bir tasvir, ne bir heykel, ne bir ikona...
Çünkü o kilise Bizans İmparatorluğu'nun "ikonoklast" döneminde inşa edilmiştir.
Yani "put kırıcılık" dönemi.
Böyle güçlü bir akım vardı, sekizinci yüzyılda bir dönem "iktidara" bile gelmişti. Sonra yenildiler.
Ortodoks kültüründe çok önemli bir yer tutan "ikonalara tapınmanın" putperestlik olduğunu söylüyorlardı...
Doğrudur. İkona, doğrudan eski Yunan kültüründen kalma bir unsurdur. Eski Yunan'da tanrıların dualar ederek çağırınca tapınağa gelerek onları tasvir eden heykellerin "içine girdikleri" varsayılırdı (sunaklarda kendilerine kurban edilen, yani düpedüz yakılan hayvanların etlerini de uçarak gelip yiyorlardı!)
Katolik dini de bunu doğrudan devraldı. Buna karşılık protestanlık, kilisede her türlü altın ve gümüşün bulunmasını yasakladığı gibi, herhangi bir Tanrı ya da aziz tasvirini de yasakladı. Böylece "İslam'ın dediğine" azıcık gelmiş oldu!
Geçenlerde CHP içinde de bu mezhep çatışmalarını hatırlatan bir arbede yaşandı.
Bir milletvekili hanım, meclisteki çalışma odasında asılı bulunan Atatürk portresini indirmiş. Nedeni sorulunca da "artık yeni şeyler söylemek lazım" demiş.
Başka bir milletvekili hanım bunu görmüş, dedikodu şeklinde iki başka milletvekiline anlatırken bir beşinci milletvekili de kulak misafiri olmuş, yememiş içmemiş herkese yetiştirmiş, ortalığı birbirine katmış.
İlk sözü edilen hanım da tükürdüğünü yalamış, Atatürk portresini tekrar yerine asmış.
Mesele bundan ibaret. İncir çekirdeğini doldurmayacak bir mevzu, "çakma" sorun...
Fakat gerek partide gerek CHP medyasında kıyametler kopuyor.
Bazı basın puştları Atatürk resminin "çöpe atıldığını" söyleyecek kadar konuyu abarttılar.
CHP şimdi resmi kaldıran hanımı değil, dedikoduyu çıkaran, daha doğrusu çıkardığı ısrarla iddia edilen diğer hanımı kovmaya hazırlanıyor...
Kılıçdaroğlu, hanımı "isim vermemekle" yani muhbirlik yapmamakla suçluyor.
Söylediğine göre parti "çok ağır yara" almış... (Seçim yenilgisi önemli değil, yara böyle entipüften olaylardan alınıyor.)
Hanım da "konu çarpıtıldı" diyor. Atatürk devrimleri ve cumhuriyet değerleri için verdiği mücadele son nefesine kadar sürecekmiş.
Hanım partiden çıkarılacak mı çıkarılmayacak mı bilmiyoruz, bizi de ilgilendirmiyor.
Lakin gerek CHP'ye gerekse bu partinin basın amigolarına bir tavsiyemiz var:
Atatürk resminin indirilmesi tartışmasını aşsınlar, meleklerin cinsiyetini tartışmaya başlasınlar.
Fakat bu arada dikkatli olsunlar: Şehri kuşatan Türkler başkanlık sistemine geçmek üzereler!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.