YAZARA MAİL GÖNDER Gözünü toprak doyursun

YAZARLAR

Darbecilerden biri... Korgeneralmiş... Devlet memuru yani...
Mal varlığı: Herbiri 17 katlı 10 apartman. Herbiri 18 katlı 3 apartman daha. Herbiri 25 katlı 5 apartman daha. Toplam 18 apartman. Daire değil, apartman. Bunlar herhalde memur maaşıyla alınmadı. Alınabilseydi rahmetli babam alırdı.
Bitmedi, çeşitli bankalarda tam 21 ayrı hesap, kimisi Türk lirası, kimisi dolar, kimisi avro... Japon Yeni hesabı bile varmış!
İyi. İçeride kalacağı uzun süre boyunca masraflarını karşılar, satar satar yer, para sıkıntısı çekmez. El koymazlarsa tabii!
Bendeniz bir de Ilıcak'ı merak ediyorum.
Yaşın 73 olmuş a be Nazlı Hanım, köşkte oturursun, boyundan büyük oğlun var kızın var, köşen var, imzan var, şöhretin var, paran pulun var.
Daha ne istiyorsun? Milletvekili mi olacaktın? İsmet Paşa'nın dediği gibi "başkaları için istikbal olan şey senin için maziydi"... Bakan mı olacaktın? İsteseydin 'den olabilirdin.
Ne yani, Fetullah seni kraliçe mi yapacaktı?
Neye doymadın, neyin eksikliğini hissettin, neyin nafile mücadelesini verdin de ahır ömründe başını derde soktun, anlamıyorum, anlayamıyorum. Nasıl bir hırstır bu?

***
Depremci esnafı gene piyasaya çıktı (fakat Ahmet Mete Işı üç yıldır toprak altında, hatırlarsanız 1999 yılında hanımlar nezdinde "en etkileyici Türk erkeği" seçilmişti!)
İstanbul'da deprem olacakmış, 87 bin ölü, 135 bin yaralı bekleniyormuş
Hükümete uyuzluk etmeyi görev belleyen muhalif basın "önlem alınsın" diye feryat ediyor.
Ne önlemi alınabilir hemşerim?
Önlem alınsın diye ahkâm kesmek kolay, "somut" olarak söyle, nedir o önlem, ne olabilir?
Adamlar "kentsel dönüşüm" programıyla eski ve çürük binaları yıkıp yerine daha sağlamını yapmaya çalışıyorlar, bu sefer de "her yerde inşaat" diye yaygara ediyorsun.
Kıyı bölgeleri mi boşaltılsın (halkı nereye nakledeceksin?), Japonlar gibi evleri kâğıttan mı yapalım, ne istiyorsan söyle.
14 milyonda 87 bin ölü, yani yüzde 1 bile değil. Gene de ucuz kurtulacağız sayılır.
***
Haydarpaşa Garı hızlı tren istasyonu olacakmış.
Otel değil yani. Merdivenlerinde gitar çalan "Kadriyeler" sevindiler mi?
Hiç sanmam. Şimdi biz onlardan "hızlı tren istemezük, gençliğimizdeki gibi kömürlü ve de buharlı kara tren isterük" eylemini bekleriz.
Çünkü alışmış kudurmuştan beterdir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.