YAZARA MAİL GÖNDER Tiridine bandım 'tweetine' kandım

YAZARLAR

Toma deyince bizim kuşağın aklına gelen Gaskonyalı Toma olurdu.
Taverna eğlencesini getiren ilk adam yani.
Toma deyince aklımıza polis TOMA geliyor şimdi. Emniyet güçlerinin kullandığı Toplumsal Olaylara Müdahale Aracı yani.

***
Gaskonyalı Toma'nın tavernası rengârenk, ışıl ışıl, kıpır kıpır bir eğlence mekânıydı. Koltuklar, masalar, tavan, yer, sahne, balkon, hol, kapı pencere dallı güllü, oymalı kakmalıydı. İddialı dekore edilmiş mekândı ora.
Polis TOMA gayetle sade görünümlü... İri kıyım, bembeyaz, kalın kabuklu, çevik ve çeşitli istidadına ek olaraktan tazyikli su fışkırtmaya da yarayan bir araç.
Gaskonyalı Toma'nın başlattığı taverna tarzı o kadar ilgi görmüş, sevilmişti ki; sahne âleminin en parlak yıldızları bile buluşma noktası olarak bellemişti tavernasını. Sinema oyuncuları set paydos edince, sahne sanatkârları gazinoda programlarını bitirince soluğu tavernada alır, bu kez eğlendiren değil, eğlenen olurlardı.
Polis TOMA etrafında da hayli sanatçımızı gördük son günlerde. Bu defa bir eğlence mekânında kafa dağıtmaya, ahbap dostla buluşup, gülüp söylemeye değil, eyleme destek vermeye gitmişlerdi.
Toma'nın tavernasında sabaha karşı saatlerde "Son masa" kalan sanatçılar da vedalaşıp evlerine doğru yola çıkarken; Toma tavernanın arka tarafındaki odasında istirahata çekilirdi.
Polis TOMA'lar ise "mıntıkadan çekilin" emri gereği bölgeden ilk ayrılanlar oldu. Diğer birimlerle birlikte farklı bölgelere yayıldılar. Söz ettiğimiz sanatçı kardeşlerimizin de aralarında olduğu diğer yurttaşlar "mekânda" kaldı.
Ortam sakinleşince Taksim bölgesinde bulunan o şöhretli sanatçıların kim olduğu daha belirginleşti. Televizyonda izleyenlerin çoğu "Aaa falanca da var" demeye başladı. Tartışma konusu yaratmakta müthiş "golcü" olan toplumsal huyumuz depreşiverdi tabii ki.
Biri dedi ki:
- Sanatçının böyle bir eylemde ne işi var. Gitsin şarkısını söylesin, dizisini çeksin...
Öbürü dedi ki:
- Toplumsal duyarlık göstermeden sanatçı olunmaz.
Sanatçılar bir nevi kanaat önderi de sayılır. Nasıl akil insanlar arasında sanatçılarımız görev aldıysa, böylesi bir süreçte de kendi meşreplerince doğru gelen etkinliğe, eyleme katılmaları, destek vermeleri normaldir.
Maksadı üzüm yemek olanlara makul ve yasal destekler verirlerse tamam da, yangına körükle gideni, yalan yanlış haber yayanı, kamu araçlarını, basın araçlarını deviren, tahrip eden, esnafın dükkânını tahrip edenlere karşı da tavır almalı duyarlı sanatçı.
***

"Gelemeyen bazı sanatçılar da tweet atıyor, Facebook'tan, oradan buradan karıştırıyor ortamı, abartıyor, yalan uyduruyor" diyen de var. "Ölüler var, panzerler göstericileri eziyor bile yazan oluyor" diyen de...
Sonradan çoğunun ünlüler adına açılmış sahte hesap olduğu meydana çıksa bile iş işten geçmiş oluyor.
İnternet kültürü olmayan, gelen bir mesaj, bir tweet kulaktan kulağa yayıldığında ajite olan, provoke olan yığınla insanımız var. Kendimden bile pay biçtim. "Çağ dışı, geri kalmış, zihin tembeli" falan diyebilirsiniz belki ama gerçek bu. Sadece Facebook'u, o da şiirler ve türküler paylaşmak için kullanıyorum, Twitter hesabımsa yok.
Yani "tiridine bandım" boyutundan çık(a)madığım için "tweetine kandım" diyecek durumum olmuyor ama çevreye bir bakın neleri kimleri göreceksiniz...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.