Türkiye'nin en iyi haber sitesi
HAŞMET BABAOĞLU

Pazar notları: Beklemek ve kavuşmak!

Yargıçların yasaları uygulaması ne anlama gelir? Başka ülkelerde "adalet" demektir bu! Fakat bu ülkede hukuk "adaletsiz" dir!

***

Sahici bir iltifat cümlesi hoşumuza gittiği kadar şaşırtır da bizi! Bu iltifatı hak ettiğimizi düşündüğümüzde bile... Hatta bir bit yeniği aradığımız bile olur. Çoğunluğun övgüleri kendine, sövgüleri başkasına ayırdığı bir toplumda normal mi saymalı bunu yoksa? Belki! Öyle ya, güvenilen dağlara eninde sonunda kar yağacağını düşünüyoruz; övülenin mutlaka şımaracağına, sevilenin er geç ihanete uğrayacağına inanıyoruz. Alttan alta, iflah olmaz karamsarlarız, vesselam!
***

Kış güneşi ilaç gibi... Hele sabah erkenden yola çıkılmışsa... Dışarıda sıcaklık 4 santigrat derece ama bir de içine sor. İçin sımsıcak! Güneş ışığı bir el olsun istiyorsun, tutup öpülecek, başına koyulacak bir el!
***

Fotoğraflardaki bana bakmayı sevmiyorum. Bu ben değilim duygusu uyanıyor önce... İçim sıkılıyor... Sonra anlıyorum, tam da "ben"den, bana bakmaktan sıkıldığımı. Fotoğraftaki benim de, aynadaki kim? Asıl tuhaf olan o! Peki neden? Çünkü aynaya bakarken yüz hep maskelenir. Kişiliğimiz (persona/maske) yüzümüzü bin türlü hale sokar, bir sürü anlam verir. Bir halden ötekine geçiverir saniyeler içinde. Oysa sıradan, amatörce ve poz vermeden çekilmiş bir fotoğraf bu anlamları soyar. Zamanı durdurur, dondurur. Geriye kişilik oyunları değil, kişi kalır.
***

Tünel'deki kafelerden birinde oturmuş sevgilisini bekliyor genç kız. Beklerken gazete okuyor. Beklenen kişi geciktikçe gecikiyor... Her telefon konuşmasında yüzü biraz daha buruşuyor genç kızın; sıkıntısı biraz daha artıyor. Masaya ilk oturduğunda bütün bedenine egemen olan heyecandan artık eser yok! Sokaktan geçen dilencilere para vermeye başlıyor genç kız. Sonra akordeoncunun uzattığı şapkaya para koyuyor; kalem, mendil satan ihtiyardan uyduruk bir kalem bile alıyor... Epey sonra genç adam geldiğinde, ona da bir sokak satıcısı hatta bir dilenci gibi davranıyor genç kız. Öyle gülümsüyor ki, bir an genç adamın karşılığında kıza bir paket mendil uzatacağını sanıyorum!
***

Beklemek azar azar ölmektir, derler. Yanlıştır. Beklemek, azar azar dirilmektir. Asıl kavuşmaktır, azar azar ölmek.

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA