5 günlük hava durumu
25 Ağustos 2012, Cumartesi
Sıradanlaşan kötülük ve kadınlar
İletişim
SMS: HASMET yaz boşluk bırak mesajını yaz 4122'ye gönder. (1,60TL) MH:02165317373
BUGÜNKÜ TÜM YAZILARI
NOT DEFTERİ
Sıradanlaşan kötülük ve kadınlar

Sıradanlaşan kötülük ve kadınlar

Yoksul komşuya sabah kahvesine gidip hiç durmadan ve ballandırarak zenginliği anlatan...
Orta halli okullarda, düşe kalka okuyan çocuklarının güzel geleceğinden yine de umudunu kesmeyen annelere sürekli başkalarının çocuklarının seçkin okullarını ve kazandıkları başarıları hatırlatan...
Kadınlar...
Kendi mutsuzluğunu ya ağır ahlakçılık ya da pespaye bir eğlence düşkünlüğüyle örtmeye çalışırken çevresindekilerin hayatını dedikoducu bir bıçakla deşip duran...
El kadar çocuğuna "aşkım...aşkım!" diye seslenen ve prens muamelesi yapan ama başkalarının çocuklarını garip bir kötücüllükle itip kakan...
Kadınlar...
Kendi soyunu sopunu, ailesini, pastasını, çöreğini; hatta diyetini, egzersizini ve kırık dökük bilgilerini pek mühim addedip başka kadınları; özellikle de kendisine benzeyenleri aşağılayıp duran...
Facebook'a, Twitter'a girince o süslü püslü fotoğraflarının yanına en ağır, en zalim nefret cümlelerini yazmaktan çekinmeyen...
Kadınlar...
Evet! Onlardan söz ediyorum.
Orta sınıfın haset, nisbet, rekabet cephesinde bütün enerjileriyle saf tutan kadınlardan...
Ne kadar çoklar!
Hep böyle miydiler? Yoksa popüler kültür ve yeni toplumsal ilişkilerin bir sonucu mu bu manzara?
***

İşin doğrusu şu ki, makro siyaset alanındaki kötülüklere karşı, istenirse, eninde sonunda bir "çare" bulunur.
Ama sıradanlaştırılmış kötülük başka bir beladır! Kötülük, gündelik hayatın kuytularına kadar nüfuz edip kendini tümüyle "görünmez" kıldığında ne adalet duygusu kalır, ne de merhamet!
Haset ve nefret dili bütün cümlelere egemen olduğunda barış, huzur ve iyilik kavramlarının içi boşalıverir!
O yüzden kadınlardan ve onların son zamanlarda gözüme çarpan kimi hallerinden söz ederek yazıya girdim.
Neden mi?
Çünkü biz erkekler kendi aramızdaki iktidar kavgaları; kuyruğu dik tutma zavallılıkları ve kaybetme korkusunun anaforunda çoktan kaybolduk!
Ama kadınlar direniyorlardı.
Umut onlardaydı.
Şimdi...
İyilik ile kötülüğü ayıran kalın çizgi kadınların eliyle bulanıklaşmaya başladıysa eğer, eyvah!

Yazarın tüm yazılarını Facebook ve Google + sayfalarından takip etmek için tıklayın.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Pazar notları: Unuttuğumuz şeyler... (19.08.2012)
Temiz spor kaldı mı? (15.08.2012)
Olimpiyat saçmalıkları... Dopingcileri özleyecek halimiz yok! (10.08.2012)
Böyle ne cömert olabiliriz, ne de cesur! (08.08.2012)
Futbolumuz mu?.. Ben almayayım! (06.08.2012)
Pazar notları: 'Biri her an TV'yi kapatabilir!' (05.08.2012)
Bu nasıl bir mutluluktur ki bu kadar yamuktur! (04.08.2012)
Derya Büyükuncu'yla dalga geçmek! Ne ucuzluk! (03.08.2012)
Hemen, şimdi... Nefret Suçları Yasası! (01.08.2012)
Olimpiyat açılışları... Bir ben mi sevemiyorum? (30.07.2012)
ARŞİV