YAZARA MAİL GÖNDER Yaşam kalitesi yerinde sayıyor

YAZARLAR

Gözünüze çarpmıştır... Ekonomisi ve nüfusu azıcık hareketlenmiş kasabalarda bile kuleler yükselmeye başladı.
Yetmiyormuş gibi, öyle yüksek yerlere inşa ediliyorlar ki on sekiz katlı bina uzaktan bakınca Petronas kulesi gibi gözüküyor.
Tabii mimari şıklık arayışı falan yok!
Toplu konut mimarisi bakımından neredeyse hepsi ucube!
İnsan oralarda neden oturmak ister?
Bütün kasaba ahalisine "tepeden bakmak" için mi? Yoksa aklı sıra bu yolla yaşam kalitesini de yükselteceğini sandığı için mi?


***
Geçen yıl Kuşadası'nda görüp küçük dilimi yutmuştum.
Bir zamanlar "Ege'nin incisi" sayılan fakat bir ara kötü paranın istilasıyla bocalayan ve şimdilerde hızla betonlaşan ilçenin yüksek tepeleri yüksek binalarla dolmuştu.
Herhalde o dairelerde yaşayanların ilgilendiği tek şey müthiş bir deniz manzarasına sahip olmanın ayrıcalığıydı. Oturdukları binaların doğaya, mimari dokuya ve medeni estetiğe yaptığı kötülüğün farkında olduklarını sanmıyorum.

***

Peki ne oluyor? Binalarla birlikte yaşam kalitesi de yükseliyor mu?
Beton yığınlarının modern şehir yaşamına bir katkısı oluyor mu?
Ne gezer!
Örnekse, gazetelerdeki haberi okumuşsunuzdur...
Prof. Ahmet Ercan'ın Kuşadası'nda yaşayan annesi fenalaşmış, ikisi özel, üç hastane dolaşmak zorunda kalmış.
Haydi özelleri geçtik, diyelim ama devlet hastanesinde de müdahale edecek kardiyolog bulunamamış. Aydın'a götürdüklerinde çok geç kalındığı anlaşılmış, hasta hayatını kaybetmiş.
Kuşadası gibi gözde bir yazlık kasabada durum buysa, Anadolu'nun içerilerindeki kasabalarda nasıl, düşünün!

***

İnşaat sektörü ve inşaat teknolojileri çok gelişti. Çürük zemin falan dinlemiyorlar!
Ama yaşam kalitesi daha stratejik bir çalışma ve sağlam bir sosyolojik zemin gerektiriyor.
O noktada hâlâ çuvallıyoruz.
"Emekli olsam da ömrümün kalan kısmını orada geçirsem" hayali kurulan kasabalar bile uzman hekimler için bir türlü çekici olamıyorsa, neden?
Yakaladığımız sağlık çalışanına saldırmayı biliyoruz...
Fakat insan hayatını çok yakından ilgilendiren toplumsal-kamusal sorunları başımız derde girinceye kadar ciddiye almıyoruz.

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.