YAZARA MAİL GÖNDER Demokrat değil, sadece muhalifler!

YAZARLAR

Bugün Türkiye'de siyasetin ana problemi sık sık iddia edildiği gibi muhalefetin "yokluğu" değildir.
Demokratik muhalefetin yokluğudur.
Niye altını çiziyorum?
Çünkü statükonun, içine CHP'yi de katan geniş cepheli anti demokratik muhalefetiyle gerçekten demokratik bir muhalefet inşası arasında uçurum var.
Bizdeki muhalefet bürokratik kumpaslardan medet ummak, parlamento üzerinden sürekli "ara rejim" hesapları yapmak, seçmenine umut yerine endişe aşılayarak yarattığı kaos ortamından prim toplamak ve son tahlilde "darbe"ye oynamaktır.
Siyasal atmosferimiz için bu öyle ciddi bir problem ki...
Hem muhalefet partilerinin sosyolojik zeminlerinin sürekli erozyona uğramasına yol açıyor.
Hem de hükümetin hatalarını, ihmallerini ve tehlikeli kayıtsızlıklarını idrak etmesini sağlayacak yolları kapatıyor.

***

En başta CHP'ye oy verenlerin şunu net olarak anlaması lazım...
Bu partiyi ister "yenile"yin, ister "occupy" edin, ister ulusalcı köklerine geri döndürün...
Siyasi genetiği bakımından bir "devlet partisi" olduğundan demokratik muhalefete mecali yok.
Hatta bunu istemiyor.
Nihayetinde demokrasiye inanmaktan çok demokratik talepleri kontrol altında tutma misyonu öne çıkan bir parti.
Mesela şimdi hatırlıyorum da...
Merkez medya baronlarının bir zamanlar "yenilikçi genel başkan" olacağını düşündüğü Hurşit Güneş'in Mısır'daki darbe sırasında attığı tweet'i okuyunca onun adına ben utanmıştım.
"Mısır'da Mursi'nin başına gelenler acaba kime ders olacak? Tabii Erdoğan'a..."
CHP'nin bir başka milletvekili de, Mısır darbesinden sonra "Darısı Mursi'nin buradaki kardeşlerinin başına" demişti.
Gerçekten demokratik bir muhalefetin vekilleri bu kafada olur mu, bunları dedikten sonra hemşerilerinin yüzüne bakabilirler mi?
Bu arkadaşlar için "demokrasi" ve "halkçılık" vitrindeki manken.
Dükkândan içeri girince "şu halk keyfimizi bozmasa, siyaset ne gıcır olurdu!" diyen memurlarla karşılaşıyorsunuz.
***

Demokratik muhalefetin olmadığı bir ortamda...
Alevilerin devlet katında 80 yıldır ihmal edilen kültürel haklarının kabul edilmesinin sürekli ertelenmesine...
Barış sürecinin ağır yürümesine...
Türkiye'yi darbeci siyaset zemininden uzaklaştıracak yeni bir anayasanın bir türlü yapılamayışına şaşmamak gerekiyor.
Lafı daha uzatmadan aklımdan geçeni söyleyeyim... CHP orada öyle "taş" gibi durdukça demokrasimiz ilerleyemeyecek!

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.