YAZARA MAİL GÖNDER Halk, niye sizi okuyup inansın?

YAZARLAR

Bu ülkede nüfusa oranla gazete okuma oranları çok düşük kalmıştır.
Bizim "beyaz" medyacılarımız bu noktayı kurcalamayı pek sever fakat bir türlü cevap bulamazlar.
Eh, onların sosyoloji dedikleri şey tatile giderken köy kahvesine uğramaktan ibarettir.
Bir de yoksul insanların başına bir felaket geldiğinde köşelerinden veya şimdi olduğu gibi sosyal medyadan üzüntülerini paylaşarak yığınların arasına karıştıklarını düşünürler.
O yüzden, gazete tirajları tartışması her seferinde ülke insanını aşağılama seansına dönüşür.
Bazen bu arkadaşları (ki bazıları duayen tayfasındandır) yakalarından sarsarak haykırmak isterim:
"Nüfus diye sözünü ettiğin halk duygusuz, sersem, kültürsüz bir yığın değil arkadaşım; üstelik öyle çok uzakta da değil, hemen şurada, sokakta. Ama hemen hepsi senin burun kıvırdığın şeylere değer veren; senin anlamadığın konulara hayatında ağırlık tanıyan insanlar... Senin çıkardığın, senin yazdığın, senin promosyonunu yaptığın şeye neden ilgi duysun, güvensin, bağlılık geliştirsin?"

***

Gazete denen şey başlangıçta bütün toplumlarda yönetici sınıf için dizayn edilmiş ve kitleleri dışarda tutmuştur. Eh, halklar da istenmedikleri mecrada pek durmamışlardır.
Batı'da gazete tirajlarının ve medyanın sosyal gücünün artışı orta sınıfların büyüyüp yayılmasıyla birliktedir.
Fakat bu tarihsel çerçeveyi bırakıp yine bizimkilere gelmek istiyorum...
Aslında gayet basit! Ana akım medyanın güncel siyasal duruşuna bakmak bile meseleyi anlamaya yeter.
Düşünün...
Birkaç yıl önce hiçbir özgün fikri ve çizgisi bulunmayan birini kitlelere "Bu sizin Gandiniz!" diyerek sunan gazetelere halk niye inansın da okusun? Bu kadar okur bile fazla!
Daha yakın zamanda Mustafa Sarıgül'ü geleceğin lideri olarak CHP'nin içine enjekte eden bu gazeteler değil miydi? Onlara göre mutlaka kazanacaktı Sarıgül, tartışılacak yanı bile yoktu bunun!
Nerede şimdi o iddia sahipleri? Büyük bir pişkinlikle unutuverdiler iddialarını.
Bugün de aynı gazeteler Ekmeleddin İhsanoğlu'nu "Ekmel Bey" yapmaya çalışıyorlar.
Haberlere, köşelere bakıyorum. Birbirinden tiksinç ve samimiyetsiz "Tanıyınca seveceksiniz" numaraları...
***

Bu gazetelerin ve patronlarının halkı aptal yerine koyma çabasının sonu yok!
Oysa biliyoruz...
Güven duygusunun sosyolojik bir karşılığı ve yeri var. "Hayat tarzı" üzerine endişe yaratmanın da tükeneceği bir nokta gelecek elbet.
Hiç şüpheniz olmasın.
CHP'nin seçmen kitlesi de aldatma operasyonlarına karşı "Yeter artık!" diyerek ayağa kalktığında o gazetelerin etkisi sinek ısırığı kadar bile olmayacak.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.