YAZARA MAİL GÖNDER Umut

YAZARLAR

Birbirimize sık sık umut telkin ederiz.
"Umutsuzluk insana yakışmaz" deriz.
Fakat niye?
Niye buna inanırız, hiç durup düşünmez, umudun kaynağı nedir, diye sorgulamayız.
Umut, bir doğa kanununa bağlansaydı...
Bizi boş boş umuda sürükleyen "ilerleme" denen şey teknik gelişme üzerine inşa edilmiş bir ideoloji değil de, hakikatin ta kendisi olsaydı ya da...
Nasıl rahatlardık!
Fakat yok öyle bir şey.
O yüzden dışarıya belli etmesek de içten içe umutsuzluk anaforlarına kapılırız.
O yüzden modern insanın sevdiği güzel sözlerle yaşadıkları arasında uçurum vardır. Neden o sözlerin taşıdığı öğütler anlamlıdır, bunu anlayamaz ve işin içinden çıkamayız.

***

Henüz yirmi yaşına girmiş bir gençle sohbet ediyorduk geçenlerde.
Yaşına bakmadan, "ne çok hayalim var ama umudum yok" demez mi!
Ardından sosyal, ekonomik, kültürel bir yığın gerekçe sıraladı.
Lafı hızla karşısındakinin sırf cesaret vermek için ona "yanılıyorsun, bunlar aşılamayacak engeller sayılmaz" diyemeyeceği bir yokuşa sürüverdi.
Onun yaşlarındaki halimi düşündüm. Ben de böyle yakınıyordum bazen.
En karanlık zamanlarımda nasıl aydınlıklara çıkıverdiğimi hatırladım.
***

Bir de "nasıl olsa zaman geçecek, her şey daha iyi olacak" diye düşünenler var.
Fena yanılıyorlar.
Bizim irademizi ve eylemimizi dışarıda bırakan bir iyileşme fikri ve her şeyin kendiliğinden iyiye gideceği doğru değil.
Aklıma Anton Çehov'un her piyesinin sonunda yaşlılara yönelttiği hüzünlü bakış geliyor.
Üstat, onların gelecekteki iyileşmeyi göremeyecek olmalarına üzülürmüş.
Ama Çehov'dan sonraki Rusya'yı düşünün...
Her şey daha kötüydü. Dünya savaşı, iç savaş, açlık, devrim, Stalinizm, Gulaglar, vd.
***

Umudun iki temel zemini var.
Birincisi...
Umut, yapıp ettiklerimizin yoldaşıdır.
Mesele piyangodan ikramiye çıkmasını beklemeye benzese, emin olun, amorti bile çıkmaz.
İkincisi ve en önemlisi...
Umut, seküler bir duygu değildir.
Modern insanın anlamak istemediği nokta burası...
İnanmıyor ve inancına teslim olmuyorsan, umudun yoktur. O beklentidir, hayaldir, projedir ama umut değildir.
Dünya hiç umut vermese bile "O'nun rahmetinden umut kesilmez!"
Birbirimize umutla yaklaşmaya gelince...
Hani ne demişler; beşer beşerin kurdu ama insan insanın umududur.
(NOT: Bazen dönüp eski yazılarıma bakıyor, onları gözden geçirip baştan kaleme almayı seviyorum. Bu yazdıklarıma 13 Temmuz 2013'te bu köşede çıkan "Umut, umutsuzluk ve modern insan" başlıklı yazım temel oluşturdu.)

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.