YAZARA MAİL GÖNDER Kolonyalizmin dine müdahalesi ve uluslaşma!

YAZARLAR

"Eşyanın tabiatı"na ait bir hikâyeymiş gibi anlatılır...
Emperyal çağ ve kolonyalizm biter, uluslar başlar.
Ama şu sorular katiyen sorulmaz: Yoksa "ulus" dediğimiz şey kolonyalizmin ürünü müdür?
Ulus, sömürgeciliğe bir başkaldırı mıdır, yoksa insanlığın bir başka tarihsel yenilgisi midir? Burası karıştırılır, bulandırılır, sloganlaştırılır.
Batı'da da, bizde de, post-kolonyal toplumlarda da aşağı yukarı böyledir; bunlar "yasak sorular"dır.

***
Geçen gün genç bir arkadaşım "içimizdeki kolonyal zihniyet" üzerine yazılarıma devam edip etmeyeceğimi sordu.
Cevabım net: Aklım erdikçe o konuya döneceğim.
Çünkü Batı'yı bilmeden Batıcı ve reaksiyon olarak da sırf siyasi düzlemde Doğu'yu bilmeden Doğucu aydın tipolojisi başımızdaki en ciddi derttir.
Üşenmeden, usanmadan üzerinde durmak gerek.
Fakat ne yalan söyleyeyim; "günümüz toplumlarında kolonyal etkiler" üzerine yapılmış yeni çalışmaları okurken küçük dilimi yutacak gibi oluyorum.
***
Mesela yukarıda sordum ya...
Uluslaşma dediğimiz şey yoksa kolonyalizmin bir ürünü mü, diye...
Durum şu: Kolonide önce seçkin bir sınıf yaratılıyor; emeği, sermayesi ve kültürüyle kolonyaliste bağlı "esmer efendi" niteliğinde bir sınıf.
Tabii kolonyalizm dediğimiz sadece bir baskınlık biçimi değil, bir karşılıklı etkileşim.
"Esmer efendi"ler kendi kültürleri içinde kalıcı bir yer edinmek istiyorlar.
Kolonyalisti kovunca kendilerini güçlü kılacak bir yol bulmak istiyorlar.
İlk iş olarak aydınlar tarafından halk "hurafelere inanmak"la suçlanıyor.
Sonra yayın ve "ilahiyat" eğitimi yoluyla halkın inanma biçimlerinden uzaklaşılıp "katı", "yarı seküler" ve "yerli" bir din tesis ediliyor.
Süreç açık: Geleneksel dinden uzaklaşıldıkça uluslaşılıyor!
***
Şimdi içinizden dediniz ki...
Adam bizim yakın tarihimizdeki önce "Türk bir İslam" ve ardından "diyanet dini" çabasını ad vermeden anlatıyor.
Hayır! Fakat benziyor, değil mi?
Son yıllarda kolonyalizm araştırmacıları "Hinduizm icat edilmiş bir din mi?" sorusunu kurcalıyorlar.
Verdiğim tarihsel akış Hinduizm'in
19. yüzyıldan bugüne kadarki kurgulanışına ait.
Bugün neredeyse faşistleşen Hindu ulusalcılığının Hinduizmi ile halkın Brahman inançlarına baktığınız zaman gördüğünüz farklar da buradan kaynaklanıyor.
İşte böyle...
Dönüp bizim topraklarımızda olup bitene bu açıdan da bakmalı.
Çünkü bedenimiz değil belki ama zihnimiz kolonileştirildi.

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.