Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Geçen gün balkon için yeni sardunya fideleri almaya Hidiv Kasrı parkındaki fidanlığa gittim.
Tabii önce parkta dolaştım.
Rengârenk lalelerle çevriliydi ağaç altları. Hele rengi nar kızılına çalan lalelere bayıldım.
Fakat ne yalan söyleyeyim; geometrisi güçlü, aşırı düzenli bahçe tasarımlarıyla başım pek hoş değildir.
O yüzden beni asıl çeken şey yüksek ağaçların gölgeleriyle bahar güneşinin köşe kapmaca oyunu oldu.
Sonra belediyenin minik fidanlığına döndüm.
Baktım, sardunyalar henüz gelmemiş, beyaz saksı papatyalarıyla kendimi avutmaya karar verdim. Dönüşte yokuş aşağı Kanlıca'ya inerken arka koltuktaki papatyalara bakıp bakıp neşelendim.
Uzun lafın kısası...
Toprak deyip üzerine güzel hayaller kurduğumuz şeyin ille de bir arazi veya büyükçe bir bahçe falan olması gerekmiyor.
Küçücük saksılardaki toprak var ya, o da candır!

***

Şimdi bunları yazdım ya...
Biz "Beyaz Türk" deyince kendini tabii olarak soylu falan sanan bazı medyacılar var hani...
Bu "beyazlığın" aslında "kendilerine sürekli zenciler seçip onları aşağılamaktan" kaynaklandığını bilip anlamak istemeyen...
İlerde yukarıdaki sözlerimi de "sen git sardunya, papatya yaz, siyasete bulaşma!" diye hatırlatabilirler.
Tabii bu tayfanın bir de sardunyayı, papatyayı, domatesi, zeytinyağını, iyi tatları ve bir bütün olarak yaşam sevincini sadece kendine hak görenleri var.
Ara ara bana laf atıyorlar.
"Yıllarca iyi zeytinyağına, pembe domateslere, şevketi bostanlı yemeklere kafayı takmış, Kuzey Ege ve Alaçatı'da yaşamış biri nasıl CHP'yi eleştirebilir; nasıl İslamcı siyasetleri savunabilir?" havasında notlar düşüyorlar.
Bu şapşallardan sosyal medyada da çok var.
Geçmiş yazılarımı da iyi okumamışlar belli ki!
Ama onu da geçtim...
Sanırsınız ki, o coğrafyanın tamamı sanki babalarının malı!
Sanırsınız, güzel tatlar sadece onların bilip anladığı şey! Ki aslına bakarsanız, pek anlamıyor sadece tonla para döküyorlar.
***

Neyse...
Ben bu nefret ve kompleks çıbanlarını bir yana bırakıp güzel şeylere geri döneyim...
Şimdi bana şu önümüzdeki mayıs ayının en güzel gezinti yerleri nereleridir diye sorsanız...
Boğazdan dem vurmam. Trafiği öldürücü, kalabalığı yıpratıcı.
Kilometrelerce yol gidip bir tatil günü kahvaltısının ardından yorgun argın eve dönmenizi de tavsiye edecek değilim.
Cevabım açık...
Fidanlıklara gidin. Bir şey almasanız da, orada uzun uzun vakit geçirin.
İçiniz açılsın!

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER