YAZARA MAİL GÖNDER "Hakikat"ten korkan gelişir mi?

YAZARLAR

Hali vakti yerinde, estetiğe ve etiketlere pek önem veren, orta yaşlı ve güzel kadın sabah uyandıktan hemen sonra aynaya bakarken kaşlarını çatıyor. Sonra şöyle mırıldanıyor.
"Galiba tek kurtuluşum var; birkaç yıl sonra alzheimer hastası olmak. Böylece hatıralarım silinecek, yaşlandığımı, çirkinleştiğimi, zenginliğimin beş para etmediğini bilemeyeceğim."
Önemsiz bir filmin anlamlı bir sahnesiydi bu.
Sahneyi izlerken ürperdim.
Sonra içimden "hep böyle değil midir?" diye geçirdim...
İnsan "selamet"ten çok uzaklaştığını fark ettiğinde umutsuzluğa kapılır ve artık tek çarenin zihninin "silinmesi" olduğunu düşünür.

***

Popüler kültür tarafından sürekli cilalanan bazı tuhaf "kişisel gelişim" guruları; zenginlik ve ilişki uzmanları(!), nevzuhur psikoterapistler de aynı işlevi görüyorlar.
Tuzu kuru sosyal kesimden insanların veya onlar gibi yaşamaya heveslenenlerin hayal kırıklıklarını ve gelecek kaygılarını gidermek üzere zihinlerini boşaltıyorlar.
İçine baş döndürücü birkaç aforizma yerleştirilmiş bomboş zihinler muazzam bir terapi olarak pazarlanıyor.
O kadar ki, kolejlerde "kişisel dönüşüm ve evrenin çekim yasası" kulüpleri kuruluyormuş.
Diyeceksiniz ki, nihayetinde satan memnun, alan memnun!
Tamam da, şu ömrümde bu akımların her çeşidine başvurup oradan oraya savrulan dolu insan tanıdım. Fakat hepsi de an geliyor, yeni hayal kırıklıklarıyla sızlanıyordu.
***

Bu türden modalar motoru takılmamış asansörleri andırıyorlar.
İçine giriyorsunuz, kapılar kapanıyor, düğmelere basılıyor ve hiçbir yere çıkmıyorsunuz.
Yukarılar yok!
Zorlayıp kapıları açtığınızda bir bakıyorsunuz ki, asansöre girdiğiniz yerdesiniz; zemin katta.
Mesele şu...
Hikmet geleneğinden cımbızlanarak kopartılmış sözler ve kavramlar başımızı döndürüyor olabilir.
Ama bir düşünün, hedefiniz ne?
İçinde debelendiğimiz hırs, haset, kaygı dolu dünyaya tutkuyla bağlanmak...
Beş para etmez başarılar için çabalamak...
Eh, nasıl sonu hayal kırıklığıyla gelmesin!
Çünkü bütün o hikmetli sözler ve yollar dünya hayatına tutkuyla bağlanmak için değil, burada oyalanıp öteki dünyaya hazırlanmak içindi.
***

Uzun konu...
Yıllardır yazıyorum.
Yok, ille de "o kadar hırpalamayın, kişisel gelişim akımları kendi çapında faydalıdır" deyip yola düşenlere de şunu söyleyeyim.
Hem "hiç feragat etmeyeceğim, hep kazanacağım" diyorsanız ve ilk başta hayatınızı değiştirmeyi göze alamıyorsanız, boş verin!
İnsan öyle gelişmiyor, hatta bazen daha çiğleşiyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.