Türkiye'nin en iyi haber sitesi

İnsan kızmak istiyor. Yuh çekmek, öfkeyle söylenmek geliyor içinden.
Ama hepsi kısa bir an sürüyor.
Çünkü saçmalamanın bu boyutu, düşmenin bu kadar sefili, ne dediğini bilmemenin böylesi insanda ancak acıma hissi uyandırıyor.
Hem saçmalayana acıyorsunuz, hem de ne günlere kaldık diye derinden bir burukluk yaşıyorsunuz.
Olay şu...
Solcu (olduğunu düşünen) bir şair, Aydınlık gazetesi yazarı Hüseyin Haydar sınırımızda düşürülen Su-24 tipi Rus uçağından kalkarak "Büyük Rus Milletinden Özür" başlıklı bir şiir yazmış.
Tabii Rus haber ajansı Sputnik bu fırsatı kaçırır mı hiç! Derhal şiiri ve "terörizmle mücadele eden Rus pilotlar Türkiye'nin yararına iş yapıyorlardı" diyen şairle yaptıkları röportajı dünyaya duyurmuş.

***

Şiiri okurken şaşkınlıktan küçük dilinizi yutuyorsunuz.
Çünkü Sovyetler hiç yıkılmamış, kesintisiz sürüyormuş gibi yazılmış.
Belki de onca sosyalizm lafazanlığının ardında günümüz Türk solcusunun asıl hayranlık duyduğu şey düpedüz Ruslarmış.
Şöyle diyor şiir...
"Bağışlasın beni, Yüce Lenin'in ülkesi/ Suçlu benim, gözümün önünde vuruldu kardeşlik/ Durdurabilirdim mutlak, durduramadım."
Yok! Şaka değil!
Hatta şiirin son kıtası şu: "Suçumu itiraf ediyorum, yüzümü güneşe dönerek/ Ülkemi kör karanlıktan kurtaramamışım demek/ Özür diliyorum büyük Rus milletinden/ Diz çökerek Olgen Peşkov'un annesinin önünde."
Olgen Peşkov düşen uçağın pilotu.
Şair şöyle açıklamış: "Emperyalist cihatçılarca şehit edilen kahraman pilot."
Kafanız iyice karıştı değil mi?
Bu uçak "Rusya'nın ruhunu kemirip tüketen Lenin"e küfürler yağdıran Putin'in genelkurmayına bağlı uçmuyor muydu, diye hiç sormayın.
Çünkü akla dair hiçbir şey yok bu olup bitende.
Çünkü sol bitmiş, bitirilmiş bu ülkede!
Daha "kullanışlı" hale nasıl getiririz diye bütün solcu zihinleri pas pas gibi çiğneyip geçmişler.
***

Ama bakın, şu "büyük Rus milleti" tanımlaması üzerinde durmaya değer.
Hepimiz biliriz, bu lafı yazan ve onaylayanlar mesela "büyük Türk milleti" dendiğini duyduklarında, hop oturup hop kalkar, söyleyeni şovenlikle suçlarlar.
Kaldı ki...
Sadece devrimcisi (!) falan değil, ulusalcısı, laikperesti, beyazı, etnik milliyetçisi, hepsi bu kafadadır.
Neden peki?
Çünkü neo- kolonyalizm sadece sağ siyasetleri kullanmıyor; zihinler üzerindeki en yıkıcı ve sersemletici etkisini sol/ seküler siyaset üzerinden gerçekleştiriyor.
Kültürel zemin böyle çoraklaştırılıyor.
Geriye kala kala "büyük eziklik" kalıyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER