Türkiye'nin en iyi haber sitesi
BAŞYAZI MEHMET BARLAS

Ecevit konuştukça gündem hareketleniyor

Bülent Ecevit olmasa, tartışma konusu sıkıntısı çekeceğimiz açıktır. Eski Başbakan'ın " Vahdettin hain değildir " sözünü günlerce hepimiz tartıştık.
Şimdi de " Amerika' nın Öcalan' ı niye teslim ettiğini hâlâ anlayabilmiş değilim " sözünün tartışılmasına geçildi.
Ecevit'in cevabını veremediği soruya emekli orgeneral Aytaç Yalman, Cumhuriyet'te yayınlanan yorumuyla şu cevabı getirdi:
- Öcalan'ın yakalanmasıyla Barzani ve Talabani' ye ciddi bir alternatif olma ihtimali ortadan kaldırılmış ve bölgedeki gücünün pasifize edilmesiyle Kürt liderlere siyasi, askeri alanlarda geniş bir manevra sahası sağlanmış, daha rahat hareket edebilmişler ve Amerika' ya kendilerini daha bağımlı hissetmeye başlamışlardır.
Emekli orgeneralin bu yorumuna doğal olarak karşı yorumlar hemen geldi. Eski Dışişleri Bakanı ve emekli büyükelçi İlter Türkmen, Hürriyet'teki köşesinden şunları söyledi:
- Varsayalım ki ABD, Öcalan' ı Türkiye' nin PKK terörüne karşı mücadelesini desteklemek için yakalamadı, asıl amacı gerçekten de Barzani ve Talabani' ye ciddi bir alternatifi ortadan kaldırmaktı. Yine de Öcalan' ın saf dışı edilmesi, Türkiye' nin çıkarlarına daha uygun değil miydi? Öcalan' ın nüfuzunu Kuzey Irak' a yayması, Türkiye için daha iyi olurdu? Suriye' deyken bize bu kadar zarar veren Öcalan' ın Kuzey Irak' ta bütün Kürtlerin lideri konumuna geçmesi temenni edilebilir miydi? Eğer hakikaten ABD, Orgeneral Yalman' ın belirttiği art niyetle hareket etmişse Türkiye' ye çifte iyilik yaptığına hükmetmek gerekir!
Yeni Şafak'taki köşesinden de Taha Kıvanç emekli orgenerale yaşanan somut gelişmeleri hatırlattı:
- Öcalan'ın Kenya'da derdest edilip Türkiye'ye getirildiği Şubat 1999 boyutu var. CIA'nın Ankara'daki temsilcisi 4 Şubat 1999'da muhatabı olan MİT müsteşarı Şenkal Atasagun'a, " Apo' yu size teslime hazırız " diyor... Şart, Öcalan'ın Türkiye'ye sağsalim getirilmesi, adil yargılanması ve idam edilmemesi...
- Teklifin yapıldığı günün gecesi, bayağı geç bir saatte (kaynaklar "23.10'da" diyor), Çankaya Köşkü'nde, Cumhurbaşkanı Demirel, Başbakan Bülent Ecevit, Genelkurmay Başkanı Org. Kıvrıkoğlu, MİT Müsteşarı Atasagun bir araya geliyor. Oradan, " Tamam, alalım " kararı çıkıyor. Teslim edilme işlemine, Genelkurmay İstihbarat Dairesi'nin başındaki Org. Fevzi Türkeri de katılıyor...
- Demirel, Yılmaz, Kıvrıkoğlu, Ateş'e ek olarak, Ecevit, Atasagun ve Türkeri... Devletin bir dönem bütün üst düzeyi yani... Yalnız Eylül 1998'de Suriye'yi sıkıştırarak Öcalan'ı saklandığı yerden çıkartan devletimiz değil, Öcalan'ın Türkiye'ye teslimini kararlaştıran da bütün organlarıyla devletimiz... Org. Yalman'ın Sevr ile arasında irtibat kurduğu süreç bir ' devlet operasyonu' sizin anlayacağınız...
Görüldüğü gibi Ecevit'in gündeme getirdiği tartışma konuları yakın tarihin yeniden hatırlanmasını da sağlıyor. Sayın Ecevit bundan sonra da şu soruları seslendirip, tarihimize yeni ışıklar tutulmasını sağlasa, yararlı olmaz mı?
- 1974'te Ecevit'in CHP'si Erbakan'ın Milli Selamet'i ile koalisyon kurarken, bu bir " Tarihi yanılgı " mıydı, yoksa " Tarihi yanılgının düzeltilmesi " miydi?
- 1974 tarihinde Kıbrıs'a müdahale etmemizin gerekçesi, soydaşlarımızın yanında Enosis'çi darbeyle yok edilen Kıbrıs Cumhuriyeti'ni ve devrilen Kıbrıs Cumhurbaşkanı Makarios'u da kurtarmak değil miydi?
- Kıbrıs Müdahalesi ertesinde bütün şartlar müsaitken, kalıcı ve adil uluslararası siyasi çözüm aramak yerine erken seçim isteyip Kıbrıs'ı bugüne kadar " Çözümsüz sorun " biçiminde taşımak, bir Amerikan oyunu muydu?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA